BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Onu yerime halîfe bıraktım”

“Onu yerime halîfe bıraktım”

Mevlâna Hâlid hazretlerinin talebelerinden Şeyh İsmâil Enerânî vebâya yakalanmıştı. Abdullah-ı Herâtî’ye haber gönderip, hemen gelmesini istedi!..



Mevlâna Hâlid hazretlerinin talebelerinden Şeyh İsmâil Enerânî vebâya yakalanmıştı. Abdullah-ı Herâtî’ye haber gönderip, hemen gelmesini istedi!.. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri, on sekizinci yüzyılın sonu ve on dokuzuncu yüzyılın başında Irak ve Şam’da yetişmiş büyük velîlerdendir. “Silsile-i aliyye” adı verilen âlimler ve velîler zincirinin yirmi dokuzuncusudur. Asrının müceddidi idi... TALEBESİ TAUNA TUTULMUŞTU... “Bağdâdî” nisbesiyle meşhûr olan bu mübarek zatın babası hazret-i Osman’ın, annesi ise hazret-i Ali’nin soyundandır. Mevlânâ Hâlid hazretleri 1778 (H.1192) senesinde Bağdât’ın kuzeyindeki Şehrezûr kasabasında doğdu. 1826 (H.1242) senesinde Şam’da vefât etti... Vefât ettiği zaman Abdullah-ı Herâtî Süleymâniye’de idi. Mevlâna Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin hilâfet verdiği önde gelen talebelerinden Şeyh İsmâil Enerânî de tâuna yâni salgın vebâ hastalığına tutulmuştu. Hasta halinde, Süleymâniye’de bulunan Abdullah-ı Herâtî’ye haber gönderip, Şam’a gelmesini ve şâhitler huzûrunda, kendi yerine onu halîfe bırakacağını bildirdi. Sonra da şâhitlerin tâuna yakalanmasından korktu. Bu hususta Abdullah Herâtî’ye bir ferman veya icâzet yazılmasını istedi. Arzuladığı icâzete şunları yazdırdı: “HERKES ONA İTAAT EDECEKTİR” “Bismillâhirrahmânirrahîm... Âlemlerin Rabbi olan Allahü teâlâya hamd olsun. Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâma, O’nun ehline ve Eshâbının hepsine salât ve selâm olsun. Şimdi... Ben yerime, irşâd ve insanlara İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlatmak makamına, sâlih, mücâhid, felâh, kurtuluş bulan, bu zamânın dervişi, ihsan makâmına yükselen, en güzel şekilde evliyâ yolunu izleyen yardımcı efendimiz Şeyh Abdullah Hirevî (Herâtî)’yi oturttum. Onu yerime halîfe bıraktım. Tıpkı, şeyhim, üstâdım, dayanağım, sığınağım, bu varlıkların kutbu Mevlânâ Hâlid Nakşibendî Müceddidî’nin beni kendi yerine bıraktığı gibi onu kendi yerime bıraktım. Kendi usûlüne göre emirler verecek, yasaklar koyacak, diğer halîfe ve müridler ona itâat edeceklerdir. Her kim ona aykırı davranırsa, o bizim yolumuzdan çıkarılmıştır...” Abdullah-ı Herâtî Süleymaniye’den döndükten sonra yazılı olan icâzeti şifâhen söyledi. Altına da İsmâil Enerânî Hâlidî imzâsını attı. Mevlânâ Hâlid hazretlerinin zamânından kalma kim varsa hepsi bu hilâfeti kabûl ettiler...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT