BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > MGK’da sorumluluk paylaşmak

MGK’da sorumluluk paylaşmak

Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ana muhalefet liderinin de Milli Güvenlik Kurulu’nda yer almasının isabetli olacağına dair bir görüş ortaya koydular.



Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ana muhalefet liderinin de Milli Güvenlik Kurulu’nda yer almasının isabetli olacağına dair bir görüş ortaya koydular. Devlet hayatına dair mühim bir fikirdir. Bu fikrin geliştirilmesi gerekir. Neden bugüne kadar düşünmediğimiz hayrete şayandır. Devleti, hükümet idare eder. Hükümetin seçeneği muhalefettir. İktidar ve muhalefet demokrasinin olmazsa olmaz iki unsurudur. İktidar, diktatörlüklerde bile varken muhalefet yalnızca demokratik yönetimlerde mevcuttur. Çok karıştırılan şu tarifi bir kere daha yapmakta fayda var: Cumhuriyet, devlet etmede tercih edilen model, demokrasi hükümet etmede tercih edilen modeldir. Hükümdarlıklardaki demokrasiye taçlı demokrasi denir. Bu tarzda da seçimler olur. İngiltere, İspanya, Hollanda İsveç başta olmak üzere Avrupa’nın yarısı bu rejimdedir. Bizde 1876’dan 1923’e kadar taçlı demokrasi vardır. Mer’i bir anayasa ve anayasal kurumlar mevzubahistir. 1923-1945 Arasında Cumhuriyet rejimi yürürlükte olmasına mukabil demokrasi yoktur. Çankaya’nın talimatıyla iki parti denemesi yapılmış fakat tehlikeli bulunarak bertaraf edilmiştir. İzmir Suikastı araştırılmaya muhtaçtır. Türkiye’ye demokrasinin gelmesi 1945 yılında Amerikan dayatmasıyla olmuştur. Yeni bir dönem başlamıştır. Adolf Hitler, II. Dünya Harbini ve hayatını kaybetmiştir. Bizdeki İsmet İnönü dahil Hitler modeli bıyıklılar her ne kadar harbe girmemişlerse de milleti harpten perişan şartlarda süründürmüşlerdir. Tam bir dikta ve tam bir tek parti oligarşisinin demir pençesi vardır. Birilerinin meselenin bu şekil tarafını araştırması lazım. Enver Paşa başta olmak üzere İttihad u Terakki zevatı Alman İmparatoru II. Wilhelm bıyıklıdır. Devrin Türk idarecisi, uçları yukarı doğru sivriltilmiş Alman bıyığında sihir aramıştır. 1918-1923 arası Azeri/Kafkas kalpak ve bıyığı revaçtadır.. 1923-1940 dönemindeyse bıyık kesme bir ilericilik alametidir. Çörçil bıyıksızdır. Kemal Atatürk bıyıksızdır, Celal Bayar bıyıksızdır. Çok partili hayata geçtiğimiz 1945’ten bu yana demokratik hayat mevcuttur. Eksiktir, aksaktır, sık inkıtalara uğramıştır, fakat vardır. Şu var ki dışarıdan bir dayatmayla gelmesi elit zümrece hiç hazmedilmemiş, “Hasolar-Memolar” iktidarı 1960, 1971, 1980 Askerî ve 28 Şubat 1997 dolaylı askerî darbesiyle hep devrilmiştir. 1983’ten sonra silahlı darbe yoktur. Fakat 28 Şubat bir post modern sızma harekâtıdır. Şimdilerde Ergenekonculara darbe indirilmektedir. Bu da sivil darbedir. Bundan böyle klasik darbeler devrinin bittiği konusu ortak görüştür. Geldiğimiz nokta yeniden şekillenmeler sürecidir. 2023’e ve 2071’e hazırlıktır. İçte ve dışta yeniden şekillenmeler yaşanıyor. Yapılanlar başlangıçtır. Çok daha büyük ve esaslı şekillenmeler olacaktır. Bu itibarla iktidarla muhalefetin ortak paydalarda buluşması gerekir. Soğuk savaş dönemi iktidar-muhalefet didişmeleri bugün geçerli olamaz. Sorumluluk paylaşılırsa huylar güzelleşir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT