BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL BELGRAD’DAN UYARDI: EFENDİCE GELİP EVLERİNE GİTSİNLER

CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL BELGRAD’DAN UYARDI: EFENDİCE GELİP EVLERİNE GİTSİNLER

Gül, bir grup PKK’lının dönüşü sırasında Habur’da yaşananların tahrik amaçlı ithal bir manzara olduğunu belirterek, “O zaman insanın aklına ‘acaba bu ölçüsüz davranışlar, bu işlerin hallolmasını istemeyenlerin bir tezgâhı mıydı’ sorusu geliyor” dedi.



NUH ALBAYRAK BELGRAD’DAN BİLDİRİYOR NORMALLEŞMENİN ŞARTI: SİLAH BIRAKMA Genel Yayın Müdürümüz Nuh Albayrak’ın da aralarında bulunduğu gazetecilere ‘Demokratik Açılım’ı değerlendiren Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Dağdaki insan silahını bırakacak ki normalleşme olsun” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Habur Sınır Kapısı’nda PKK’lıların teslim olması sırasında yaşanan görüntülerin provokasyon amaçlı olduğunu söyledi. Gül, Belgrad ziyareti sırasında Demokratik Açılım çalışmalarını ve Habur’da PKK’lıların teslim olması sırasında yaşanan olayları değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Gül, “Habur’da gördüğümüz manzaralar, Türkiye kültürünün bir parçası değil. Türkiye’nin doğusunu batısını Diyarbakır’ı neresini alırsanız alın. Yok öyle bir Türkiye resmi. Yok bunlar. Bunlar aşırı ve tahrik edici. İthal. Dışarının kültürü. Açık söyleyeyim Türkiye’de böyle bir manzara yok. Doğuya da benzemiyor batıya da. Onun için herkesi rahatsız etti. O zaman insanın aklına şu geliyor. Bu işler hallolmasın arzusu içinde olanların ölçüsüzlüğü. Bundan herkes ders alacaktır” dedi. Cumhurbaşkanı Gül’ün sorularımıza verdiği cevaplar şöyle: HEDEF TERÖRÜ BİTİRMEK * Habur’daki olaylardan sonra açılıma mola mı verildi? Türkiye’de yapılan bütün şey nedir? Türkiye’de terörü bitirmeye dönük çalışmalardır. Terörle mücadele sadece silahla olmuyor. Bunu herkes biliyor, silahlı mücadele yapan komutanlar da biliyor. Terörle mücadelenin bütün yöntemleri aynı anda uygulanmalı. Bugünkü dünya konjonktürü çok büyük fırsat veriyor. Her zaman böyle olmayabilir. İki sene önce böyle değildi. 3 sene önce böyle konuşamazdım. 3 sene önce bölgenin bütün şartları lehimize olmuyordu. Daha ileri gittiğimizde dostlarımız müttefiklerimiz de yeri geldi kullandılar. Yoksa bir terör örgütü kendi kaynağı ile mi büyüdü, bu kadar mesele oldu. * Bu projeden vazgeçmek gibi bir durum söz konusu mu? Bakılır her şeye. * Suriye’de tarihi fırsat mesajı vermiştiniz. O noktadan sonra nerede bulunuyoruz? Bu sene bu işlerin bitmesi lazım. Açık söylüyorum, yani bu terör işinin bitmesi lazım. Herkes efendice gelir ailesine kavuşur. Şu günkü hukukumuz buna fırsat veriyor. Gelir ailesine kavuşur. Dağdaki insan silahı bırakacak ki normalleşme olsun. ÖNEMLİ OLAN NETİCE ALMAK * Terörist grupların ne yapacağını bilmediği için DTP’ye mahkum olduğu söyleniyor. Bu aysbergin bir altı bir de üstü var. Bunlar kendiliğinden olacak işler mi? Aysbergin altında elbetteki çok büyük çalışmalar var. Silahını bırakıp gelip evine, anasına babasına dönecek, normal hayata geçecek. Şu anki kanunlar buna müsaade ediyor. Bu süreçte bizim için önemli olan netice. Hepimiz bu kadar yorulmuşuz. Yorulmuşuz derken enerjinin, daha iyi yere gitmesi gerektiği yerde başka yere gittiğini kastediyorum. Yoksa; devlet yorulmaz. Millet de yorulmaz. Ne olacak ben giderim ötekisi gelir aynı yerden devam eder. Genelkurmay Başkanı emekli olur yerine diğeri gelir görevi devam ettirir. Devlette yılmak, yıpranma söz konusu olmaz. Ama daha çok şey söylememiz işleri aksatabilir. * Silahları bırakmadan söz ediyoruz. Silahları bırakıp yeni grupların gelmesi söz konusu mu? Bunların artık orada yaşaması mümkün değil. * Kuzey Irak Kürt yönetimi ile ilişkilerimiz normalleşecek, öyle değil mi? Tabii. Erbil’de konsolosluk açıyoruz. Önümüzdeki hafta Dışişleri Bakanı ile Dış Ticaretten Sorumlu Bakan oraya gidecek. * Yol haritası spekülasyonlara yol açıyor, açacak gibi de görünüyor... Şimdi buradan herkes kendisine bir şey çıkarmak için uğraşır. Herkes kendine bir gerekçe, bir yol arar. Bizim, neticeye bakmamız lazım. * MGK bildirisinde demokratik açılıma destek ifadesi yer almaması, devletin zirvesinde bir mutabakat olup olmadığı tartışmalarına yol açtı... Benim MGK’nın başkanı olarak orada konuşulanları yorumlamam doğru olmaz. Bildiri gayet açık. GÜL’DEN TADİǒİN BARIŞTAN YANA TAVRINA ÖVGÜ Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Belgrad’da Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç ile görüştü. Gül, görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Boris Tadiç’in barıştan, istikrardan, ekonomik kalkınmadan, refahtan yana olan tavrının hem Sırbistan’a hem bölgeye hem de ikili ilişkilere büyük katkıları olacağına inandığını ifade ederek, “Türkiye ile Sırbistan arasındaki ilişkilerin stratejik ilişki noktasına gelmesi tarihi önemi, anlamı olan bir gelişmedir” dedi. Tadiç de Türkiye ile Sırbistan arasındaki tarihi ilişkilerin bölge için çok önemli olduğuna dikkat çekti. Mücadele dört bir koldan yapılmalı Bugün terörün dış desteklerinin her bakımdan kesilmek üzere olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Gül şunları söyledi: “Onun için bunu bitirmek gerekiyor. Yalnız silahla değil bütün metotların devreye girmesi gerekiyor. Bütün mesele şehit ailelerine yenilerinin eklenmemesi. Tabii ki şehit ailelerinin acısı çok büyük. Yani öyle herkes konuşuyor ama ateş düştüğü yeri yakmaya devam ediyor. Şehit ailelerini davet edip konuştum. İnsan onu görüyor. Ağzınızı açıp konuşamazsınız. Bütün çabamız nedir? Yenileri olmasın. Geçen Ramazan’da onlara verdiğim iftarda onlara yaptığım konuşmada inşallah gelecek sene vereceğim yemekte buraya çağıracağım size eklenmiş yeni insanlar olmaz dedim. Yeri gelir bütün millet şehit olur, fedakarlık yapar, o ayrı bir mevzudur. Vaktiyle bu tür fırsatlar yine çıkmıştı. 2003 yılındaki kanun kadük çıktı. Daha iyi çıkacaktı. Komisyonda çok değiştirildi. Sonra çok işe yaramadı. Bu işin kolay ve zor tarafı var. Kolay tarafı şu. Biz hep aynı tarihin süzgecinden geçmişiz. Ayrımız gayrımız yok. Sıkıntılar da beraber yaşanmış, sevinçler de. Türkiye’nin demokratik standartlarının düşük olduğu dönemlerde yaşanan bazı sıkıntılar varsa da, bu sadece bir bölgeyle ilgili değil ki bütün vatandaşlar bundan sıkıntı çekmiş. Onun için uluslararası şartlar, her şey bugün artık bu işin bitmesi yönünde. Teröre ne bu bölgede ne de dünyada yer yok artık. Onun için bütün imkanları, bütün yolları aynı anda seferber etmek lazım. Yapılan şey bu. Hepsi aynı anda seferber edilecek. Tabii ki bunlar kolay işler değildir. Ama bu işler ne kadar çok uzarsa o kadar da sıkıntılı hale geliyor. O yüzden bu demek değildir ki yanlış işler olursa yanlışlara göz yumulacak. ‘Sırbistan’la ilişkilerimiz mükemmel’ BELGRAD (A.A) Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye ve Sırbistan arasındaki ilişkilerin en mükemmel şekilde devam ettiğin belirterek, iş adamlarına yatırım yapmaları çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Gül ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç ile Hyatt Regency Otel’de düzenlenen Türk-Sırp İş Konseyi toplantısına katılarak, iş adamlarına hitap etti. Cumhurbaşkanı Gül, konuşmasında iki ülke ilişkilerinin geldiği stratejik ortaklık noktasının tarihi önemi olduğunu belirterek, Tadiç’in Türkiye ile Sırbistan arasındaki ilişkilerin gelişmesine yaptığı katkıya teşekkür etti. İkili siyasi ilişkilerin en mükemmel şekilde gelişmekte olduğunu vurgulayan Gül, yakın iş birliğinin Balkanlar’daki istikrar ve huzuru artıracağını söyledi. Gül, “İş adamları bu ülkenin değerini iyi kavrasınlar. Bu ülkenin geleceği çok daha parlak olacaktır” diye konuştu. Sırbistan Cumhurbaşkanı Tadiç de Türkiye’nin Sırbistan’ı Avrupa’daki çıkarları açısından gerçek bir stratejik ortak olarak göreceğine olan inancını dile getirdi. Türk iş adamları için ülkede bir çok fırsat olduğunu anlatan Tadiç, Türk iş adamlarını Sırbistan’da, Sırp iş adamlarını da Türkiye’de yatırım yapmaya davet etti. Cumhurbaşkanı Gül, Sırbistan Meclis Başkanı Slavica Dukic-Dejanovic ile de bir araya geldi. Gül: İş birliğimiz Balkanlar’a yarar Cumhurbaşkanı Gül, Belgrad’da konakladığı Hyatt Regency Otel’de, ziyaretini izleyen Türk basın mensuplarıyla sohbet etti. Türkiye ile Sırbistan’ın siyasi iş birliğinin tarihi bir öneme haiz olduğunu vurgulayan Gül, iki ülkenin iş birliğinin bütün Balkanlarda istikrar, güvenlik ve huzuru etkilediğini söyledi. İki ülke arasındaki ilişkilerin bu noktaya gelmesini “tarihi” olarak niteleyen Gül, geçmişteki inişli çıkışlı süreçlerin aksine bugün gelinen noktanın önemine işaret etti. Ekonomik işbirliği için hukuki alt yapının tamamlandığını kaydeden Gül, Sırbistan’da büyük bir potansiyel olduğunu belirtti. Sırbistan ile Rusya arasındaki serbest ticaret anlaşmasını da hatırlatan Gül, buraya yapılacak yatırımların Rus pazarına da hitap edeceğini söyledi. Tarihten gelen ortak yanlara da dikkati çeken Cumhurbaşkanı Gül, Sırpça’da 7 bine yakın Türkçe kelime olduğunu öğrendiğini belirtti. Sancak Bölgesi’ndeki Müslüman Boşnakların iki ülke arasında önemli bir köprü vazifesi gördüğünü de vurgulayan Gül, bölgede TİKA’nın faaliyetlerinin dikkat çektiğini anlattı. Cumhurbaşkanı Gül, 23 yıl sonra ilk defa bir Türk Cumhurbaşkanı’nın Belgrad’ı ziyaret ettiğini hatırlatarak, bunun Balkanlar açısından önemine işaret etti. Görüştüğü tüm yetkililerin Türkiye’ye verilen önemi, hayranlığı ve saygıyı dile getirdiğini anlatan Gül, dostluktan ve tarihi ortak yanlardan bahsedildiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, sohbet toplantısının ardından Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç’in onuruna verdiği akşam yemeğine katıldı. “Hukukun gereği neyse o yapılır” Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Belgrad’da basın mensuplarıyla yaptığı sohbet toplantısında “kamuoyunda irtica belgesi olarak bilinen belgeye ilişkin subayların ifadeye çağrılması yönünde savcılığın bir girişimi olduğu iddialarının bulunduğunun” söylenmesi üzerine, “olağanüstü bir durum değil. hukuk devletinde hukukun gereği neyse o yapılır. Başka bir şey yapılmaz” dedi. (A.A)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT