BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ahiliği Türkiye’ye tanıttık DÜNYA DA TANIYACAK

Ahiliği Türkiye’ye tanıttık DÜNYA DA TANIYACAK

Kırşehir’de nereye baksanız Ahi Evran Hazretlerinin izini görüyorsunuz. Şehrin genç ve çalışkan Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci “Bütün bunlara muhteşem bir külliye de eklenecek” müjdesini veriyor...



Kırşehir’de nereye baksanız Ahi Evran Hazretlerinin izini görüyorsunuz. Şehrin genç ve çalışkan Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci “Bütün bunlara muhteşem bir külliye de eklenecek” müjdesini veriyor... > Ali Eren Kalaycı KIRŞEHİR İHA Kırşehir derli toplu, temiz ve bakımlı bir şehir. Geniş meydanları, akan trafiği, doyurucu yeşili ile dikkat çekiyor. Birbirinden değerli Selçuklu eserleri ziyaretçileri asırlar öncesine götürüyor. Bu tarihî kentimizde Ahi Evran sevgisi dorukta... Daha adımınızı atarken tabelalara takılıyorsunuz... Ahi Karakolu, Ahi Çarşısı, Ahi Eczanesi, Ahi Pidesi... Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci Ahilik kültürünü dünyaya tanıtabilmek için ciddi projeler hazırlıyor. Hemşehrileri onun başaracağına inanıyorlar. Çekirdekten inşaatçı ve çok enerjik. Düşünebiliyor musunuz 34 yaşında daha... Genç Başkan söze “Osmanlının kuruluşuna bakarsanız Horasan erenlerini görürsünüz” diye başlıyor ve devam ediyor; “Yunus Emre, Hacı Bektaş ve Ahi Evran, Anadolu’ya maya çalmış, bu mübarek toprakları bize vatan yapmışlar. İnanın bu gün de onlardan alacağımız feyze çok ihtiyacımız var. Hacı Bektaş-ı Veli hazretleri çiftçilere yönelirken Ahi Evran hazretleri esnafla ilgilenmiş. Hanımı Fatıma Bacı ise kadınları örgütlemiş. Kırşehirlileri maddi ve manevi meziyetlerle donatmış, çalışmaya üretmeye çağırmışlar. Yeri gelince silah kuşanmış, Moğol istilacılarına karşı vatanı savunmuşlar. ALIRKEN, VERİRKEN... Ahi Evran Hazretlerini tanıdıkça hayranlığımız artıyor. O devir Kırşehirlilerinin benimsediği hayat tarzı seyyahlara parmak ısırtıyor. Ferd ferd doruklara yürüyen insanlar... Muhteşem bir manzara... Kırşehir esnafı alırken, verirken hâlâ ahilik kültürüne uyar. Bu köklü mirası diri tutmak için elinden geleni yapar. Çok şükür artık Ahilik Kültürü sınırlarımızı aştı. Son iki yıldır 81 vilayetimizde devlet töreni ile kutlanıyor. Geçen yıl Cumhurbaşkanımız teşrif ettiler, bu yıl Başbakanımız aramıza katıldılar. Şimdi bu zenginliğimizi uluslar arası arenaya taşıma vakti... Ahi Evran Hazretlerini dünyaya tanıtabilmek için öncelikle bir mekana ihtiyacımız var. Zaten büyük bir külliye için çalışmalara başladık. Başbakanımız projenin ardında. İşin mimari ciheti ile Kadir Topbaş beyefendi yakından ilgileniyor.” YENİ NESİL DE MERAKLI Soruyoruz “Peki bu külliyede neler olacak?” -Bilirsiniz, Konya’da Mevlana Hazretlerini ziyaret edenler Mevlevi kültürü ile ilgili bir şeyler görme imkânı buluyorlar. Halbuki bizim elimizde bir cami var, o da Diyanete bağlı ve yatsı namazını müteakip kapanıyor. Planlanan külliye ile Kırşehir’e gelen konuklar dolu dolu ahiliği yaşayacak. Mesela içinde bir kent müzesi olacak. Ahi Evran Hazretlerinin uhdesindeki 32 meslek grubu bilfiil çalışacak. Demirci körük çekecek, keçeci yün dövecek, bakırcı çekiç vuracak. Bu arada unutulan el sanatlarımız da gün yüzüne çıkacak. Bakın Türkiye’de bu değerlere ehemmiyet veren bir nesil geliyor. Soruları ve talepleri ile bizi zorluyor, itici gücümüz oluyorlar. Bu güne kadar işin magazin tarafı önde tutulmuş ama bir de manevi yönü var. GÜNÜMÜZE ÇÖZÜMLER Ahi Evran üretmek, kaliteli üretmek, gelişime açık olmak üzerine çok şey söylemiş. Muazzam bir teşkilat kurmuş, standartlar koymuş. Pazar ekonomisi, tüketici hakları gibi günümüzde çok konuşulan konulara o yıllarda çözümler getirmiş. Teoride kalmamış, uygulamış, cihana göstermiş. Bütün bunların yanında o bir İslam alimi. Eğer hadisenin dini vechesi görmezden gelinirse, ahilikten bir şey anlaşılamaz. Yine Kırşehir’de yaşayan ve Kırşehir’de medfun olan Aşık Paşa Hazretleri çok önemli bir isim. Türk diline çok büyük hizmetleri var. Hasılı böylesi büyükleri yetiştiren bir diyarda Belediye Başkanlığı yapmak kolay değil. Farkındayız, omuzlarımızda ağır ve değerli bir yük var.” KÜLLİYEDEN ÇOK ŞEY BEKLİYORUZ Başkan Yaşar Bahçeci anlatıyor: “Konya’da Mevlana Hazretlerini ziyaret edenler Mevlevi kültürü ile ilgili bir şeyler görme imkânı buluyorlar. Halbuki bizim elimizde bir cami var, o da Yatsı namazını müteakip kapanıyor. Planlanan külliye ile Kırşehir’e gelen konuklar dolu dolu ahiliği yaşayacak. Ahi Evran Hazretlerinin uhdesindeki 32 meslek grubu bilfiil çalışacak. Demirci körük çekecek, keçeci yün dövecek, bakırcı çekiç vuracak.” Mustafa Karagüllü bıkmamış, yorulmamış Ahiliği ısrarla gündeme taşımış. Öyle ki Kırşehir’de adı “Ahi Baba”ya çıkmış. “AHİ BABA” MUSTAFA KARAGÜLLÜ: Avrupalılar bozkır ortasındaki kültürü görünce hayran kaldı Kırşehirde yıllardır Esnaf ve Sanatkarlar Ahilik Vakfı Teşkilatına Başkanlık yapan Mustafa Karagüllü, hayatını Ahi Evran’ı öğrenmeye ve öğretmeye adamış bir gönüllü. Bu uğurda çok çile çekmiş, çok seyahat yapmış, çok kapı çalmış. Konferanslar, sohpetler tertiplemiş, radyolardan, televizyonlardan seslenmiş. Bıkmamış, yorulmamış konuyu ısrarla gündeme taşımış. Öyle ki Kırşehir’de adı “Ahi Baba”ya çıkmış. Sağolsun, bir konferanstan henüz dönmüşken, bizi ağırlıyor. Büyük bir heyecanla 45 yıl evvel konuya nasıl merak saldığını, kendi çabaları ile belgeler bilgiler topladığını, bunları ilim adamları ile paylaştığını anlatıyor. Eğer bu gün Ahi Evran Hazretleri ve Ahilik Kültürü konuşuluyorsa, bunda hatırı sayılır bir payı var. Ahi Baba “Rahmetli Özal devrinde Ankara’ya gitmiştim” diyor ve devam ediyor: İlk defa devlet kapılarını açtı ve bana bu işle hangi bakanlığın ilgilenmesi münasip olur” diye sordular. “Ahilik, Milli Eğitim, Kültür, Sanayii, Sosyal Güvenlik Bakanlığının mevzuları ile mündemiçtir ama yine de sizsiz bilirsiniz” dedim. Kültür Bakanı Mükerrem Taşçıoğlu ile şahsi dostluğumuz vardı, elini taşın altına koydu ve bize büyük hız kattı. Derken Kayseri’de bir çalıştay kuruldu. 15 ayrı profesör, 15 ayrı komisyona başkanlık yaptı. Bana da söz verdiler. “Esnaf bayramlarını fakir Kırşehir esnafına yüklemeyelim, devlet daha müessir ve daha yaygın kutlasın” dedim, “Filhakika devlette ahilik, ahilikte devlet var. Selçuklu’da da böyle, Osmanlı’da da...” SANAT, SANAT, YİNE SANAT... Efendim 1200’lü yıllarda Anadolu Türklüğü cılız, şehirlerde yoklar. Daha ziyade çobanlık yapıyorlar. Ahi Evran onları sanata yönlendiriyor. Çırak, yamak, kalfa yetiştiriyor. Hele usta olmak, ordinaryüs Prof. olmak kadar zor. Adamın papucunu dama atarlar valla. Ahi Evran sanatkarı İslamın ulviyetiyle mecz ederken hanımı Fatıma Bacı da Türkmen kadınlarını eğitiyor, manen techiz ediyor. Türkmen kızları o mürşide hanımdan hammadde nasıl temin edilir, nasıl mamul hale getirilir öğreniyorlar. Bu arada ata biniyor, kılıç kuşanıyor, yurt savunmasında üzerlerine düşeni yapıyorlar. Aksaray’dan bir hanım kızımız mektup yollamış, çocuk daha... Bakın neler yazıyor: “Ben, tarihimi, geçmişimi bilmekle mükellefim. Benim de soluduğum hava, içtiğim su, yediğim ekmek gibi mana değerlerim olmalı. İlkelerim, ülkülerim için çalışmalıyım ve uykularım kaçmalı. Akşamları sofraya oturunca, kendime ‘sen bu gün dinin, devletin, milletin için ne yaptın’ diye soruyorum, ‘Yemeği hakkettim mi acaba?’ Cevap veremezsem lokmalar diziliyor boğazıma...” Tüylerim diken diken oldu, şu şuura bak! Geçen bir Fransız grubu geldi. Heyet içinde ilim adamları çoğunlukta, şehrimizi gezdirdik, Caca Bey Medresesini, Kaleyi filan... Bu arada Ahi Pilavı sunduk, Ahi böreği yedirdik ve Ahiliği dile getirdik. Adamlar nasıl etkilendiler anlatamam. Bunlar, duymadıkları görmedikleri şeyler. Bozkır ortasında engin, evrensel bir kültür, tutulup kalıyorlar. Bu sene ki kutlamalara Başbakanımız da katıldı ve ahiliği anlattılar. Ben belki bin panele katıldım, sayısız tebliğ dinledim. Bu kadar bariz, bu kadar beliğ bir konuşma duymadım. Büyük bir keyif aldım, müstefid oldum açıkça. Demek ki hitabet ayrı bir şey. İş sözle de kalmadı, şu anda Sanayi Bakanlığımız, Ahilik kültürünü dünyaya tanıtabilmek için projeler yapıyor. İnanın heyecandan titriyorum, yıllar evvel bu noktaya geleceğimiz söyleseler inanamazdım. Artık ahilik yurt genelinde kutlanıyor. Bazen hemşehrilerim takılıyor “Baba, baba” diyorlar “sen ahiliği sattın mı? Bu Kırşehir’in bayramı. Kayseri niye kutluyor? Niğde niye kutluyor?” Onlara “kültür satılır mı” diyorum, “kültür yayılır ve paylaşıldıkça artar!” Gönül sohbet ister helva bahane! Ahi Baba anlatıyor: Ben Ahilikle ilgili toplantılara eli boş gitmem, hiç olmazsa yufka ekmeklerini dörde beşe böler, içine çökelek koyar, çörek otu serperim. Misafirlere elimle dağıtır “buyrun ahi dürümü” derim, maksat konu renklensin. Ankara’da bürokratlar yolumu bekler, sorarlar. “Dürüm yok mu dürüm?” “Olmaz olur mu? Tabii ki var!” Çantamda hazırdır sunarım derhal. Büyük bir keyifle yerler. Bir özelliği yok ama o büyük velinin adı geçince tadı artıyor herhal. Yıllar evvel İstanbul’dayız... Rahmetli Süheyl Ünver hoca ahilik üzerine bir konuşma yapacak. Bana “Kırşehir’den biraz helva getirtebilir misin” dedi, “Toplantıda dağıtalım da ağızları tatlana...” Telefonla aradım, tamam dediler, helva otobüsle yollanacak. Ama ne olduysa oldu, çıkmadı arabadan. Eh, “yok” diyecek halim yok, hemen koştum Koska’ya... Böyleyken böyle dedim bana şu vasıflarda bir helva yapabilir misiniz acaba? “Sen hiç merak etme” dediler, “İki saat sonra gel al!” Hakikaten güzel yapmışlar, bir sepete koydum, yetiştirdim toplantıya... Ahi helvası diye dağıtıyorum, “yeyin bakın, kokusu üç ay ağzınızda kalacak!” Süheyl Hocanın hanım asistanları var, etrafımda dolanıyorlar “Muhteşem bir helva! Terkibinde neler var acaba?” “Orası sır!” diyorum “Sormayın!” Yiyenler bayıldılar, bayıldılar, “Ahh ah! İstanbul’da böyle güzel helva olmaz ki” diye yakındılar. Halbuki Koska oracıkta, her gün alıyor, her gün yiyorlar. Bu duayla duygulandılar Bu sene Başbakanımızın Ahi Evran hazretlerini ziyaretleri esnasında İl Müftüsü Nimetullah Arvas Hocaefendi’nin yaptığı dua Kırşehirlileri çok duygulandırdı... Buram buram Ahilik kokuyordu zira: “Allah’a hamd ve Onun sevdiği ve seçtiği, âlemlere rahmet olarak gönderdiği son Peygamber Muhammed Mustafa’ya, aline, eshabına, ehli beytine ve onlara tabi olanlara ve kıyamete kadar tabi olacaklara binlerce salat ve selam olsun” diye başlayan dua şöyle devam ediyor: Ya İlahel Alemin! İki cihanda umduğumuza nail, korktuğumuzdan emin, rızanda daim, yolunda kaim eyle. Cümlemizi darlıktan, bereketsizlikten, aldanmaktan ve aldatmaktan, kul hakkından muhafaza eyle. Gönlümüze zenginlik, gözümüze tokluk ve kanaat ver, hayırda yarışmamızı veren el olmamızı nasip eyle. Esnafımızı, alırken satanı gözeten, satarken alanı gözeten, eksik ölçmeyen, cesur ve güvenilir kimselerden eyle. İsraftan, cimrilikten, azgınlıktan, korkaklıktan, acizlikten, tembellikten, ahlaksızlıktan, haddi aşmaktan sana sığınırız. Milletimizi ve vatanımızı her türlü afet ve musibetten koru, birlik, dirlik ve düzen bahşeyle. İmanımızı söndürtme, ezanımızı dindirtme, bayrağımızı indirtme, vatanımızı böldürtme. Bizi birbirimize düşürmek için uğraşanlara fırsat verme. Ulu camileriyle heybetli, Hacı Bektaşı Veli ve Ahi Evran-ı Velileriyle hikmetli, şehit kanlarıyla şerbetli olan aziz vatanımızı; her türlü tasallut ve taarruzdan, zillet ve hezimetten muhafaza eyle. Neslimizi iyilikte rehber, ahlakta önder, ilim ve bilimde çığır açan, haramdan sakınan, mukaddes değerlerine bağlı münevver kişiler eyle. Pirimiz üstadımız Piri Piran Ahi Evran Hazretlerinin ruhunu şâd eyle. Güzel ahlak ve öğütlerinden ders almayı ve bunlarla amel etmeyi bizlere nasip eyle. Kürre-i arzda bulunan bil cümle mümin ve mümine kardeşlerimizi mağfiret eyle. Amin bi hürmeti seyyidil mür-selin...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 97931
    % 0.86
  • 5.7038
    % -0.51
  • 6.419
    % -0.55
  • 7.1289
    % -0.34
  • 259.504
    % -0.11
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT