BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > CLINTON: Türkiye asrın büyük aktörü

CLINTON: Türkiye asrın büyük aktörü

Clinton Türkiye’nin 21. Yüzyıla damgasını vuracağını belirtirken, Schröder, “Türkiye dünya ekonomisi ve siyasetinde yükselen bir yıldız” dedi



> EKONOMİ SERVİSİ ERKAN BEBEK NOSTALJİSİ 1999 depreminin ardından Kocaeli ziyareti sırasında Clinton’ın burnunu sıkan “Erkan bebek” de “Clinton amcasını” dinlemeye gelmişti. Erkan, konuşmasının ardından Clinton’ın yanına giderek yine burnunu sıktı. Clinton daha sonra özel bir ofiste Erkan ve ailesiyle görüştü. Sinpaş, Erkan’ın okul masraflarını karşılama sözü verdi. Sürdürülebilir Başarı İçin Liderlik konulu Bosphorus Konferansı için Türkiye’ye gelen Amerika Birleşik Devletleri 42. Başkanı Bill Clinton ile Almanya’nın 7. Başbakanı Şansölye Gerhard Schöder, Türkiye’nin 21. Yüzyılın en önemli oyuncusu olduğu fikrinde birleşti. Sinpaş’ın 35. kuruluş yıldönümü sebebiyle düzenlenen ve biletleri 500-1000 dolar arasında satılan konferansa siyaset ve iş dünyası büyük ilgi gösterdi. SCHRÖDER: TÜRKİYE’NİN ÖNEMİ ARTTI Konuşmasını üç ana başlık altında yapan Schröder, ekonomik kriz, iklim değişikliği ve Avrupa Birliği konusunda görüşlerini paylaştı. Ekonomik krizi dünya ekonomisinin bugüne kadar yaşadığı en derin kriz olarak nitelendiren Schröder, “Krizin dünyaya maliyetinin 10.5 trilyon olduğu söyleniyor. Bu rakam kişi başına 1.500 dolarlık kayıp anlamına geliyor” dedi. Ekonomide olumlu sinyallerin gelmeye başladığını söyleyen Schröder, “Hükümetlerin uygulamaya koyduğu ulusal canlandırma paketleri çok önemliydi. Sonbaharda olumlu sinyaller gelmeye başladı. Karamsarlığa kapılmaya gerek yok” dedi. Krizin gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerine verilen önemi artırdığını da vurgulayan Schröder, “Rusya, Brezilya, Çin, Türkiye gibi ülkeler bu kriz döneminde daha fazla önem kazandı, önemleri de artacak. Bu ülkelerdeki sanayiciler de Avrupalı fonlara yatırım yaparak iş birliğini artırmalı” dedi. Türkiye-AB ilişkilerine de değinen Schröder, “Avrupa 1963 yılında Türkiye’ye tam üyelik sözü verdi. Türkiye o tarihten bu yana Avrupa Birliği’ni bekliyor, üzerine düşeni yerine getirmeye çalışıyor. Avrupa Birliği de diğer aday ülkelere sağladığı koşulları Türkiye’ye de sağlamalı. Türkiye, Arap dünyası ve Asya ile olan ilişkilerde Avrupa ülkelerinin yararlanacağı köprü görevini görecek ayrıca Müslüman dünyaya da örnek olacağı için Avrupa’nın güvenliği üzerinde olumlu rol üstlenecek” dedi. Siyaseti bıraktıktan sonra vakıf çalışmalarına ağırlık veren ABD’nin 42. Devlet Başkanı Bill Clinton, konuşmasına Türkiye’ye tekrar gelmekten mutlu olduğunu söyleyerek başladı. ABD Dışişleri Bakanı eşi Hillary Clinton’ın zamanı olsa her ay Türkiye’ye gelmek istediğini belirten Clinton, “Ailece Türkiye’yi çok seviyoruz” dedi. Mali krizin iyi yönetilmediği taktirde tüm dünyayı etkileyecek bir askeri krize dönüşme ihtimalinden söz eden Clinton, “ABD’de başlayan kriz, tüm dünyayı etkisi altına aldı. Kriz bizim ülkemizde başladığı için sizden özür dilemek zorundayım belki de...” şeklinde konuştu. Türkiye’nin büyük bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Clinton, “Siz de 10 yıl sonra Türkiye’yi nerede görmek istiyorsunuz? Bu hedefe ulaşmak için hükümet, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarına hangi görevler düşüyor sorularına yanıt bulmalı ve harekete geçmelisiniz. Türkiye’nin 21. yüzyılın en önemli ülkelerinden biri olacağını başkanlığım döneminde görmüştüm, ülkenizin potansiyelini harekete geçirmelisiniz” dedi. Dünyada 1 milyardan fazla kişinin 1 dolardan daha az parayla yaşadığını, milyonlarca insanın elektrik görmediğini, 100 milyon çocuğun tek bir gün bile olsa okula gidemediğini ifade eden Clinton, “Bu güzel salonda, şık takım elbiselerimizle oturuyoruz, elektrikler gittiğinde ne yapacağımızı şaşırıyoruz ama unutmayın ki Haiti halkının yüzde 85’i henüz elektrikle tanışmadı” dedi. Clinton: Kardak Krizini şaka sandım Konuşmasında Türkiye ve Yunanistan arasında başlayan yakınlaşmanın önemini Kardak Kayalıkları kriziyle anlatan Clinton şunları söyledi: “Belki şimdi güleceksiniz ama o zaman büyük sorun olmuştu. Beyaz Saray’da Rusya Devlet Başkanı ile görüşme yapıyordum, yardımcılarım odaya girip Türkiye ile Yunanistan arasında üzerinde sadece 20 koyunun yaşayabileceği büyüklükteki bir kayalık nedeniyle savaşın eşiğine geldiğini söylediler. Ben önce bunun bir şaka olduğunu düşündüm. Olayın ciddi olduğu konusunda yardımcılarım ısrar edince koşarak odadan çıktım ve Türk Başbakanının telefonuna cevap verdim. Neyse ki küçücük bir kayalık için savaş yapılmaması gerektiğine karar verildi. Aslında başkanlığım döneminde buna benzer çok olay yaşadım.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT