BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Güvenmiyorum Sayın Bakan!

Güvenmiyorum Sayın Bakan!

Öğretmenlik mesleğine manevi dereceler yüklemek çok kolay. Yakışıyor da. Fakat iş yıllar önce sorduğum “Kızınız olsa öğretmene verir misiniz?” gerçeğine dayanınca yelkenler suya düşüyor.



Öğretmenlik mesleğine manevi dereceler yüklemek çok kolay. Yakışıyor da. Fakat iş yıllar önce sorduğum “Kızınız olsa öğretmene verir misiniz?” gerçeğine dayanınca yelkenler suya düşüyor. Çünkü bu ülkenin öğretmenden beklediği, törensel günlere iyi hazırlık, resmî tarihi çocukların beynine “büyük düşünme” kanallarını tıkayacak şekilde sokması, adı olmayan istibdat rejimini sürdürmeye hizmet etmesi... Sayın Nimet Çubukçu, yıllar geçtikçe insan zekâsının ortalama olarak arttığını, ancak eğitim metotlarının bu ilerlemeye ayak uyduramadığını söylüyor. İyi de, zaten zeki ve düşünen bir toplum isteyen kim? Bakın Silivri “Ergenekon” Cezaevine... Orada ferdin hürriyetinden, milli gelirin yükselmesi gerektiğinden filan söz eden var mı? Hepsi, işgal topraklarını kurtarmaya hayatını adamış bir yığın kahraman bozması... İşgal var. Bizatihi bu vatanı kendileri işgal etmiş durumdalar... Sayın Bakan, birbirimizi kandırmayalım. Okuldan çok dershanelere güveniyoruz. Azıcık parası olan soluğu özel kolejlerde alıyor. Kolejler reklam-pazarlama makyajından kurtulunca insafsız ticarethaneler olarak sırıtıyor. Eğitim mi? Eğitimde geleceğin hedefleri mi? Sunumunuz muhteşem ama güvenmiyorum. Bunun sizinle, sizden öncekilerle ve sonra geleceklerle ilgisi yok. Sabahtan akşama kadar televizyonlar aile kavramını parçalamaya, insanları zihnen ve bedenen fahişeleştirmeye devam ediyor. Bu ülkede özgür düşünemezsiniz. Geçmişi sorgulayamazsınız. Gerici yaftası hazırda bekliyor milleti boğmak için. “Allah” demenin yasak olduğu bir iklimin zulmeti parçalı bulutlu tepemizde asılı duruyor. Öğretmemek için tesis edilmiş bir sistemin “Bakan”ısınız. İşe buradan başlamalısınız. Babıali Toplantılarında Nimet Çubukçu’yu ağırladık. Türk basınının seçkin ve “tecrübe” hamalı simaları, Bakan Hanımefendinin zarafetine atıf yapmaktan işe yarar bir soru dillendiremediler. Bir haftadır bunu düşünüyorum. Soru soran muhteremlerin kendileri ve çocukları “eğitim”le ilgili hangi maceralardan geçti acaba, vatandaşın çocukları gibi? Yabancı dil problemini nasıl çözdüler. İlk kez kaç yaşındayken yurt dışına çıktılar? İşiniz zor Sayın Bakan. Size soru sorabilecek muhatabınız bile yok. Bu arada gribal enfeksiyonunuz geçmiştir umarım.
Kapat
KAPAT