BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KAANÛNÎ SULTAN SÜLEYMAN’IN HALA OĞLUNA CEVABI: Vezirlik için daha zamanı değildir

KAANÛNÎ SULTAN SÜLEYMAN’IN HALA OĞLUNA CEVABI: Vezirlik için daha zamanı değildir

Osmanlı’da rütbe almak zor işti. Gerileme asırlarında en alelâde kişilere verilen rütbelerin, 16. yüzyılda, en değerli kişilere bile dikkat, özen ve kısıtlama ile tevcih edildiği görülür. Bunun en güzel örneği de Gazi Balı Paşa’dır...



Malkoçoğullarından Gazi Balı Paşa, ünlü akıncı beylerindendi. Akıncıların hayatı at sırtında geçerdi. Gazi Balı Paşa, 1532 yılında “Cihan Hâkanı” Kaanûnî Sultan Süleyman’a (1495-1520-1566) başvurdu. Rütbesinin yükseltilerek vezir (mareşal) pâyesi verilmesini istedi. Beylerbeyi (orgeneral) rütbesinde idi. Paşa, Devlet’in en yüksek rütbesini istemesinin sebeplerini şöyle açıklıyordu: “18 kale fethettim. Düşmanla (Almanlarla) hangi muharebeye girdimse kazandım. Hiçbirinde yenilmedim. Toplam 60.000 düşman askeri öldürdüm. Bir o kadarını tutsak aldım ki yarısını tersânede çalışmaları için İstanbul’a yolladım. Almanya sınırını koruyorum. Yabancı hükümdarlarla yazışıyorum. Vezir rütbesi bu faaliyetlerimi kolaylaştırır.” Balı (Balî telaffuzu yanlış, fakat daha yaygındır) Paşa, Sultan Süleymân’ın halası (İkinci Bâyezîd’in kızı ve Yavuz’un kız kardeşi) Şehzâde Sultân’ın oğlu idi ki 1520’de İstanbul’da ölmüştür. Balı Paşa’nın hanımı (eşi), teyzesi Ayn-i Şâh Sultân ile Akkoyunlu hükümdarı Sultan-zâde Dâmâd Sultan Ahmed Göde’nin kızı idi. Balı Paşa, baba tarafından da prensti: Babası Malkoçoğlu Dâmâd Gazi Yahyâ Paşa idi, 1506’da ölmüştü. İkinci Bâyezîd’in damadı ve vezîri idi. Onun babası da Varşova’ya girmekle ünlü Malkoçoğlu Büyük Balı Paşa olup hepsi çok ünlü akıncı beyleri idiler. İstanbu’daki saraylarına birkaç yılda bir uğrayabilirler, hayatları Orta Avrupa’da geçerdi. Akıncı denen atlı komando sınıfının başı idiler. Balı Paşa, vezirlik isterken, daha büyük hizmetlerini teeddüben yazmamıştı: 6 yıl önce dayısının oğlu Sultan Süleymân’a Macaristan Fâtihi unvanını kazandıran Mohaç Meydan Muharebesinde, padişahtan sonraki en başarılı komutandı. Bu hizmetini vurgulayamazdı. Zira dayı oğlu “Mohaç’ın şerefini benimle paylaşmak istiyor” dişe düşünebilirdi. Zaten zaferler, kazanan ordunun başkomutanı adına tarihe geçer. Paşa’nın diğer bir büyük hizmeti, büyük servetini Balkanlar’ı bayındırlaştırmak için harcaması idi. Büyük hayır eserleri yaptırmış, ihtiyaç sahiplerine büyük meblağlar bağışlamıştı. Ancak fî-sebîlillâh yapılan bu işleri dünyevî pâyeler için ileri sürmesi, Türk ahlâk ve töresine aykırı idi. Kaanûnî Sultan Süleyman, kuzenine bir hatt-ı hümâyûn gönderdi, şöyle diyordu (hatt-ı hümâyûn’un tam metni: Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi, VIII-1, Mart 1950, s. 227-231): KAANÛNΒNİN HATT-I HÜMÂYÛNU “Berhudâr olasın. İki cihanda yüzün ak, ekmeğim sana helâl olsun. Sen bize bunca hizmet ve iyiliği ettin. Ama daha bir tuğ (3. vezâret tuğu) zamanı değildir... Askere riâyet edesin. İhtiyarlarını baba bilesin. Daha küçüklerini kardeş bilesin. Daha küçüklerini oğul bilesin. Oğullarına merhamet ve şefkat edesin. Kardeşlerine ikrâm eyliyesin. Babalarına tâzîm ve tekrîm eyliyesin. Asker-i İslâm’a müzâyaka (sıkıntı) çektirmeyesin. Ve ol diyârlarda oturan halkın yoksullarını gözliyesin. Fukarâ, Hakk-ı Taâlâ’nın kuludur. Benim hayr-ı duâm ile Hak uğurun açık eyleye. Ve kılıcın keskin eyleye. Ve düşmanlara karşı seni mansûr ve muzaffer eyleye...” Bu hatt-ı hümâyûn (padişahın imzası ile yazılmış en yüksek düzeyde imparatorluk fermânı), bir cihan devletinin hangi mantık ve hangi düzenle kurulduğunu gösteren bir belgedir. Bir hükümdara milletinin Kaanûnî lakabını takabilmesi için, o hükümdarın nasıl davrandığını açıklar. Ferman, gazi oğlu gazi ve üstelik padişah torunu bu prense yazıldığı için, anlamı daha da ağırlık kazanmaktadır. Kıdemli askerlere saygı istemek gibi, girift bir hiyerarşi içinde yaşayan bir devlet için dikkate değer. İstekte bulunduğu kişi, kendisi gibi Fâtih’in torununun oğludur. Hatt-ı Hümâyûn, hâkan duasının bir kişiyi iki cihanda azîz edeceğine inanılan Osmanlı düzeninde, Balı Paşa’ya en büyük iltifatları esirgememekte, fakat vezir (mareşal) rütbesi için “daha zamanı değildir” demektedir. Zira 16. yüzyıl Osmanlısı’nda rütbe almak zor işti. Bu yüzyılda, gerileme asırlarında en alelâde kişilere verilen rütbelerin, en değerli kişilere bile dikkat, özen ve kısıtlama ile tevcih edildiği görülür. Bir müddet sonra Sultan Süleyman, Balı Paşa’ya ve onun ölümünde kardeşi Gazi Mehmed Paşa’ya vezir rütbesi verdi. Zira ikisi de Budin eyaletimizin beylerbeyileri idiler (askerî genel vali). Budin Eyaleti, bugünkü Macaristan’dır. 29 Ağustos 1541’den 2 Eylül 1686’ya kadar, Osmanlı devletinin protokolde Mısır’dan (1517-1914) sonra 2. eyaletidir (İstanbul, protokol üstüdür). 1526’da Macaristan’ı fetheden Sultan Süleymân’ın, eyalete atadığı beylerbeyilerin çok yüksek sınıftan gelmesine dikkat ettiği görülür. Zira burası bir krallık tâcıdır. Sultan-zâde Yahyâ Paşa-zâde Gazi Küçük Balı Paşa, 2. beylerbeyidir. İlk Budin beylerbeyi ise Ramazânoğlu Uzun Süleyman Paşa’dır ki bir Türkmen prensidir. Sultan Süleyman, Bağdâd’ı fethedince ilk beylerbeyi olarak 28 Kasım 1534’te bu uzun Süleyman Paşa’yı atamıştı. Çok güvendiği bir devletlü olduğu açıktır (Ramazânoğulları, 1516’ya kadar Memlûkler’e tâbî Türkmen beyleri olarak Adana’yı yönetmişlerdir’. Sonraki asırlarda, düzen gittikçe bozuldu. Rütbeler, makamlar, nişanlar, rastgele dağıtıldı. İmparatorluk batıncaya kadar sürüp gitti. Cumhuriyet kadrolarının da liyakate göre düzenlendiğini hiçbir tarihçi iddia etmiyor. Yukarıda özetlediğim hatt-ı hümâyûnun sahibi Kaanûnî Sultan Süleyman, Anadolu Fâtihi, Türkiye Devleti’nin kurucusu ve ilk devlet başkanı Selçukoğlu Kutalmışoğlu Sultan Süleyman-Şâh’tan (1074) günümüze (2009) kadar gelen Türkiye devlet başkanlarının en uzun müddet kalanıdır: 46 yıl. Tarihin en örnek devlet başkanlarından biridir. Türk tarihi nice dünyaya hükmeden hükümdarlar görmüştür ama, yalın şekilde Cihan Pâdişâhı (veya Hâkanı) deyince Kaanûnî anlaşılır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102459
    % 0.88
  • 5.6399
    % -0.71
  • 6.3294
    % -0.71
  • 7.0547
    % 0.08
  • 260.991
    % -0.06
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT