BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Enflasyon yeniden gündeme girerken

Enflasyon yeniden gündeme girerken

Ocak ayı enflasyonunun beklentilerin çok üstünde gerçekleşmesi, iş dünyasında yeniden karamsar bir havanın esmesine neden olabilir.



Ocak ayı enflasyonunun beklentilerin çok üstünde gerçekleşmesi, iş dünyasında yeniden karamsar bir havanın esmesine neden olabilir. Ocak 2000 rakamlarına dayanılarak yapılan tahminlere göre gerekli önlemler alınmazsa enflasyonla mücadele konusunda değişen bir şey olmayacak, yıllık toptan eşya fiyatları % 66, tüketici fiyatları da % 70’lik artış gösterecektir. Böylesine olumsuz gelişmelere sebebiyet vermemek için çizilen hedefler doğrultusunda hükümetin iç ve dış koşulları gözönüne alması, yeni bir değerlendirme yaparak daha gerçekçi politikalar izlemesi gerekmektedir. ULUSLARARASI KURULUŞLARA VERİLEN SÖZLER Ocak ayı rakamları birkaç yönden alarm niteliği taşımaktadır. Öncelikle Başbakanımız ve ekonomi teknisyenlerimiz daha geçen haftaki Davos toplantılarında Türk ekonomisindeki taşların yerine oturduğunu belirterek, enflasyonun düşme trendine girdiğini vurgulamışlardı. Bunun da ötesinde heyet üyelerimiz faiz hadlerinin hızla düşmeye başladığını anlatmış, Bankalar Kanunu’nda yapılan değişikliklerle finansal kuruluşların gerçek fonksiyonlarını icra etmeye başladığını açıklamışlardı. Teknisyenlerimiz ayrıca düşen enflasyon dolayısıyla Türkiye’de rekabet koşullarının da değiştiğini, birim maliyetin düşürülebilmesi için Batı’da olduğu gibi bizde de şirket evliliklerinin teşvik edileceğini vurgulamışlardı. Bu doğrultuda özelleştirilecek kuruluşların yanısıra zayıf bünyeli bankalara müşteri aranmış, hatta ünlü finansörler Türkiye’ye davet edilmişti. Türk ekonomisine destek için enflasyonun düşme trendini ön planda tutan IMF ve Dünya Bankası yetkilileri bu koşulu kayıtlara koymayı da ihmal etmemişlerdi. FİYATLAR NEDEN YÜKSELDİ? Enflasyonu indirmeye yönelik ekonomik ve mali politikalar eğer bir bütün içinde ele alınır, toplumun tüm kesimleri tarafında desteklenirse başarılı olabilir. Başka bir deyimle piyasa ekonomisi kuralları gereği her kesimin elini taşın altına koyması beklenecektir. 57’nci hükümet yeni ekonomik politikasını açıklarken, belirli sanayi kuruluşları, holdingler ve işadamları fiyat artışlarını % 25’in altında tutarak hükümete yardımcı olacaklarını belirtmişlerdi. Ancak görünen o kis sanayi ve iş dünyamızdaki büyük bir çoğunluk bu yönde adım atmaktan çekinmiş, eski geleneklerini sürdürmeyi tercih etmiştir. Enflasyonun yeniden ortaya çıkışındaki önemli sebeplerden biri faizden ve dövizden beklediğini bulamayan kesimlerin harcamaya yönelmesine dayanmaktadır. Bu doğrultuda tüketci kredilerindeki artışa ilaveten bazı sanayi kollarının örneğin; plastik, kauçuk ürünlerinin yanısıra, tıbbi malzeme ve kâğıt sanayiinde de % 7’lik, tarım ürünleri gıda ve içeceklerde % 6’lık fiyat artışı önemli rol oynamıştır. Türkiye’de ekonomik politikadan sorumlu olanların hedeflerini ve önceliklerini daha dikkatlice belirlemeleri yararlı olacaktır. Hükümet reel ekonomiye kaynak sağlamak için bankaların birleşmesini sağlayacak, onlara yeni imkânlar getirecek üst kurulu bir an evvel devreye sokmalı, KİT zamlarını denetim altına almalıdır. Ayrıca makro politikalar üzerinde ciddiyetle durulmalı, kiraların yasal yollarla kontrolü gibi suni gündem maddelerinden kaçınılmalıdır. Nitekim kira artışlarında bu yıl % 25’i, gelecek yıl da % 10’u hedefleyen ekonomi kurmaylarımız, daha ilk aşamada önemli şoklarla karşılamışlar, arz-talep eğrileri ve piyasa kuralları doğrultusunda fiyatlar hızla yükselmiştir. Enflasyonun artışında azımsanmayacak bir rol oynayan psikolojik faktörler ihmal edilmemelidir. Bu nedenle uluslararası kuruluşlara verdiğimiz sözleri yerine getirerek Türkiye’ye olan güveni sarsmamalıyız. Aksi halde dış kaynakların kesilmesi ile ileride daha büyük problemlerle karşılaşabiliriz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99504
    % -0.33
  • 5.6395
    % -1.83
  • 6.3845
    % -1.52
  • 7.474
    % -1.46
  • 239.536
    % -1.56
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT