BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Esnaf lokantası candır

Esnaf lokantası candır

Bisiklet turları esnasında yeme içme işleri çok önemlidir. Ya da bizim ekip sağlam yiyicilerden müteşekkil olduğundan böyle biliyoruz.



Bisiklet turları esnasında yeme içme işleri çok önemlidir. Ya da bizim ekip sağlam yiyicilerden müteşekkil olduğundan böyle biliyoruz. Kalmalı gittiğimiz yerlerde güzel sabah kahvaltısı hazırlamak benim işim. Hakan gönüllü yardımcım. Demli çay, beyaz peynir, taze kaşar, söğüş domates ve bal kahvaltının olmazsa olmazlarındandır. Erken kalkılır ve de kahvaltı sonrasına bir keyif çayı daha içerek yola hazırlanmak fırsatı olursa kesiksiz iki saat pedal basılması mümkündür. Bu süre geçince ekipteki gözler bahçeli kahvehane aramaya başlar. Bünyeyi zorlamamak ve ilk fırsatta durup istediği çayı-gazozu vermek gerekir. Özellikle üzerinde asması olan, gölgeli bahçesinde uyduruk da olsa bir havuz barındıran kıraathaneler pek dinlendiricidir. Meraklı yerli amcalar sorularla bunaltsalar da ilgi görmek güzeldir. Ekibin en genci komşu bakkala yollanıp adambaşı birer tane çikolatalı gofret alması sağlanır ise molanız mütemmim hale gelir. Bizim gibi çoğu zaman bir yanına denizi alarak gezen ekipler için yemek saatleri geldiğinde tatil yöresinde kabustur. Buralardaki lokantalar ve pastaneler genellikle yasak savma usulünce çalışırlar. Özellikle fazla büyük olmayan bir yerleşim yeri ise bulacağınız bir Karadeniz pideci, bir lahmacuncu, dürümcü o an için işinizi görebilir ama sonrasında hazmetme sorunları ile boğuşursunuz. Bazen de sindirim sistemini bozup saat başı ekibi durdurup kırlara açılmanız gerekir. “Yok arkadaş ben yörenin lüks deniz ürünleri lokantasında karnımı doyuracağım” derseniz de iki problemle karşılaşırsınız. Birincisi beyaz örtülü mekana sırt çantası, kask, gözlük ve eldiven ile girdiğinizde size Sudan’lı mülteci imişsiniz gibi bakarlar. İkincisi de bunlar yolcu falan demeden sağlam bir hesap dayarlar. Hani bilginiz olsun diye söylüyorum. Geceyi geçireceğiniz yere vardığınızda karnınız açsa yapacağınız en büyük hata, yörenin içkili lokantasına gidip, “Abi ne varsa at bizim için ızgaraya” demek olur. Açlıkla güzel yersiniz ama çok zor bir gece geçirirsiniz. Böyle durumlarda en güzeli kaldığınız pansiyonda çay yapıp, kahvaltılık, bisküvi ve kek ile günün finalini yapmaktır. Misler gibi uyku çeker ve sabaha da dinç kalkarsınız. Parkurunuz büyükçe yerleşim yerlerinden birisinden geçiyorsa öğlen yemeğinizi orada yiyecek şekilde planınızı yapın. Sanayi Sitesi’nde yahut eski çarşısının içinde temiz bir esnaf lokantası mutlaka vardır. Lokantanın önünde dört masa varsa, sandalyeler tahtadansa, buz gibi su eski tip şiş göbekli cam sürahilerde veriliyorsa, yemekler çukur porselen tabaklarda servis ediliyorsa, siz oturur oturmaz koca bir sepet odunda pişmiş taze ekmek ortaya konuyorsa işte o lokanta candır, canandır. Çekin süzme mercimeği, taskebabı, üzerine az pilavı. Sakın ha taskebabının suyunu israf etmeyin; ya ekmek banın ya da pilavınızın üzerine dökün. Bu lezzeti yaşarken de beni hatırlayın. Afiyet olsun!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT