BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ankilozan Spondilit-2

Ankilozan Spondilit-2

Ankilozan spondilit birçok başka isimlerle de anılan romatizmal bir hastalıktır. Genellikle ilk belirti olarak bel ağrısı ve sabahları görülen sertlik vardır.



Ankilozan spondilit birçok başka isimlerle de anılan romatizmal bir hastalıktır. Genellikle ilk belirti olarak bel ağrısı ve sabahları görülen sertlik vardır. Hastalığın karakteri sakroiliak eklemde reaksiyon bulunmasıdır. Sıklıkla bulunan bel ağrısı kasıklara ve bacaklara yayılabilir. Yirmili ve otuzlu yaşların başında ilk belirtilerini vermeye başlar ve erkeklerde daha belirgin bulgular verir. Bir çok araştırma, teşhisin 5 yıl veya daha fazla geciktiğini göstermektedir. Aynı hastalık kadınlarda daha az bulgu verir ve daha hafif gidişlidir. Hastalık daha çok genç erkeklerde belirgin olduğu için spor yapan kişilerde ağrı olduğunda spor yaparken “incinme, zorlanma” veya terledikten sonra “üşütme” diye düşünülebilir ve önemsenmez. Hatta bazı durumlarda belirtiler siyatik ve bel fıtığına çok benzediği için uzun süre bel fıtığı zannedilebilir. Genç bir erkek sporcuda bel, sırt boyun veya topuk ağrısı olursa ankilozan spondilit yönünden mutlaka araştırılmalıdır. Öğretmenler, antrenörler, koçlar, anne ve babalar bu konuda dikkatli ve bilgili olmalıdır. Laboratuvar tahlillerinde herşey normal sınırlarda olabilir. Ancak bu hastalıkta önemli bir kan testi HLA B-27’dir. Bu test ankilozan spondilitli hastaların % 90’ında pozitiftir. Fakat hastalığa özel bir bulgu değildir. Yani hastalığa tam olarak teşhis koyduramaz ancak şüpheli vakalarda yardımcı olur. Ayrıca HLA B-27 pozitif olup tamamen normal olan veya HLA B-27 negatif olup hasta olan kişiler olabilir. Birçok hastada defalarca çekilmiş olan Tomografi veya MR gibi ileri tetkikler hastalık teşhisinde yardımcı olmaz. Teşhis ve takipte basit ve ucuz olan normal radyografiler ve özel açı ile çekilen (Suprapubik) bel filmi kullanılmalıdır. Bu radyografilerin seri olarak çekilip omurgadaki değişikliklerin takibi önemlidir. Ankilozan spondilit belden sırta ve boyuna doğru ilerleme gösterebilir. Hastalığın ilerlemesi yıllar içinde devam ederse omurga hareketleri kısıtlanır. Tüm omurga hareketleri azalırken göğüs kafesi hareketleri de kısıtlanır. Yani nefes alıp verirken göğüs duvarının genişleyebilmesi azalır. Dolayısı ile bu hastaların özellikle sigaradan uzak durması gerekir. Bazı vakalarda diz, omuz ve kalçalar da hastalığa katılabilir. Bazan topuk ağrısı ilk bulgu olabilir. Nedeni kesin bilinmeyen Ankilozan spondilit romatizmal hastalıklar grubuna girer. Bu hastalıkta düzenli takip ve tedavi önemlidir. İlaç tedavisinin yanı sıra yapılması gereken egzersizlerin tedavide önemi büyüktür. Egzersiz omurganın hareketliliğini devam ettirmede, kasların esnekliklerinin ve gücünün korunmasında en önemli yöntemdir. Ayrıca hasta yaşam biçimine de dikkat etmek zorundadır. Mesela bisiklete binmek gibi öne doğru eğilmeyi gerektiren sporlardan kaçınılması gerekir. Genç bir kişide uzun süren bel, sırt, boyun ağrısı varsa ankilozan spondilit düşünülmeli ve gerekli araştırmalar yapılmalıdır. Sağlık Sözlüğü HLA B-27: Genetik olarak taşınan ve her kişide farklı olan doku yapısından bir grup MR (Manyetik Rezonans Görüntüleme): Manyetik bir alan içinde iken dokuların verdiği farklı frekansların görüntü şekline getirilerek yumuşak dokuları en iyi değerlendirme metodu. Sakroiliak eklem: Leğen kemikleri olan sakrum ve ileum arasında hareketsiz olan birleşme yeri. Sağ ve sol olmak üzere 2 sakroiliak eklem vardır. Siyatik: Kalçadan bacak arkasından ayağa kadar inen vücudun en kalın sinirine siyatik sinir denir. Bu sinirin zedelenip belden bacağa kadar yayılan ağrısına da siyatalji veya kısa olarak siyatik denir. Tomografi: Vücut yapılarını kesitler halinde gösteren röntgenlere tomografi denir. Bilgisayarla düzenlenen kesitler daha detaylı görüntü sağlarlar.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT