BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Film seyrediyorum gözlerim kapalı

Film seyrediyorum gözlerim kapalı

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinden oluşan Sesli Betimleme Grubu, diyalogsuz kısımlara sahneleri anlatan metinler yerleştirip, filmi yeniden kurgulayarak görme engellilerin izlemesine imkân sağlıyor.



ENGELSİZ SAYFA Hazırlayan: Fatih Selek Körlere modifiye yapımlar Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinden oluşan Sesli Betimleme Grubu, diyalogsuz kısımlara sahneleri anlatan metinler yerleştirip, filmi yeniden kurgulayarak görme engellilerin izlemesine imkân sağlıyor. Boğaziçi Üniversitesi’nde “Sesli Betimleme Grubu” adıyla bir topluluk oluşturan bir grup öğrenci, sinemayı görme engelliler için ‘engel’ olmaktan çıkardı. Üniversite bünyesindeki Mithat Alam Film Merkezinde faaliyet gösteren ve bugüne kadar çok sayıda filmin sesli tasvirini yapan grup, festivalden festivale koşuyor. Pekiyi görme engellilerin film izlemesine (daha doğrusu dinlemesine) imkan tanıyan ‘sesli betimleme’ nedir ve nasıl yapılır? Bu sorunun cevabını grubun driktörü olan Boğaziçi Üniversitesi psikoloji bölümü doktora öğrencisi Engin Yılmaz’dan aldık. BOŞLUKLARI DOLDURMAK Aynı zamanda görme engelli olan Yılmaz, şu bilgileri verdi: “Sesli betimleme; bir filmi izlerken konuşmaların olmadığı zamanlarda sahnedeki olayların, kişilerin ve mekanların üçüncü bir kişi tarafından görme engelliler için tasvir edilmesi ve anlatılması anlamına geliyor. Uygulama, dünyada 1980’li yıllardan beri kullanılıyor. Bunu özel kılan ise şu; öncelikle film izleniyor, hangi sahnelerde hangi boşluklar olduğu tespit ediliyor ve buralara sahneyi anlatan metinler yazılıyor. Ondan sonra bunlar, kurgu aşamasına getirilip filmin içine yediriliyor.” 14 FİLME UYGULADILAR İlk adımları 2006 yılında bir e-mail bir grubuyla atılan Sesli Betimleme Grubu’nda 50 öğrenci bulunuyor. İşte öncelikle bir kısa filmle başlayan grup, şimdiye kadar aralarında “Kayıp Balık Nemo”, “Yazı Tura”, “Cenneti Beklerken”, “Sis ve Gece”, “Kabadayı”nın bulunduğu 14 filmin sesli tasvirini yapmış. Bu filmlerin DVD’sini temin eden görme engelli, sesli tasvir seçeneğinden yapımı kendi başına rahatlıkla izleyebiliyor. “Yanlış anlaşılmasın, görme engelliler bundan önce de film izliyordu” diyen Engin Yılmaz, devam ediyor: “Zaten bu ihtiyacı hissettiğimiz için böyle bir projeye imza attık. Bu işi eskiden yanımızdakilerin yardımıyla yapıyorduk. Ama bu sefer o kişi de anlatacağım derken tam izleyemiyordu. Bu sebeple bazı filmlerin sonunu sonradan öğrendiğimiz oluyordu. Mesela, Matrix’i önce normal olarak daha sonra sesli betimlemeyle izledim. Daha sonra ne kadar çok kaçırmışım diye düşündüm.” BİR NEVİ ÇEVİRİ Grubun aktif üyelerinden olan Mütercim Tercümanlık Bölümü son sınıf öğrencisi Öznur Kotbaş, hem metin yazıyor hem de seslendirme yapıyor. Sesli betimlemenin bir çeviri türü olduğunu söyleyen genç üniversiteli, “Hareketin sözlü dile aktarımını yapıyoruz. Sahnede anlatabileceğiniz bir sürü şey var, duvarlar sarı, tepelerde kuşlar uçuyor, koltukların rengi yeşil, sıcak bir ortam oluşturulmuş. İçeri koşturarak bir adam giriyor, çekmeceye yönelip bir şey alıp kaçıyor. Eğer ses yoksa bunun hiç birisini bilemeyiz. Adam içeri girdiği zaman, ortam çok sevimli demiyoruz. Duvarların sarı olması hikayeye katkıda bulunmuyor. Sahnede hikayeye ne katkı sağlıyorsa onu tasvir ediyoruz. Mesela duvarda bir tablo var. Eğer onu hikayenin başka bir yerinde görüyorsak onu söylüyoruz. Filmlerin özelliğini bozmuyor, efektlere, seslere dokunmuyoruz” diyor. Metin yazmanın çok zor olduğunu belirten Kotbaş, “Yazarken bir filmi birkaç kez izliyoruz, üstelik yazarken sürekli başa alıyoruz. Bir nevi modifiye yapıyoruz” diye konuşuyor. FESTİVALLERDE ÖZEL GÖSTERİM YAPIYORLAR Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren Boğaziçili öğrenciler, festivallerin de en renkli misafirleri. Adana Altın Koza, Bursa İpek Yolu ve Ankara Film Festivallerinden davet alan ve görme engelliler için film gösterimi yapan gençler, imkansızlıklar sebebiyle güncel filmleri yakalayamadıklarından şikayet ediyor... Bir de kanuni yetersizliklerden. Proje drektörü Engin Yılmaz, çkan her filmin DVD’sinde sesli betimleme seçeneğinin bulunması gerektiğini söylüyor. Kültür Bakanlığı’ndan bunu zorunluluk haline getirmesini isteyen Yılmaz, “Türkiye’nin de imza koyduğu Birleşmiş Milletler Sakat Hakları Sözleşmesi’nde ‘tüm dijital platformların herkesin erişimine uygun olması gerekir’ deniliyor. Biz de bu yapılmadığı gibi ‘niye izin almadınız’ diye tepki gösteriliyor. Bunlar çok maliyet gerektiren şeyler değil ki...” diye konuşuyor. Hem tekerlekli sandalye hem yatak. Moor adı verilen tasarım, tekerlekli sandalyeyi koltuğa dönüştürdü. Engelsiz mobilyalar Engellilerin en büyük sıkıntısı ev içi ve ev dışı fiziki şartların yaşamalarına uygun olmaması... Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen “Ulusal Ev Mobilyaları Tasarım Yarışması”, bu engelleri ortadan kaldırmak için yapıldı. ‘Engelliler için nasıl bir mobilya yapabilirim’ diye hayal eden üniversiteli gençler, birbirinden ilginç tasarımlara imza attı. 49’u engellilere uyumlu 336 tasarımın mücadele ettiği yarışmada endüstri ürünleri tasarımı okuyan 34 genç ödüllendirildi. Yatak içinden çıkan tekerlekli sandalye, otomatik mekanizmalar sayesinde daha az çaba ile kullanılabilen gardırop, dikkat çeken ödüllü tasarımlar arasında yer aldı. ULAŞIMDA EYLEM PLANI Yollar da ‘YOLA’ geliyor Devlet Bakanı Kavaf önümüzdeki yıl ulaşım sıkıntısını kaldırmak için eylem planı ilan etmeye hazırlandıkları müjdesini verdi. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığınca dördüncüsü düzenlenen “Özürlüler Şûrası” Ankara’da yapılıyor. Hafta sonuna kadar devam edecek şûranın ana teması ise engellilerin en çok şikayet ettiği konu olan istihdam. Türkiye’nin dört bir yanında, konu üzerine çalışmalar yürüten üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve sendikaların temsilcilerini başkentte bir araya getiren şuranın istihdam politikalarına ne kadar yön vereceğini bilemiyoruz. Ancak engellilerin istihdam sıkıntılarının dikkatlere sunulması önemli bir adım. Şûrada bir konuşma yapan Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, engelli istihdamının 7 yılda iki katına çıkarak ortalama 20 bin 500’e ulaştığına dikkat çekti. Kavaf, bu arada engellileri hayattan izole eden en önemli meseleye de temas etti: Ulaşılabilirlik... Bakan Kavaf, gerek binalara gerek toplu taşıma araçlarına ulaşılabilirliğin sağlanması için 2010 yılında bir eylem planı ilan etmeyi düşündüklerini müjdeledi. Dersimiz hayat bilgisi İzmir Örnekköy’de faaliyet gösteren İş Eğitim Merkezindeki “ev ekonomisi atölyesi” adı verilen bölümde, 300 öğrenci, “hayat bilgisi” dersi alıyor. Okulun örgün ve yaygın eğitim bölümlerine devam eden öğrenciler yataklarını topluyor, ütü ve yemek yapıyor. Okulda 36 öğretmen görev yapıyor. TESYEV İŞBİRLİĞİYLE www.tesyev.org info@tesyev.org BİZE YA­ZIN! Duygularınız, her tür­lü so­ru, istek ve görüş-leriniz için e-ma­il ve mek­tup­la­rı­nı­zı bek­li­yo­ruz... Ya­zış­ma Ad­re­si: 29 Ekim Cad­de­si No: 23 34197 Ye­ni­bos­na/İS­TAN­BUL Tel: 0 212 454 31 75 Faks: 0 212 454 31 00 e-ma­il: engelsizsayfa@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT