BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sedef hastalığına karşı ardıç katranı

Sedef hastalığına karşı ardıç katranı

Sedef hastalığı, maalesef sebebi kesin olarak bilinmeyen bir rahatsızlıktır. Tıp dilinde “Psoriasis” denen bu illetin irsî veya sinirsel olduğu söylenmektedir.



Adana’nın Yüreğir ilçesinden arayan 16 yaşındaki okuyucumuzun anlattıklarını dinlerken, insanın içini büyük bir üzüntü kaplıyordu. Çünkü bu gencecik yaşına rağmen tam 15 senedir sedef hastalığı çekiyor ve derdine bir türlü çare bulamıyordu. Gitmediği doktor ve tabii ki kullanmadığı ilaç kalmamıştı. Ama boşuna... Tepeden tırnağa (saç dipleri dahil) vücudunun her tarafını sarmış olan bu amansız illet, kullandığı ilaçlarla biraz azalır gibi oluyor, fakat bir süre sonra tekrar eski halini alıyormuş. Tavsiye üzerine Sivas’ın Kangal ilçesindeki kaplıcalara gitmiş, “Bir hayli faydalı oldu. Ancak bir akraba cenazesi dolayısıyla 10. günde geri döndük. Maddi imkansızlıklar sebebiyle de bir daha gidemedik” diyor. Bugüne kadar sadece şifalı otları denemediğini ve tek umudunun bu tedavide olduğunu söyleyen genç okuyucumuzun son sözleri ise insanın içini iyice burkuyordu: “Her tarafımı kaplayan bu illet yüzünden bu genç yaşımda sokağa, insan içine çıkamıyorum...” Onu teselli etmek için söylediklerimiz ne kadar etkili oldu bilemiyoruz. Ancak durumu, özellikle duyguları gerçekten üzüntü verici idi. Bugün, bu genç okuyucumuza ve bu durumda olanlara yardımcı olmaya çalışacağız... Sedef hastalığı, maalesef sebebi kesin olarak bilinmeyen bir rahatsızlıktır. Tıp dilinde “Psoriasis” denen bu illetin irsî veya sinirsel olduğu söylenmektedir. Genellikle baş derisinde, dizlerde, dirseklerde ve tırnaklarda meydana gelen bu düzensiz hastalık, genç okuyucumuzda olduğu gibi vücudun diğer yerlerinde de görülebilmektedir. Kırmızı lekeler ve gümüş rengindeki pullanmalar en belirgin göstergeleridir. Bazıları kaşıntılı, bazıları da kaşıntısız olur. Sedef hastalığında kesinlikle doktor tedavisi gerekir. Ayrıca kaplıca tedavisi de (Sivas’ın Kangal ilçesindeki kaplıca gibi) çok faydalıdır. Ancak en az 21 gün devam edilmelidir. Tedaviye yardımcı olmak maksadıyla aşağıdaki reçeteler de kullanılabilir. Çok faydalı olacaktır. * Ardıç katranı (Kadyağı), vazelin: 15 gram ardıç katranı ile 40 gram vazelin karıştırılıp, iyice çalkalanır ve merhem haline getirilir. Deri üzerindeki pullar, döküldükten sonra, mayi sabunlu suyla yıkanıp, hazırlanan merhem sürülür. * Ardıç katranı mayi sabunu, vazelin: 15 gram ardıç katranı; 5 gram mayi sabunu ve 50 gram vazelin karıştırılır. Deri üzerindeki pullar döküldükten sonra mayi sabunlu suyla yıkanıp bu merhemden sürülür. * Ardıç katranı, beyaz ispirto, eter: 50 gram ardıç katranı, 50 gram beyaz ispirto ve 40 gram eter karıştırılıp, merhem yapılır. Deri, mayi sabunlu suyla yıkandıktan sonra sürülür. * Şahtere, su: 2 su bardağı suya; 10 gram şahtere konur. Kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 2 kere, birer kahve fincanı içilir. AYRICA; kırmızı turp, yumurta sarısı, şeftali, portakal, muz, havuç, kiraz, böğürtlen, taze fasulye, yeşil salata, patlıcan, maydanoz, bal, kestane, kayısı, incir, fındık, balkabağı, lahana, ıspanak, domates, patates, peynir, buğday, arpa veya yulaf unundan kurabiyeler yemek; süt içmek çok faydalıdır. Güneş banyosu da etkilidir. Baharatlı şeyler, hayvansal yağlar, pastırma, sucuk yenmemelidir. Cildinize kış bakımı Kar, yağmur, soğuk, rüzgar gibi olumsuz kış şartları, cildimizi daha çok bakıma ihtiyaç duyacak hale getirir. Cildimiz sertleşir, pürüzler çoğalır, hatta yer yer çatlaklar meydana gelir. Bu durumdan kurtulmak elinizde. Yapmanız gereken ise çok basit. Aşağıda tarifini vereceğimiz maskeyi hazırlayıp kullandığınızda, birkaç gün içinde cildinizin yumuşacık ve pürüzsüz bir görünüm kazandığını göreceksiniz. İşte malzemesinin temini de, yapımı da çok kolay olan maskenin tarifi: Küçük bir kaba; 4 çorba kaşığı süzme bal, 4 çorba kaşığı elenmiş arpa unu ve bir adet çiğ yumurtanın akı konur. İyice karıştırılıp, 20 dakika bekletilir. Sonra yine karıştırılıp, yüze sürülür. Kuruduktan sonra; evvela sıcak, sonra da soğuk su ile yıkanıp, yumuşak bir havlu ile kurulanır. Ot deyip geçme Kişniş, sindirim sisteminin dostu Pembe veya beyaz renkli çiçekler açan ve 30-50 cm boyunda bir bitki olan kişnişin çok sevimli olmayan bir kokusu vardır. Nemli topraklarda yetişir. Yaprakları açık yeşil renkli ve hafif tüylüdür. Çiçekler, dalların uçlarında şemsiye şeklinde toplanmıştır. Kişniş, pastacılık ve eczacılıkta da kullanılır. Faydalarına gelince: İştah açar, bağırsak gazlarını giderir, sinirleri yatıştırır, hazmı kolaylaştırır, sinirsel baş ağrılarını keser, karın ağrılarını giderir, aybaşı kanamasını düzenler, doğumu kolaylaştırır, sürmenajda faydalıdır, bayat yiyeceklerin zararını azaltır. Fazla miktarda yenirse zararı görülür. Hastalıklar ve çareleri Zamansız kanama Tıpta “Metropathia hemorhagica” adı verilen zamansız rahim kanamaları, aybaşı hali dışındaki zamanlarda görülen kanamalar şeklinde kendini gösterir. Bu hastalarda aybaşı hali sırasında sancı olmaz. Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler kullanılabilir: * Bir miktar fesleğen ezilerek suyu çıkarılır, bir kahve fincanı içilir. Aynı işlem, şikayetler kesilinceye kadar tekrarlanır. * 4 bardak suya; 1 avuç labada konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer çay bardağı içilir. Ayrıca; karın ve böbreklerin üstüne gelecek şekilde ezdirilmiş lahana yaprağı konup, bir kuşakla sarılır. Aynı işlem, her gün tekrarlanır. Geçici işitme kaybı Kulakta sonradan meydana gelen işitme kayıplarını doğuran sebepler çeşitlidir. Orta ve iç kulak iltihapları, beyin ve sinir hastalıkları gibi durumlar geçici sağırlığa sebep olabilir. Gerçek sebep, mutlaka bir uzman tarafından tesbit edilmelidir. Ayrıca, geçici sağırlıkların tedavisinde aşağıdaki reçeteler uygulanabilir: *2 bardak suya; 2 tutam pelin konur: 20 dakika kaynatıldıktan sonra temiz bir şişeye süzülür. Her 2 kulağa, günde 3 kere, ikişer damla konur. * 1 su bardağı saf zeytinyağına, 1 kahve kaşığı dövülmüş şap konur. 10 dakika kaynatılır. Ilıdıktan sonra kulaklara 1 damla konur. Günde 2 kere tekrarlanır. * 2 çay bardağı suya; 1 çorba kaşığı dövülmüş çörekotu, 25 gram çemen ve 5 çorba kaşığı saf zeytinyağı konur. Su buharlaşıp, bitinceye kadar kaynatılır. Kalan kısım, temiz bir şişeye konur. Kulaklara; her gün 3 kere, birer damla damlatılır. Ayrıca; kulaklara, günde 3 kere birer damla acı badem yağı veya papatya yağı koymak da faydalıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT