BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu mektup sana

Bu mektup sana

Kurbanlar, bayramlar, ezanlar, kubbeler, namazlar ve diğerleri ve bu topraklar insanının hücrelerine işlemiştir. Onlar, ömrümüzün karanfilleridir, kardelenleridir. Yasemin kokulu bu değerlerimiz, onlar, asırların birikimiyle kültürümüzü oluşturarak nihayetsiz bir coğrafyaya yıldız yıldız serpilmişlerdir.



> Washington DC Kurbanlar, bayramlar, ezanlar, kubbeler, namazlar ve diğerleri ve bu topraklar insanının hücrelerine işlemiştir. Onlar, ömrümüzün karanfilleridir, kardelenleridir. Yasemin kokulu bu değerlerimiz, onlar, asırların birikimiyle kültürümüzü oluşturarak nihayetsiz bir coğrafyaya yıldız yıldız serpilmişlerdir. O kültür, öylesine ruhumuza nakşolmuştur ki kim namaz kılar? Kim oruç tutar? Kim kurban keser şaşırırsınız. Çünkü... Çünkü, din, kimsenin tekelinde değildir. Allahü teala, herkesin tanrısı, Sevgili Peygamberimiz -aleyhisselam- herkesin Peygamberi. Onları kimin kimden çok sevdiğini, kapkara gecede yol alan kara karıncanın ayak izini gören yüce Allah bilir. Kimin ibadeti makbul? Günahkârın mı, abidin mi, zahidin mi, açığın mı, kapalının mı? Bu dinde bu yolda bu kültürde ümitsizlik yok. Allah kendine bir adım atanı kendine çeker. O, merhametlilerin en merhametlisi. Öyleyse O’na yönelmek için ân bu ân dem bu dem. Kış vardır, bahar vardır, yaz vardır, güz vardır. Sevapların da mevsimi vardır. Sevap geceleri vardır. Sevap gündüzleri vardır. Sevap ayları vardır. İşte onlardan birinde zilhicce ayındayız. Kurban Bayramının eşiğindeyiz. Ramazan kutlu ayının derinliği oruçtur. Bu bayramın anlamıysa kurban kesmek. Kurban kesimini görmeyen, tekbiri işitmeyen, kurbandan mahrum büyüyen, kurban etini tatmayan, kurban havasını solumayan çocuk, genç aile acınası hallerdedir. Kurbandan mahrum olan, merhametten, acımadan yoksun kalır. Bayramı bilmeyen, bayramda o diyar senin, bu diyar benim çoluk çocuk sahil-sepelek dolaşan ileride işlediği vahim hatayı anlayacak fakat iş işten geçecektir. Kurban, bayram, bayram namazı kalbimizi diri tutan güzelliklerimizdir. Bayramın ne olduğunu asıl hapishanede geçirenlere sormalı. Hastanede olanlara sormalı. Gurbette yalnızlığın kıskacındakilere sormalı. Bayramda kapısı açılmayanlara sormalı. Ne hoştur kurban sabahlarının cıvıltıları, koyun melemeleri, boğa möööleri. Kapınızı çalan çocuklar ne hoştur... * Vakıf adam Mehmet Okyay başkanlığındaki İhlas Vakfı’nda bir güzel genç var. Bir hizmet karasevdalısı Serdar Balaban. Bize, tâ buralara kadar mektup yazmış. Bizi sevenler, bizim sevdiklerimiz. Bize inananlar, güvenenler. Haydi diyoruz öyleyse. Durmak vakti değildir. Kolay mı? 2000 gencin yetişme derdi bu vakfı yönetenlerin omuzlarında. Biz ise her fırsatta daha çoğalın diyoruz. Lakin hizmet, parayla yapılmakta. Biz, İhlas Vakfı’na tam güveniyoruz. Siz de güvenin, tereddütsüzce vekâletinizi verin. Aile ortamı havasındaki İhlas Yurtlarında Anadolu ve Türk Dünyasından gelen gençler, mahrumiyetlere düşmeden, ideolojilere kapılmadan tahsil yapmaktalar. Ciddi meblağlarla yürüyen yurt hizmetleri, öğrencilerden alınan küçük katkı payları ve daha çok da hayırseverlerin maddi destekleri ile karşılanmaktadır. Bu çok hayırlı hizmetlere lütfen siz de “İhlas Vakfı’nın vekalet yoluyla Kurban Bağışı kampanyası”na iştirak ediniz. Her okuyucumuzdan 10 kişiden vekâlet almasını rica ediyorum. Çevrenizdekilere sadece kendi günahını görenlere anlatın, kurban farklı niyetlerle kesilmektedir... 1.Vacip olan bayram kurbanı. 2.Adak. 3.Akika: Kendisi, eşi ve çocukları için kesilebilir. Akika, insanları hastalıklardan kaza ve belalardan korumaya vesile olur. 4.Ölmüşleri için... 5. Din büyükleri için kesilenler: Sevgili Peygamberimiz, Dört Büyük Halife, Eshab-ı kiram, Dört Büyük İmam ve evliyanın ruhları için kesilir. Kurban Vekâletini nasıl vereceksiniz? www.ihlasvakfi.org.tr adresinden veya 0212 513 99 00 nolu telefondan geniş bilgi alabilirsiniz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT