BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hızla artan nüfus AÇLIK getiriyor

Hızla artan nüfus AÇLIK getiriyor

1830’lu yıllarda 1 milyar olan dünya nüfusu şimdi 7 milyar sınırına dayandı. Nüfus ile besin üretimi arasındaki dengesizlik ise yoksulların aleyhine işliyor. Gelişmiş ülkeler besin üretiminin yüzde 72’sini tüketiyor. Dünya nüfusunun yüzde 70’ini oluşturan fakir ülkeler ise besinin yüzde 28’lik bölümünü paylaşıyor...



2009’DA 7 MİLYAR OLDUK 2050’DE 9 MİLYAR OLACAĞIZ 1830’lu yıllarda 1 milyar olan dünya nüfusu şimdi 7 milyar sınırına dayandı. Nüfus ile besin üretimi arasındaki dengesizlik ise yoksulların aleyhine işliyor. Gelişmiş ülkeler besin üretiminin yüzde 72’sini tüketiyor. Dünya nüfusunun yüzde 70’ini oluşturan fakir ülkeler ise besinin yüzde 28’lik bölümünü paylaşıyor... Sevgili okurlar, bugün size dünyamızın artan nüfusla birlikte karşılaşabileceği muhtemel problemleri, rakamsal bazı verilerle birlikte sunmaya çalışacağım. Bir Çevre Bilimci olarak şu hususu belirtmek isterim: Çevre problemlerinin ortaya çıkması, gelişen teknolojiyle birlikte nüfusun çoğalması sonucu oluşmaktadır. SU SAVAŞLARI ÇIKABİLİR Dünya nüfus raporunda; “İnsan kökenli iklim değişikliği nüfus hareketlerini şekillendirecek temel kuvvetlerden biri olarak gözüküyor” denilmektedir. Ayrıca raporda; “Güneydoğu Avrupa ve Orta Asya’da ciddi boyutta içme suyu sıkıntısı yaşanacağı tahmin ediliyor” görüşü yer almaktadır. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun (UNFPA) 2009 yılı dünya nüfusuna ilişkin, “Değişen Dünyayla Yüzleşme; Kadınlar, Nüfus ve İklim” başlıklı raporunun içinde nüfus bölümüyle ilgili çarpıcı bölümler yer alıyor. Hızla artmaya devam eden dünya nüfusu, 7 milyar sınırına dayandı. 2009 verileri, nüfusun 6 milyar 830 milyon olduğunu gösteriyor. Geçmiş yıllardan günümüze, artış hızı devam ettiği takdirde, 2050 yılında 9 milyar 150 milyonu geçeceği tahmin ediliyor. PAYLAŞIM ADALETSİZ Sevgili okurlar, dilerseniz önce geçmiş yüzyıllara bir göz atalım: Günümüzden takriben 15.000 yıl önce son Buzul Çağı “WÜRM”ün sona ermesinden sonra, iklimler yavaş yavaş ısınmaya başlamış ve o zamanlar sadece 5 milyon civarındaki dünya nüfusu, takip eden 7000 yıl içinde 30 kat artmıştır. Buğday, arpa ve yulaf gibi önemli besin değeri olan ürünlerin ekimiyle başlayan Tarım Evresi (Neolitik Çağ) insanlığın gelişmesinde dönüm noktasını oluşturmuştur. Miladi takvimle birlikte ortalama 270 milyon olan dünya nüfusu, 1650’li yıllarda 550 milyona, 1830’da da 1 milyara ulaşmıştır. 1932’de 2 milyarı aşan nüfus, 1975’te 4 milyar, 1990’lı yıllarda 5.6 milyar ve nihayet günümüzde 7 milyar sınırını zorlamaktadır. Ne yazık ki, nüfus ile besin üretimi arasındaki denge, olumsuz iklim şartlarıyla birlikte ele alındığı zaman yoksulların aleyhine bir tablo ortaya çıkarmaktadır. Gelişmiş ülkelerin büyük bir çoğunluğunun bulunduğu Kuzey Yarım Küresi toplam besin üretiminin %72’sini tüketmekte, geri kalan %28’lik bölümü yoksullar tarafından paylaşılmaktadır. Oysa, fakir ülkelerin nüfusu toplam dünya nüfusunun %70’ini oluşturmaktadır. Görüldüğü üzere çok adaletsiz bir besin paylaşımı söz konusudur. Bugün, 2009 yılı verilerine göre Hindistan nüfusu 1milyar 200 milyon, Çin ise 1 milyar 345 milyondur. Bu iki Asya ülkesi, şu anda neredeyse toplam dünya nüfusunun %40’ını oluşturmaktadır. Önümüzdeki 40 yıl içinde Hindistan’ın nüfusu 415 milyon artışla 1 milyar 615 milyona ulaşacak. Gelelim Türkiyemize; artan nüfusla birlikte oluşan rakamlar günümüzde 74.8 milyon olan nüfusumuzun 22.6 milyonluk artışla 2050 yılında 97.4 milyona ulaşacağını gösteriyor. Şu anda, nüfus açısından Türkiye dünya ortalamasında 17’nci sırada bulunuyor. Halen 6.9 milyar düzeyinde bulunan dünya nüfusunun 1 milyar 300 milyonu gelişmiş ülkelerde, 5 milyar 600 milyonu ise az gelişmiş ülkelerde yaşıyor. (Bunun içinde 1 milyara yakın insan da, az gelişmiş ülkelerde açlıkla mücadele ediyor). Ancak, gelişmiş ülkeler içinde nüfusu gerileyecek ülkeler de var. Örneğin, 2050 yılında Avrupa ülkelerinde nüfus azalması bekleniyor. Şu anda 735 milyon olan Avrupa nüfusu 690 milyona gerileyecek. Görüldüğü gibi, nüfus az gelişmiş ülkelerde daha hızlı artıyor. BM Nüfus Fonuna göre, nüfus artış hızı bu dönemde çok gelişmiş ülkelerde %0.3, kalkınmakta olan ülkelerde %1.4 ve daha az gelişmişlerde de %2.3 olacak. KADIN BAŞINA ÇOCUK SAYISI Bu yıl sonu itibariyle kadın başına çocuk sayısındaki dünya ortalaması 2.54’ü bulacak. Bu oran, çok gelişmiş ülkelerde 1.64, az gelişmişlerde 2.70 ve daha az gelişmiş ülkelerde 4.30’a ulaşacak. Size şimdi, günümüzde en yüksek nüfusa sahip 6 ülkeyi tanıtmak istiyorum: ÇİN 1.345.000.000 HİNDİSTAN 1.200.000.000 ABD 315.000.000 ENDONEZYA 230.000.000 BREZİLYA 194.000.000 PAKİSTAN 180.000.000 Bir taraftan, dünyamızda her geçen gün gelişen teknoloji ve sağlık yatırımları hayat standardını yükseltirken, diğer taraftan doğumlardaki anne ve bebek kaybını da en aza indiriyor. Ancak, en önemli problem ise, artan nüfusa karşı besin üretiminin gelecekte yeterli olup olamayacağı? 1798’de İngiliz Nüfus Bilimci (Demograf) THOMAS MALTHUS besinlerin aritmetik (1,2,3,4,5,...gibi), oysa nüfusun geometrik (2,4,8,16,32,.. gibi) arttığını belirtmiş ve bu durumda besinlerin artan nüfusa yeterli olamayacağı ve savaşların baş göstereceğini, salgın hastalıkların insan nüfusunu kırıp dengeyi sağlayabileceğini açıklamıştı. Günümüzde ise artık durum çok değişti. Umarım gelecek nesiller, bu güzel dünyamızda ve eşsiz Türkiyemizde barış, kardeşlik ve huzur içinde yaşama imkanı bulurlar. Hepinize hayırlı bir hafta diliyorum. Sevgilerimle... KURAKLIK OLURSA BÜYÜK GÖÇLER KAPIDA... Değişen iklim şartları neticesinde sele maruz kalmış, kurak ya da yaşanması zor ortamların terk edilmesiyle büyük ölçekli nüfus hareketlerinin yoğunlaşması muhtemel görünüyor. Uzun süreli kuraklık neticesinde daha fazla sayıda çiftçinin yeni geçim yolları bulmak için, kırsal alanlardan kentsel alanlara göç etmesi bekleniyor. Mesela; Pakistan’da bir süre önce şeker sıkıntısı ve ardından kriz yaşandı. En fazla iki kiloluk paketlerde şeker alabilen yoksul Pakistan halkı, belediyelere ait satış mağazalarında uzun kuyruklar oluşturdu (solda). Kadınlar çevreyi daha az kirletiyor BM tarafından hazırlanan bir rapora göre kadınlar, çevreyi erkeklerden daha az kirletiyor. Raporda, sanayileşmiş ülkelerde kadınların erkeklere oranla çevre dostu ürünleri daha çok kullandıkları ve çöpleri daha çok dönüştürme eğiliminde oldukları vurgulandı. DÜNYA, ŞEHİRLERDEN OLUŞMUŞ BİR KÖYE DÖNDÜ! Nüfus artışı metropollerde yavaşlasa da yaşanan göçler, şehirlerin daha da büyümesine yol açıyor. Beton yığınına dönen şehirlerde âdeta bir insan seli gözlemlemek mümkün. Zaten veriler de aynısını söylüyor. 2009 itibariyle şehirleşme oranı dünya genelinde yüzde 50, çok gelişmiş ülkelerde %75, az gelişmiş ülkelerde %45 ve en az gelişmiş ülkelerde %29 düzeyinde bulunuyor. SİZDEN GELENLER DOĞAMIZA sahip çıkalım > Ufuk Esgünoğlu / İSTANBUL Nice senelere Hocam, Allah’ın izniyle bu sayfa daha çok seneler görecek. Buradan bütün Yeşil Sayfa okuyucularına sesleniyorum; “Sayfamıza ve doğamıza sahip çıkalım...” CEVAP: Sayın Esgünoğlu, ilginize ve yakınlığınıza çok teşekkür eder, başarı dileklerimizle sevgi ve selamlarımızı sunarız. Yedigöller’de SONBAHAR Sonbaharda birkaç günlük kısa tatilin keyifle geçirilebileceği yerlerin başında Yedigöller geliyor. Bolu’ya 42 kilometre uzaklıkta olan Yedigöller’de 200 çeşitten fazla bitki örtüsüyle yaban hayatının parçası geyikler, tilkiler, sincaplar, tavşanlar ve kuşlar doğa tutkunlarını kendisine çekiyor. 2900 hektarlık Milli Parkta; Sazlıgöl, İncegöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, Deringöl, Büyükgöl ve Seringöl isimli 7 göl bulunuyor. Sonbahar mevsimiyle birlikte dökülen yapraklar, Büyükgöl’ün renkleri ve görüntüleriyle hoş manzaralar oluşturuyor. TEMA’dan toprağa saygı yürüyüşü... Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfınca (TEMA) Erozyonla Mücadele Haftası etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen ‘Toprağa Saygı Yürüyüşü’ İstanbul’da da yapıldı. Beyoğlu Odakule’de toplanan Vakıf gönüllüleri, ‘Toprağa Saygı Yürüyüşü’ pankartı arkasında yürüyüşe geçti. İstiklal Caddesi boyunca ilerleyerek Taksim Meydanı’na ulaşan grup, küresel ısınmaya dikkat çekti. ‘Bir damla su’ israf olmasın Anaokullarında çocuklara çevre bilinci, eğitim öğretim yoluyla anlatılıyor ve çocuklar doğaya karşı daha duyarlı hale geliyor. Gaziantep’te bulunan GKV Özel Okulları anaokulu öğrencileri, öğretmenleri öncülüğünde kolları sıvayarak, insanlığın ortak meselelerini anlatan projeler üretmeye başladı. Çevre ve tabiat konulu projelerin ağırlıklı olduğu çalışmalarda, “Bir damla suyun hikâyesi”ni anlatan etkinlikleri yürüten öğrenciler, elde ettikleri sonuçları resimlerle vurgulamaya çalışıyor. Çocuklar, “Suyun israf edilmesine karşıyız” diyor...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102459
    % 0.88
  • 5.6399
    % -0.71
  • 6.3294
    % -0.71
  • 7.0547
    % 0.08
  • 260.991
    % -0.06
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT