BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Dostum İsmail”!..

“Dostum İsmail”!..

40 yıllık rötarla Atina’ya uğrayan diplomasi trenimizin lokomotifi İsmail Cem’in kişisel özverisini ve sebatını burada alenen kutlamak ihtiyacını hissediyoruz.



Bugünlerde bütün Yunanistan’da “Cem-Papandreu rüzgârı” esiyor dersek görüntüyü abartmamış olacağız. Gerçekten de, eğer Türk-Yunan ilişkilerinde, bir “yumuşama” hissediliyorsa iki dışişleri bakanının büyük etkileri mevcut. Depremin getirdiği trajik hava içinde, her iki ülke halkının takındığı olumlu tavrı değerlendirmek mecburiyetinde kalan diplomasi, kendisini böylesine “samimi” bir hava içinde buldu. Ne var ki; Cem gibi “munis” barışçı bir politikacı, Papandreu gibi “cesur” bir dışişleri bakanı ile karşılaşınca, ilk adımlar atıldı. Yunanistan Dışişleri Bakanı, Yorgo Papandreu’nun dün çalışmalarına başlayan “Yunan-Türk Medya Konferansı’nda yaptığı konuşmada dediği gibi; “iki ülke ilişkilerinde adımlar değil kilometrelerce mesafe alındı.” Papandreu’nun Cem’e sık sık “Dostum İsmail” şeklinde hitap etmesi, iki bakanın arasındaki “su sızmaz” ilişkiyi sergiliyor. Ancak, bütün olumlu gidişata rağmen, her iki ülke arasındaki ihtilaflar o kadar derin ki gündeme getirilmesinden bile korkuluyor. KIBRIS DİLE GETİRİLDİ Gerek Ankara, gerek Atina temaslarında, her iki dışişleri bakanının mümkün olduğu kadar ağzına almak istemediği Kıbrıs konusu da dün nihayet dillendirildi. İsmail Cem, Kıbrıs konusunda iki ülke arasındaki görüş ayrılıklarını dile getirirken, konunun müzakere masasında olduğunu ve olumlu bir gelişme beklendiğini ifade etmekle yetindi. Papandreu da, Kıbrıs konusunda derin ihtilafı teyit edercesine, bunalımı işledi. Aslında, her iki ülke daha doğrusu dışişleri bakanları, “Kıbrıs”ta derin bir ihtilafın varlığına” dair anlaşmış durumda. 40 yıllık rötarla Atina’ya uğrayan diplomasi trenimizin lokomotifi İsmail Cem’in kişisel özverisini ve sebatını burada alenen kutlamak ihtiyacını hissediyoruz. Medya konferansına gelince, tabii ki ilişkilerin düzeltilmesinde büyük etkileri olacak. Fakat, medyanın bir yerde heyecan verici, sansasyondan arındıramadığı flaş haberle yine, “malum” görevini yerine getirmeye devam edeceğini sanıyoruz. Dün bile, bir Yunan gazetesinin, yapılan toplu ziyareti “Türklerin istilası” anlamına gelen bir manşetle yansıtması, dediklerimizin sadece bir örneği. Her şeye rağmen, barışa koşmanın heyecanını duyup katkılarımızı esirgememeliyiz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT