BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Krize yeterince dayanıklı mısınız?

Krize yeterince dayanıklı mısınız?

Kriz dönemlerinde şirketlere yol gösteren çok olur. Tavsiyeler, reçeteler havalarda uçuşur. Bunların çoğu da işe yarar tekliflerdir. Müşteriyi dinleyin, farklı olmaya çalışın, iş yapma tarzlarını diğer bir deyişle iş süreçlerinizi gözden geçirin, çalışanlarınızın kıymetini bilin, vizyon’unuzu tazeleyin, finansal yapınızı güçlendirin, nakit akışınızı düzenleyin...vs.



Kriz dönemlerinde şirketlere yol gösteren çok olur. Tavsiyeler, reçeteler havalarda uçuşur. Bunların çoğu da işe yarar tekliflerdir. Müşteriyi dinleyin, farklı olmaya çalışın, iş yapma tarzlarını diğer bir deyişle iş süreçlerinizi gözden geçirin, çalışanlarınızın kıymetini bilin, vizyon’unuzu tazeleyin, finansal yapınızı güçlendirin, nakit akışınızı düzenleyin...vs. Yolunu şaşırana yol gösteren çok olur sözü meşhurdur. O zaman yolunu şaşırmamak gerekiyor. Aslında; işler iyi giderken krize dayanıklı bir şirket kültürü oluşturmak krizle baş etmenin en kolay yoludur. Amerikalı yönetim uzmanlarının bazen fantezi olarak değerlendirebileceğimiz teklifleri oluyor. Mesela Tom Peters bir seminerinde “İşleriniz kötü gidiyorsa eğitim bütçenizi iki misline çıkarın, işleriniz iyi gidiyorsa eğitim bütçenizi dört misline çıkarın” demişti. İşleriniz iyi gidiyorsa büyüyorsunuz; büyüdükçe daha zor yönetilecek hale geleceksiniz, yeni büyüklüğünüze uygun bir yönetim tarzı oluşturamazsanız; mesela tüm çalışanlarınızı işin içine katamazsanız, onları her operasyonu etkili bir şekilde yürütecek güce kavuşturamazsanız, yani onlara gerektiği ölçüde yetki devredemezseniz kriz gelip çattığında problemlerinizle siz baş başa kalırsınız. Çünkü mesela, çalışanları güçlendirmek (empowerment) denilen şirket kültürü öğesi bir günde hallolacak bir konu değildir. Kriz anlarında çok önem arz eden ‘Müşteriye yakın olmak’ diye özetlenen özellik birkaç nutuk atarak kazanılacak bir kabiliyet değildir. Özet olarak krize önceden hazırlanmak yıllar süren samimi çabalarla şirket çalışanlarının gönülden katılımını sağlamakla olur. Buna da yönetim literatüründe ‘İnsana Yatırım’ deniliyor. Şöyle bir tespit yapsam katılır mısınız? “Patron ve yöneticiler ‘insan’ın ‘makine’ kadar hatta ondan daha önemli olduğunu tam olarak idrak ettikleri zaman krize dayanıklı bir şirket kültürü oluşturma yolunda ilk ve en önemli adımı atmış olurlar.” Kurban Bayramınızı en içten dileklerimle tebrik ediyor, bu arada da yolculuklarda daha dikkatli olunmasını istirham ediyorum. Nice bayramlara sağlık ve afiyetle.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 101718
    % 1.92
  • 5.6886
    % 0.05
  • 6.3813
    % -0.04
  • 7.0932
    % 0.36
  • 259.632
    % -0.41
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT