BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ayıklayın pirincin taşını!

Ayıklayın pirincin taşını!

Avusturya’da demagog, ırkçı Jörg Haider’in lideri olduğu Özgürlük Partisi’nin oyların % 25’inden fazlasını alıp, iktidara ortak olması ile milli, uluslararası, global bilumum liboşlar ve tabii bizim 2. Cumhuriyetçiler, çifte ölçülerinin batağına battılar.



Avusturya’da demagog, ırkçı Jörg Haider’in lideri olduğu Özgürlük Partisi’nin oyların % 25’inden fazlasını alıp, iktidara ortak olması ile milli, uluslararası, global bilumum liboşlar ve tabii bizim 2. Cumhuriyetçiler, çifte ölçülerinin batağına battılar. Özgürlük Partisi, Avusturya kanunlarına göre meşru bir parti, seçimleri bileğinin hakkı ile meşru olarak kazanmış, ama bu, bilumum sözde özgürlükçüler, “Özgürlük Partisi iktidar olamaz, çünkü faşisttir” diye kıyameti koparıyorlar! Demokratik kriterlerin banisi ve buyrukçusu Avrupa Birliği de “Irkçı partinin hükümete girmesi halinde Avusturya ile ilişkilerini askıya alacağı” tehdidini savuruyor. Kısacası demokrasiye, ABD dahil birçok ülkeler tarafından ipotek konulmak isteniyor. HAİDER’E SEMPATİM YOK Her şeyden evvel, hemen şunu söyleyeyim benim edindiğim intibalara ve Haider’in ve arkadaşlarının söylediklerine, yabancılara ve Türklere karşı söylemlerine bakarak, bu lidere, düşüncelerine ve partisine zerre kadar sempatim yok. Komünistlere ve köktendincilere de olmadığı gibi! Öteden beri, özellikle komünist ve köktendincilik tehlikesi karşısında yazarım; demokrasiyi ve özgürlükleri kullanarak kurulu düzenin ve demokrasinin yıkılmasına cevaz verilmemelidir. Bir şeyleri daha irdelemişimdir, özgürlüklerin ve rejimlerin söz ve basın hürriyetlerini suiistimal edilmesi ile tahrip edilmesi de, ülkelerin iç işlerine ve milli egemenliklerine müdahale etmek ve bu müdahaleleri kabullenmek de yanlıştır. Şimdi, bütün bu kavramlar ve liboşların etekleri biribirlerine dolaştı, çifte ölçüleri afişe oldu. Zira Amerikalılar ve Avrupalılar son zamanlarda, gayeleri hiç kuşkusuz, Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak ve yerine köktendinci veya komünist rejimleri kurmak ve Türkiye’yi bölmek isteyenlere ve bu yolda söz ve basın hürriyetini suiistimal edenlere karşı mücadelemizi, maksatları rejimi yıkmak olan partilerin kapatılmasını, demokrasiye karşı diye takbih etmişler ve “ev ödevlerinde” “geçemez” notu vermişlerdir? Pekala, şimdi nedir bu perhiz ve bu lahana turşusu? KESKİN SORULAR.. MİLLİYET yazarı Fikret Bila, şu sorularında çok haklı: “Seçilmiş, meşru Haider partisini sadece Avusturya için değil, bütün Avrupa için tehlikeli görüyorsunuz da Türkiye’de de bölücü ve köktendinci akımların hamiliğini neden yapıyorsunuz?.. Irk esasıyla Türkiye’yi bölmeye çalışan terör örgütü ve siyasi temsilcileri demokrasi anlayışınıza sığıyor da Haider niye sığmıyor?... İşin ucu Avrupa’ya dokununca “demokrasi, düşünce özgürlüğü, insan hakları başka oluyor, değil mi?”... Komünizm de, en az faşizm kadar tehlikeli, istibdadı, devlet terörünü temsil eden bir rejim. Faşizmin kökeninde Hitler varsa, komünizmin kökeninde ve mazisinde de tarihin en hunhar kitle katili Stalin var. Şimdi bir ülkede komünistler iktidara gelseler, bilumum liboşlar ve Avrupa Birliği ayağa mı kalkacaklar? Böyle seçmeli demokrasi ve özgürlük anlayışı olur mu? Velhasıl bilumum liboşlar, Haider ve Özgürlük Partisi konusunda kendilerini içinden güç çıkacakları veya hiç çıkamayacakları bir kavram kargaşası ve çifte standart, ilkesizlik çuvalının içine sokmaktadırlar. Bu olaydan, Avrupa Birliği’nin gerçek mahiyeti hususunda bizim de çıkarmamız gereken dersler var. GÜNÜN FİKİR KIRINTISI “Demokrasi acaba halkın halk tarafından, halk için ezilmesi mi demektir?” OSCAR WILDE
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99504
    % -0.33
  • 5.6395
    % -1.83
  • 6.3845
    % -1.52
  • 7.474
    % -1.46
  • 239.536
    % -1.56
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT