BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Clinton’ın vaazı ve duası

Clinton’ın vaazı ve duası

ABD Kongresi’nin organize ettiği 48. geleneksel yıllık Milli Kahvaltılı Dua Günü yine muhteşemdi.



ABD Kongresi’nin organize ettiği 48. geleneksel yıllık Milli Kahvaltılı Dua Günü yine muhteşemdi. Geçtiğimiz perşembe sabahı Washington Hilton Oteli’nde gerçekleşen kahvaltılı duaya eşi Hillary ile birlikte katılan Başkan Clinton buradaki konuşmasında, politikadaki kirlenme ve şeytanlıklardan uzun uzun şikayet etti. Kahvaltılı dua günü her yıl şubat ayının ilk perşembesi yapılıyor. 1952 yılında bir grup milletvekili, senatör ve politikacının, yeni seçilen Başkan Dwight Eisenhower ve yönetimi için başlattıkları ‘dua geleneği’, o yıldan beri sürdürülüyor. Bu dua günlerinde Amerikalı senatör, milletvekili, politikacı, bürokrat ve dünyanın her tarafından çağrılmış seçkin davetliler Başkan’a, ABD’ye ve dünyaya ‘dua’ ediyorlar. Dua, ABD’de çok önemli.. Kongre’nin organize ettiği bu geleneksel dua günü dışında Amerika’da ayrıca mayıs ayının ilk perşembesi de ‘Milli Dua Günü’ olarak kutlanıyor. Anlayacağınız Amerikalılar, duanın gücünü iyi kavramışlar. Ne laikliklerinden vazgeçiyor; ne de tıkır tıkır işleyen sistemlerinde sebeplere yapıştıktan sonra büyük bir iştiyakla yaptıkları ve çok önemsedikleri dualarını ihmal ediyorlar.. Zaten Amerika 300 yıllık kısa tarihinde de, adeta dualarla yıkanmış bir kıta. Böyle bir kıtada kendilerine yer ve imkan verdiği için her yıl kasım ayındaki Şükran Günü’nde yüce Allah’a yalvarıp minnetlerini sunuyor her renk, ırk ve dinden Amerikalılar.. Duadan sonra da hindilerini kemali afiyetle yiyorlar.. Mayflower Sözleşmesi, Bağımsızlık Beyannamesi, Anayasa’nın şekillenmesi ve benzeri her dönemeçte en belirleyici unsur hep dua.. Geçmişte de bugünde de ‘dua’ var. Kongre’nin hem Senato hem de Temsilciler Meclisi güne ve oturumlarına dua ile, Papaz’ın İncil’den okudukları ile başlıyorlar.. SEÇKİN DAVETLİLER VE MUKADDES KİTAPLARDAN PASAJLAR Neyse, biz dönelim bu yılki 48. Milli Kahvaltılı Dua Günü’ne.. Washington Hilton Oteli’nin salonunda dünyanın her tarafından gelmiş seçkin konuklar kadar ilgi çekti eski bağımsız savcı Kenneth Starr.. Whitewater ve Monica skandallarını soruşturmasıyla tanınan ve Clinton’ı azlettirmek için her çareye başvuran bugünün süngüsü düşük Starr’ı, ön masalardan birinde ve Clintonlar’a oldukça yakın oturuyordu.. Daha da ilginci, Başkan Clinton’ı konuşması sırasında hafif tebessümle ve nazikçe alkışladı bile Starr.. Helal olsun.. Gelelim Başkan Clinton’ın konuşmasına ve temennilerine.. Aslında buna konuşma değil, ‘vaaz’ demek lazım. Zira Başkan Clinton, hafta başında düşen Alaska uçağında ölenler ve yakınları için taziyet ve dualarını sunduktan sonra konuşmasını İncil’den, Tevrat’tan ve Kur’an-ı Kerim’den alıntılarla süsledi. Clinton dünyanın gidişatını kendi perspektifinden yorumlarken ‘Hepimiz bugün ne türlü sorumluluklarımız var, diye kendi kendimize sormalıyız’ dedi ve şöyle sürdürdü vaazını: “Hazreti İsa’nın iki en önemli buyruğu, ‘bütün kalbinle yüce Allah’ı sevmek ve komşularını da aynen kendin kadar sevip benimsemek’tir. Tevrat, ‘eğer bir yabancıya sırtınızı dönerseniz, Allah’tan yüz çevirmiş olursunuz’ diyor. Kur’an ise o güçlü ve muhteşem ifadesiyle bu altın kuralı ifade ederken, ‘Kendine yapılmasını istemediğini başkalarına asla yapma!’ buyuruyor..” DÜNYA KÜÇÜLÜYOR-HEPİMİZ AYNIYIZ Başkan Clinton dünyanın bugün internet vasıtası ile ve globalleşme ile çok küçüldüğünü ve komşuluk kavramının artık değiştiğini, Amerika’nın herhangi bir yerindeki insana onbinlerce mil uzaklıktaki yerlerden insanları ‘komşu’ ve ‘arkadaş’ kıldığını, sınırların kalktığını söyledi. ‘Kısa süre öncesine kadar internette 50 kadar world wide web sayfası vardı. 7 sene içinde bu rakam bugün 50 milyona yükseldi’ dedi. Bu durumun, değişik renk, ırk ve dinlerden insanları biraraya getirdiğini, bu insanların da birbirleriyle ticaret ve iş ilişkisinden öte temas ve münasebet içinde bulunduklarını vurguladı. Başkan Clinton, ‘hepimiz insanız, aynıyız. Ama az olan farklılıklarımızın kıymetini bilelim’ derken de şöyle konuştu: “Geçen yıl Hillary ile birlikte Beyaz Saray’da bir bilim ve bilim adamları gecesi tertip ettik. Orada genetikçi bir bilim adamı bize ‘insanların genetik olarak yüzde 99,9 aynı olduğunu’ söyledi. Daha da ilginci, ‘aynı ırktan insanların aralarındakı farklılıklar, değişik ırkların birbirleriyle aralarındaki farklılıklardan daha fazladır’ dedi.. Ne muhteşem bir olay.. Bizim aynı ırk ve etnik kökenliler olarak aramızdaki farklılıklar, başka etnik kökenlilerle aramızdaki farklılıklardan daha fazla.. Dolayısı ile yeryüzündeki en önemli gerçek, hepimizin aynı, yani insan olmamızdır! Bosna ve Kosova’da hıristiyanlar, ne kadar çok müslüman temizler ve ülkeden çıkarırlarsa o kadar vatansever olacaklarını düşündüler. Bazı teröristler inaçları gereği kendilerinden olmayanları öldürmeyi mübah sayan bir gaflet içindeler. Halbuki Kur’an’da ‘Allah, insanlar birbirlerini daha iyi tanısınlar ve bilsinler diye milletleri ve kabileleri biribirinden farklı yarattı. Yoksa kendilerini başkalarından üstün görsünler diye değil!’ buyuruluyor.” Başkan Clinton gerçekten muhteşem konuştu. Başkan olarak katıldığı son geleneksel kahvaltılı Dua Günü’nün ihtişamlı maddi atmosferi kadar, hep birlikte bütün dünya için edilen dualar da pek güzeldi.. Hepimizin üzerinden hayırlı dualar da, birbirimize sunacağımız sevgi ve tebessümler de hiç eksilmesin efendim. ................................................................. Tel: 1.202.737.7508 Faks: 1.202.737.7509
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT