BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > söz der ki

söz der ki

“-İftira iki katlı bir binadır... İkiyüzlülük ve dalkavukluk orada oturur...”



söz der ki “-İftira iki katlı bir binadır... İkiyüzlülük ve dalkavukluk orada oturur...” (...En kibarca bunları edebildiği müthiş S.Ö.Z.’leri) tuzaktan kumanda (...STAR - İbo Show) STÜDYO KONUĞU: Maşallah giyinmeyi biliyorsunuz... İBRAHİM TATLISES: Şu ceketin cebine mendil koymayı herkes benden öğrendi, artık takmayacağım valla. itiraf reyonu... (...isim: murat kılıçaslan ...şehir: bursa ...yaş: bilinmiyor) Bir arkadaş anlattı... Geçenlerde Taksim’de yürürken sıkışınca McDonalds’ın tuvaletine girmiş... Tuvaletten sonra elini kolunu sallaya sallaya restorandan çıkarken elemanlardan biri arkasından seslenmiş: “-Bir gün yemeğe de bekleriz...” (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) kadınlar & erkekler (...Kadın ve erkek arasındaki önemli farklar; Emrah Güleç’ten) Bütün aşk sözcükleri ve şiirleri erkekler tarafından yazılmıştır... Çok duygulu olduğu söylenen kadınlar bu arada ne yapmıştır?... Başka kadınların ne giyip, ne taktığıyla, kendisinden güzel olup olmadığıyla ilgilenmiştir... ... 30 yaş büyük bir kadınla, sırf parası için evlenen pek az erkek vardır... Buna karşılık etraf, babası, hatta dedesi yaşında, ama mutlaka zengin erkeklere âşık olan kadınlarla doludur... ... Bütün kadınların mutlaka koşulacak şartları vardır; “Seninle evlenirim ama...” “Dediğini yaparım ama...” ... Erkekler kadınlardan ilgi, şefkat, sevgi dışında pek bir şey beklemezler... Kadınlara bunlar asla yetmez, ilâve olarak iki bilezik, bir yüzük gerekir çoğu zaman... ... Kadınlar akşama kadar kocalarının bilgisi dışında istedikleri arkadaşlarını misafir ederler... Oysa hiçbir erkek karısından izin almadan eve bir erkek arkadaşını getiremez... Hatta izin alarak bile... ... Erkekler bir araya geldiklerinde işten, politikadan, futboldan bahsederler genellikle... Kadınlar bir araya geldiğinde ise vay o sırada orada olmayan diğer kadınların hâline... temel’in yeri Yolda deri ceketli kel bir azman, tıfıl Temel’e omuz atınca ani bir gerginlik olmuş... “Bana bak sersem herif” demiş Temel; “Senden hiç korkmuyorum, çünkü ben cesur bir aileden geliyorum... Dedem paraşütsüz olarak bir zeplinden atlamış... Büyükbabam paraşütsüz 2000 metredeyken balondan atlamış... Annem ve babam da yine paraşütsüz olarak pervaneli bir uçaktan aşağı atlamışlardır... Yarın ben de paraşütsüz olarak jetten atlayacağım”... “Deli misin” demiş azman şaşkınlıkla, “Ölürsün yahu?...” Temel, “Ölürsem öleyim” demiş; “-Zaten kimsem de kalmadı ki...” hayata dair Şunu unutma ki, düşünceni değiştirmek ve senin yanlışlarını düzelten birisinin söylediklerine uymak özgürlüğünden taviz vermek anlamına gelmez... Çünkü bu değişiklik, senin iradenle olmuştur, kendi arzuna, değerlendirmene ve anlayışına uygun olarak yapılmıştır... Eğer gerçekten sahip olduğumuz biricik şey, içinde bulunduğumuz an ise ve sahip olmadığımız bir şeyi yitirmemiz de mümkün olmadığına göre, birisinin elimizden alabileceği tek şey yaşadığımız andır... (...Marcus Aurelius) bizimkiler Ali Abi ile Zeki Abi balığa gitmiş... Balığın seyrekliğinden pek verimli geçen bir gün değilmiş av... Bir süre sonra hemen 10 metre yanlarından bir balık adam çıkıvermiş kıyıya... Elindeki zıpkından ve birkaç balıktan dip avcısı olduğu anlaşılıyormuş... Zeki Abi tutamadığı balıkların verdiği sıkıntıyla karışık uzaklaşmakta olan adamın arkasından bağırmış; “-Arkadaşım, Allah`ını seversen söyle aşağıda balık var mı?...Yoksa boş yere uğraşmayalım...” İğnelik KARAR VER Büyük harpteki akım, Bu çağda pas geçilir... Hep kaybettiren takım, Hâlâ niye seçilir! Çivilenmiş devlette, Belli kendi karnı tok... Yıllardır siyâsette, Becerdiği bir iş yok! Karar ver bu aralar, Dertlerimiz bitsin mi... Kangren olmuş yaralar, Devâm edip gitsin mi!.. Sefa Koyuncu sefa.koyuncu@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT