BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Okuryazar

Okuryazar

Deli diyen de oldu, fazla zeka kafatasına zarar diyen de. Bu asabiyetle hayata nasıl keyifle bakabildiğimi merak edenler de... Domates fideleri arasında ‘ayrık otu’ tadında biriyim kabul. Ama benim okurlarım da öyle. Geneli Hitler’i çoğul zannetmeyecek kadar dilbilgisi, ampulü Ediz Hun’un değil Edison’un bulduğunu ayırt edebilecek kadar farkındalık sahibi.



Deli diyen de oldu, fazla zeka kafatasına zarar diyen de. Bu asabiyetle hayata nasıl keyifle bakabildiğimi merak edenler de... Domates fideleri arasında ‘ayrık otu’ tadında biriyim kabul. Ama benim okurlarım da öyle. Geneli Hitler’i çoğul zannetmeyecek kadar dilbilgisi, ampulü Ediz Hun’un değil Edison’un bulduğunu ayırt edebilecek kadar farkındalık sahibi. Yüz eli Iq’nun altı zaten içeri bile alınmıyor. Makalelere tepkileri ise, tikli insanların reflekslerinden hızlı. Falandı filandı... Son makaleye “Abla, pislik yapma! Duygusal yazıları geç, geç. Keyifli yazıların nerde?” maili beni çok duygulandırdı... Fırkh...Yeni türemiş şarkıcı edasıyla”şov dünyası zor vallağ, için kan ağlarken sahnede gülmek zorundasın” demeyeceğim ama...tek tük de keyifsiz yazı olsun yahu. Ama yok, benim okurlarım da enteresan... Benim okurlarım maillerinde mesajlarında; “yazını beğendim, sen adam olacaksın” diyecek kadar ileri görüşlü... “Lan siz gerçek misiniz?” diye soracak kadar kafası karışık... “Abla, sevgililer gününü yalnız geçirenler olarak sevgili itlaf ekibi kurduk desteğini bekliyoruz” diyecek kadar eylemci... “fabrikalarım, yurt çapındaki bayiliklerim ve ömrüm yoluna feda olsun. Sana hökümet nikahı da yapacaktım” diyecek kadar bonkör... “var yaaa... sana insan diyenin azını burnunu kırırım, sen meleksin melek!.” diyecek kadar duygusal... “talep ettiğiniz üzere; gazete abonelik makbuzumun kopyası ekteki dosyada. Abone de olduk. Maillerime cevap verirsiniz artık. Ahanda şimdi başladım beklemeye” diyecek kadar sözünün eri...” Siz makalelerin yıldızısınız. Kurukluyıldızı...yetmiş yılda bir yaklaşan dünyaya.... Kuyruğunuz problem değil...” yazacak kadar esprili... “Nn’bu anam için; çok güzeldi... n’ bu bacım için; çok güzeldi...bu da halkım için; çook güzeldi!” diyecek kadar coşkulu... “Makalelerinize sadık bir okuyucuyum. Ben barkod okuyucuyum. Dııd dıt!” yazacak kadar normal... “doktor Kimbıl çok iyi bir insandı, haksızlığa uğradı! Bilmiyorum ağzımdan çıkıverdi...çok korkuyorum ben...” diyecek kadar içten... “Bunu da yazdın ya, dilerim Allah’tan okuyucularının sayısı 500 bin olsun. Bişr-i Hafi hürmetine (rahmetullahi aleyh) bu dua kabul olsun.” yazacak kadar ağzı dualıdır... Usb mangal, hıçkırık durdurucu vb keşfedip edip proje detaylarını yollayanlar da var, “Nasrettin hoca bi gün, göl kenarında yoort yiiyomuuuş” deyu fıkra anlatan da... Ez cümle, biiiz kocaman bir aileyiz demeye hacet yok. Aile falan değiliz, anamın gardaşı babamın yoldaşı mısın? Biz sadece, ‘inadına mutluluk’ insanlarıyız.. Biz, ‘rağmen’ , her şeye rağmen buruk, eğik, bıyık altından, yandan, alttan ama bir şekilde tebessüm etmeye çalışanlarız. Biz, sadece ‘içindeki çocuğu azarlatmayan’larız. Banyo havlusunu pelerin yapıp süpermencilik oynamayan bizden değildir... > Ni­nem diyor ki: Bıçak yarası ovulmaz, dil yarası onulmaz
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT