BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Annee!

Annee!

Rabbimize ne kadar hamd etsek azdır. Şükürler olsun ki bizi, kendisine ve ahiret gününe inananlardan eyledi. İnsan, sevdiklerini ve hele bu sevdikleri annesi-babası gibi, kendisinin varlık sebepleri olanları kaybedince; imanının kıymetini daha iyi anlıyor. İnanmayanlar ne kadar bedbahttırlar. Öyle ya, ölüm onlar için yok olmak demek. Gönül, sevdiklerinin yokluğuna nasıl sabredip dayanabilir?



Rabbimize ne kadar hamd etsek azdır. Şükürler olsun ki bizi, kendisine ve ahiret gününe inananlardan eyledi. İnsan, sevdiklerini ve hele bu sevdikleri annesi-babası gibi, kendisinin varlık sebepleri olanları kaybedince; imanının kıymetini daha iyi anlıyor. İnanmayanlar ne kadar bedbahttırlar. Öyle ya, ölüm onlar için yok olmak demek. Gönül, sevdiklerinin yokluğuna nasıl sabredip dayanabilir? Seven gönüllerin acısını ancak ve ancak kavuşmak ümidi dindirir. Kavuşamamaya inanmak, yani inançsızlık, bu denli gönül sahiplerini divaneye döndürse gerektir. Oysa, hiçbir inançsızın divaneye dönüp, dünya hayatını kendine zindan ettiğine şahit olmuyoruz. Demek ki, onların seviyoruz demesiyle gerçek sevginin arasında dağlar var! Annem, otuzlu yaşlarında iken, uçuruma yuvarlanan kardeşimin arkasından; onu görmeden atlamış ve bu elim kazanın sonucu olarak da kırk gün koma halinde yatmıştı. Vücudunun her tarafı kırıklar içinde bandajlarla sarılı halde idi. Vücudunda toplu iğne ucu kadar eti andıran bir kısım yoktu. Her tarafına kan oturmuş ve göz yuvarlağı dahil her yanı simsiyahtı. Evlatları bizler; İsmet, İsmail ve bendeniz 6-10 yaşlarında olup, karyolasının kenarında ellerini tutuyor ve derin uykulu gözlerine ümitle bakıyorduk. Kardeşimizi, düşer düşmez kaybetmiştik; Cenab-ı Allah’tan annemizi bize bağışlamasını, hıçkırarak yakarıyorduk. Dualarımız kabul edilmişti; haftalar sonra annem gözlerini açtı ve baş ucunda görmekte olduğu bizlere ölen kardeşimizi sordu: ‘Kamil’im nerde; ona bir şey oldu mu?’ Biliyorum; ondan kırk sekiz sene sonra vefat ederken de, yine onu sayıklıyor ve fakat; bu kez onu kucaklayarak birlikte cennete uçuyorlardı. Bu kaza neticesinde, memleketimiz olan Rize-İkizdere’yi terk ettik; İstanbul’a yerleştik. Annem, kalan ömrünü (48 sene), sokağa hiç çıkmadan, Bahçelievler’deki evimizde geçirdi. O gün bugündür, ilk defa geçen sene memlekete gittim ve kardeşimin mezarının fotoğrafını çekip gelip anneme göstermiştim. Fotoğrafa uzun uzun baktı; hiçbir şey söylemedi. Daha doğrusu, gözlerinden boşalan seller, her şeyi anlatıyordu. Sevgi onları kavuşturdu; darısı bizim başımıza.. NOT: Annemin vefatı dolayısıyla acımızı paylaşan büyüklerimize ve bütün dostlarımıza kalbi şükranlarımızı sunuyoruz. Allahü teala hepinizden razı olsun.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98028
    % 0.96
  • 5.7029
    % -0.53
  • 6.3956
    % -0.91
  • 7.0772
    % -1.06
  • 258.521
    % -0.48
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT