BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dostluk anıtı Aliyev

Dostluk anıtı Aliyev

“Bu büyük dava adamı, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde insanlığın, kardeşliğin ve her şeyin üzerinde bölüşmenin istikrarlı ufuklarını hayata yansıtmış bir kişiliğin sahibiydi...”



1998 yılında Marmara Grubu Vakfı’nda bir konferans veren Haydar Aliyev’e Vakfın Şeref Başkanlığı unvanı verilmişti. Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Akkan Suver, vakıf faaliyetleri hakkında Aliyev’e bilgiler vermişti. Ölümünün altıncı yılında Haydar Aliyev’i değerlendiren Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Akkan Suver, “Aliyev ‘bir millet iki devlet’ sorumluluğunun icaplarını yerine getirmiş yüksek bir şahsiyettir” dedi. Azerbaycan’ın eski Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’i; ölümünün altıncı yılında, onu çok iyi tanıyan isimlerden biriyle konuştuk. Azerbaycan Devletinin Süleyman Demirel ve Prof. Dr. İhsan Doğramacı’dan sonra madalya verdiği “Fahri Doktora” ile taltif ettiği Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Akkan Suver’e Haydar Aliyev’i sorduk... * “Bir Millet, İki Devlet” diyerek Türkiye ile Azerbaycan arasındaki dostluğun gelişmesine büyük katkı sağlayan Azerbaycan’ın eski Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev ile nasıl tanıştınız? Haydar Aliyev’i, 1998 yılında Marmara Grubu Vakfı’nda bir konferans vermeye ikna etmiş ve teşrifini sağlamıştık. O gün Hilton Oteli’nin salonunda toplanan 500’ü aşkın güzide şahsiyet, Haydar Aliyev’den etkilendi. Bu etkilenme, karşılıklı olmuştu. Kendileri de o güzel atmosfer içinde; “Beni de bu vakfa üye yapınız” dedi. Biz de vakıf olarak toplandık, oy birliğiyle kendisine Marmara Grubu Vakfı Şeref Başkanlığı unvanını verdik. * Haydar Aliyev’in, Sayın Demirel ile çok iyi dostluğu vardı. Bu dostluktan bahseder misiniz? 2000 yılının Mayıs ayında Dede Korkut Destanı’nın 1300’üncü yıldönümü vesilesiyle bir toplantı düzenledi. Dünyaca tanınmış profesörler, ünlü Türkologlar, sayılı gazeteciler ve diplomatlar oradaydı. Akayev’den Kerimov’a, Demirel’den Aliyev’e önderleriyle birlikte Türklük alemi, Dede Korkut’u yad ediyordu. Aslında o günler Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in görevdeki son günleriydi. Haydar Aliyev gerçekte zarif bir jestle görevinin nihayete ermesine çok kısa bir süre kala sürpriz bir organizasyon yapmış, dostuna bir manevi “jübile” yapıyordu. Orada konuşan Cumhurbaşkanları, Dede Korkut’tan söz ederlerken, sözü Demirel’e getiriyorlar ve hepsi de iltifat etmeden geçmiyorlardı. Son sözü Haydar Aliyev aldı, Dede Korkut’tan günümüze anlamlı bir çizgi çekti. Demirel’e iltifat ettikten sonra , sahneye davet etti; “Sayın Cumhurbaşkanı, aziz kardeşim. Azerbaycan Parlamentosu’na ferman verdim ve Zat-ı Ali’nizi Azerbaycan vatandaşı yaptık. Size nüfus cüzdanını takdim ediyorum bu da pasaportunuz” dedi. “Azerbaycan Vatandaşlık Nişanı” bugüne kadar kimseye verilmemişti. Demirel de, Vatandaşlık Nişanı ve Kimlik Belgesi’ni aldıktan sonra Haydar Aliyev’e; “Düne kadar size aziz kardeşim diye hitap ediyordum. Bundan böyle vatandaşlık görevimi yerine getiriyor, aziz cumhurbaşkanım diyorum” sözleriyle cevap verdi. * BTC Boru Hattı Aliyev’in dünyaya açılmasında önemli bir adımdır diyebilir miyiz? Türkiye ile Azerbaycan arasında var olan sosyal ve kültürel dayanışmanın ekonomiyle pekişen gücü olarak gösterebileceğimiz Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı Projesi, Haydar Aliyev, Süleyman Demirel ve Eduvard Şavardnadze arasında şekillenen bir güç birliğidir. Bu güç birliği, Aliyev’in büyük rüyasıdır. 2005 yılında Ceyhan’da vananın açılacağını 1998 yılında Haydar Aliyev telaffuz ettiğinde, kimse pek inanmamıştı. Asrın mukavelesi diye adlandırılan bu büyük projeye baş koyan Haydar Aliyev’in ısrarcı tavrı ve inançlı eylemciliği, bizlere bu eseri kazandırmıştır. Hayal bile edilemeyen bu büyük proje, yarınlarda Haydar Aliyev’den kalan en büyük eser olarak adlandırılacaktır. Altı yıl önce kaybettiğimiz Haydar Aliyev’in kendisini yarınlara intikal ettirecek belki de en büyük eseri olacaktır. * Azerbaycan’daki alfabe değişikliğinin asıl amacı neydi? 2001 yılının 9 Ağustos günü, Haydar Aliyev ülkesini Latin alfabesine geçirdi. Latin alfabesine geçiş; Azerbaycan’ı yalnız Batı’ya yaklaştırmakla kalmamış, aynı zamanda Bakü ile Ankara ve Bakü’yle Türk dünyası arasında yepyeni bir ilişkiler yumağının oluşmasını da sağlamıştı. Aliyev’in alfabe tercihini gündeme getirdikten sonra hemen eklemek isterim ki, özellikle Avrasya ve Kafkasya coğrafyasında o, istikrarın ve bölge için planlanan senaryoların barış içinde noktalanmasını temin eden önderdi. Bu büyük dava adamı, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde insanlığın, kardeşliğin ve her şeyin üzerinde bölüşmenin istikrarlı ufuklarını Tiflis-Ceyhan Boru Hattı’yla hayata yansıtmış bir kişiliğin sahibiydi. * Ermenistan ile ilgili Karabağ meselesi bugün Türkiye’nin bile müzakerelerinde ele alınıyor. Aliyev bu konuda yeterince çaba gösteremedi mi? Ermenistan’ın oluşturduğu hıyanet çemberinin istilacı mantığına barışla cevap veren Haydar Aliyev’in yaklaşık 13 yıl önce Lizbon’da ortaya koyduğu olağanüstü görüşme tarz ve yöntemi ile Ermenistan’ın işgal ettiği Karabağ topraklarının, Azerbaycan‘a ait olduğunu bütün dünya ülkelerine oy birliğiyle kabul ettirmesi de, onun uluslararası alanda sahip olduğu yüksek müzakere başarısının örneğinden başka bir şey değildi. * Türkiye’de çok sevilen Elçibey’le bir gerginliği söz konusuydu... Aliyev’e olan muhalefetiyle gündeme gelen Ebulfeyz Elçibey’in rahatsızlığında, Aliyev; Elçibey’e sahip çıktı. Elçibey’e karşı kini veya küskünlüğü yoktu. Elçibey hastalandığında GATA’ya yatırılması gündeme gelmişti. Dönemin Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun; Haydar Aliyev’e Elçibey’in isteğini iletmesi üzerine, Aliyev, ‘üzerime düşen neyse ben de yapmaya hazırım’ demiş ve GATA’ya Elçibey’in yatırılıp tedavisini sağlamıştır. Tarih önünde bu gerçeğin de bilinmesi gerekir. İlham Aliyev’in vâris olması tesellimizdir *Siyasî vâris olarak oğlunu bırakmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Aliyev’in bir başka değer ölçüsü de oğlu İlham Aliyev’le ilgilidir. 2003 yılının Ağustos ayında cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi yaptığı açıklamada aynen şöyle diyordu: “Yüzümü sizlere, yurttaşlarıma dönüyor ve yaklaşmakta olan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, cumhurbaşkanlığına aday olarak benim siyasi vârisim, Yeni Azerbaycan Partisi’nin Genel Başkan Yardımcısı İlham Aliyev’i desteklemeye sizleri davet ediyorum. O yüksek entelektüel, pragmatik düşünceleri ve çağdaş dünya siyasetini, ekonomisini derinden bilen, enerjili ve girişimci bir şahsiyettir. Sizi temin ediyorum hem İlham Aliyev hem de yeni Azerbaycan Partisi bundan sonra da halkımızın layık evlatlarını onun çevresinde toplayacak ve Azerbaycan devletinin gelişmesine, refahına çalışmasına kendisini adayacaktır. İnanıyorum ki; benim gerçekleştiremediğim ideallerimi, meselelerimi, planlarımı sizin yardım ve desteğinizle o hayata geçirecektir. Buna inanıyorum ve geleceğe olan büyük ümitlerle İlham Aliyev’e güveniyorum” demiştir. O’nun bu mesajına Azerbaycan halkı sahip çıktı ve İlham Aliyev’i Cumhurbaşkanı yaptı. Bölge barışı, Kafkasların geleceği ve Azerbaycan’ın çağdaş kazanımlara ulaşabilmesi daha geniş bir deyimle Haydar Aliyev’in düşüncelerinin hayata geçirilebilmesi için İlham Aliyev’in Azerbaycan’ın Cumhurbaşkanı olması bu ölüm yıldönümündeki en büyük tesellimizdir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102459
    % 0.88
  • 5.6399
    % -0.71
  • 6.3294
    % -0.71
  • 7.0547
    % 0.08
  • 260.991
    % -0.06
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT