BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Eller yukarı!..

Eller yukarı!..

Helâl olsun Aziz Yıldırım’a, helâl olsun!..



Helâl olsun Aziz Yıldırım’a, helâl olsun!.. Bir “yan cebine koyun” anlamında istifa ve “istifa ile beraber” tehdit; herkes, Federasyonu ile, Galatasaray’ı ile, Beşiktaş’ı ile, Trabzonspor’u ile, Disiplin ve Tahkim Kurulları ile, Merkez Hakem Kurulu ile “tısss” ne “tısss’ı”, yalvar yakar ve de el pençe divan!.. Şimdi söyler misiniz bana, artık ve mesela Fenerbahçe - Ankaragücü maçının “çaresiz hakemi”, Fenerbahçe aleyhine “kritik tek düdük” çalabilir mi?.. “Bu tablo içinde” o hakem, Ankaragücü aleyhine 3 penaltı çalsa, 5 ofsayt gole göz yumsa, 4 oyuncusuna “kırmızı kart gösterse” ve Fenerbahçe’yi 12 - 0 galip getirse, yine de tek kelime eleştiri yazmam, yazamam; hakkım yok!.. “Bu kaçıncı defadır” ki, Aziz Başkan, aynı yöntemi, artık “ezberlenmiş yöntemi” uyguluyor ve hâl⠓herkes” yutuyor; olacak şey mi?.. Fenerbahçe’de “işler ters gidince”, kötü sonuçlar, “futbol takımı içindeki skandallar” manşetlere taşınacak hâle gelince ve de “tribünlerde hareketlenme başlayacağı sinyalleri” ortaya çıkınca, bakıyorsunuz, “Aziz Başkan istifa etmiş”, gündemi değiştirmiş, “birilerini fena hâlde fırçalamış ve tehdit etmiş”; haydiii, herkes “onun peşinde”; üstelik “geri geleceği” yani “istifasını geri alacağı” biline biline!.. İşte bu defa da “öyle” oldu, üstelik “Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu için zehir zemberek bir açıklama yaparak” ve “alenen” tehditler yağdırarak!.. “Adnan Polat ağzını açınca” nerede ise daha “konuşması bitmeden” resmi sitesine “çok sert cevabı oturtan” Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener, “bu defa” tam siper; “çıt” yok!.. Yıldırım Demirören kıyameti kopardı, sonra Adnan Polat kıyameti kopardı, sonra Sadri Şener kıyameti kopardı; ne Kulüpler Birliği’nden, ne onun Aziz Başkan’ından ve ne de başkalarından “tık” yok; ama “Aziz Yıldırım ağzını açınca”, Kulüpler Birliği “oy birliği ile” hizaya geldi (Adnan Polat, yazılan haberlere istediği kadar itiraz etsin, olan da, görüntü de budur); sonuç; ya Fenerbahçe şampiyon yapılır ya da gitti gider Oğuz Sarvan MHK’sı!.. “Arkasında duracakmış” Federasyon, MHK’nın; kahkahalarla gülüyorum; “O zaman sen gidersin ey saygıdeğer federasyon!..” “Bunca taviz verilmişken”, hele hele “Yeniçeriler misali”, son olarak “İstemezük” kazanı kaynatılıp, açıkça “kelle istenirken”, suyuna tirit ve de “ballı - yağlı” bir bildiriyle “işin çözüleceğini zanneden” bir Federasyon’un Türk Futbolu’nu yönetecek gücünün de, kudretinin de, nefesinin de kalmadığı ortadadır!.. “Bunca tavizi verirsen”, sonunda ne olacağı bellidir; “Tavizin sonu gelmez, ama tavizi verenin gelir”; bu kadar basit!.. Zıvanadan çıktı!.. İşte, Ercan Saatçi “nam” müzikçi, Hürriyet gibi bir gazetenin “spor sorumlusu” olursa, onun gazetesinde, ne iş yaptığını bilmediğim bir kişi de kalkar, Attila Gökçe gibi bir gazeteciye, bir spor yazarına, Türkiye Spor Yazarları Derneği Başkanlığı yapmış bir meslektaşımıza, “çizmeyi de, haddini de çok aşan” bir üslûpla cevap vermeye kalkışır!.. Ne yazık ki, meslek kuruluşlarımızı yönetenlerin “aczi ve eyyamcılığı sonucu” Türk spor basını, “dışardan gelenler medyası” hâline dönüştü; kimin nesi, kimin fesi olduğunu bilmediğimiz, “ekmek parasını başka mesleklerden kazanan” bir yığın “kişi”, adeta “bala üşüşen sinekler gibi” her tarafımızı sardı!.. Bugünün TSYD Genel Başkanı da, “yönetimiyle beraber” bu “öncelikli ve önemli” konu ile uğraşacağına, kendisini hem de “haklı olarak” eleştiren “gerçek” gazetecilere lâf yetiştirme peşinde; peki, ne olacak bu işin sonu?.. Eski Genel Başkanımız Onur Belge, bir “Atina’daki milli maçta Ercan Saatçi” olayı yazmış ki, “bugünün TSYD Genel Başkanı için” tüyler ürpertici!.. Bilmem ki, “böyle” bir tablo içinde, insan, “o koltukta hâlâ vicdan huzuru içinde oturabilir” mi ve de geceleri “nasıl” rahat uyuyabilir?.. Pişkine bakın!.. Kulüpler Birliği toplantısında Aziz Yıldırım “Selçuk Dereli bizlere dava açıyor. Tüm bunlar olurken de hakemliğe devam ediyor. Bu etik değil” demiş!.. Pes doğrusu, “Sen”, ülkenin en üst düzey uluslararası hakemine ve o zamanın Hakemler Birliği Başkanı’na hem de “cinsel” kelimelerin en ilkellerini kullanarak ağız dolusu küfürler edeceksin, bu yüzden mahkemelere düşüp, mahkûm edileceksin ve de “hâl┠Kulüp Başkanlığı’na da, Kulüpler Birliği Başkanlığı’na da devam edeceksin, “bu” etik olacak ama, “küfürleri yiyen” Dereli, “bu küfürleri yiyip yutmadı ve mahkemeye gitti” diye “hakemlikten men edilecek” ve bu da “etik olacak” öyle mi?.. Kulüpler Birliği Başkanlığı koltuğunda “bu kafada bir kişi otururken”, söyler misiniz bana, bu ülkede “şiddet önlenebilir” ve salonlarımıza, sahalarımıza “fair play” hakim olabilir mi?.. Liderlik payı!.. “Galatasaray, Süper Lig’de bir türlü lider olamıyor ama renktaşı Kayserispor’un lider olmasına yardım ediyor!..” Bu sözler benim değil, kardeşim Kemal Uluç’un; ben dikkat etmemiştim, sevgili Kemal telefonda hatırlattı; “Kayserispor, bir hafta önce Galatasaray’ın oynadığı takımlarla oynuyor, Galatasaray yeniyor, yeniliyor; ama rakip takımı Kayserispor’a ‘Sen yen’ diye gönderiyor; sonuç, Kayserispor lider!..” Aklıma yattı; “elbette Kayserispor’un liderliği hak eden bir kadrosu, bir teknik direktörü ve gücü de var ama, Galatasaray da destek veriyor, galiba”; bilmem ki sizler ne dersiniz?.. Ne hâle düştüler?.. Fenerbahçe Futbol Takımı’nda olanlar, Avrupa’nın “magazin ve skandal medyasına kadar düştü”; futbolcuların “gecelerini nasıl geçirdikleri” konusunda neler neler yazılıp çiziliyor ve Daum’a bile nasıl “doğrulatıyor”; artık bütün Dünya öğrendi!.. İş “bu hâle gelene kadar”; Fenerbahçe yönetimi neden ortada yok, Aykut Kocaman “ne iş yapar”, Daum “nasıl kül yutar”, belli değil!.. Dahası da var; buyurun Fenerbahçe Basketbol Takımı’nın Avrupa Kupası’nda “grubun en zayıf takımı olan” Asvel’e yenildiği maçta, teknik direktör ile oyuncusu arasında geçen diyalog: “Tanjeviç: Duyuyor musun, sizin yüzünüzden bana ‘go home’ diye bağırıyorlar. Kinsey: Haksız da değiller. Tanjeviç: O zaman sen iyi oyna da kimseyi bağırtma. Kinsey: Sen de doğru oynat... Sen doğru oynatırsan, biz de doğru oynarız.” İşte, “Ben, parayı bastırırım, şampiyon olurum” zihniyetinin, “büyük kulüplerimizi getirdiği” durak burası; yazıklar olsun!..
Kapat
KAPAT