BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şu domuz gribi paniğine artık son verilmeli

Şu domuz gribi paniğine artık son verilmeli

Aylardan beri domuz gribi ile yatıp kalkıyoruz. Neredeyse 8 aydır bu konu gündemimizi meşgul ediyor. Ancak, bu işte bir abartı hissediyoruz. Çünkü bu konu, diğer ülkelerde bizim kadar gündemi meşgul etmiyor. Mayıs ayından itibaren, gümrüklerde aylarca astronot kılıklı ürkütücü görevliler, termal kameralar bizleri karşıladılar.



Aylardan beri domuz gribi ile yatıp kalkıyoruz. Neredeyse 8 aydır bu konu gündemimizi meşgul ediyor. Ancak, bu işte bir abartı hissediyoruz. Çünkü bu konu, diğer ülkelerde bizim kadar gündemi meşgul etmiyor. Mayıs ayından itibaren, gümrüklerde aylarca astronot kılıklı ürkütücü görevliler, termal kameralar bizleri karşıladılar. Diğer ülkelerde bu uygulamaları görmedik. Muhtemelen bundan turizmimiz zarar gördü. Şimdi de her gün topluca ölü sayıyoruz. 230, 240, 241... Bu işte bir abartı hissediyoruz. DOMUZ GRİBİYLE YATIP KALKIYORUZ Acaba kim abartıyor? Sansasyonu seven basın mı? İlaç ve aşı satmak isteyen firmalar mı? Deprem profesörleri gibi meşhur olmak isteyen bazı profesörler mi? Yoksa hepsi mi? Bununla yatar, bununla kalkar olduk. El sıkışmaz olduk. Türklere has tüm özelliklerimizi yitiriyoruz. Asabımız bozuluyor, moralimiz çöküyor. Bizim bildiğimiz, her yıl grip salgınları oluyor. Hem de grip virüsünün alt tipleriyle yılda birkaç kez. Yine ölümler oluyordu. Gripten veya onun yıprattığı zeminde ortaya çıkan pnömoni denilen zatürreden. Acaba bu sene bir farklılık mı var ki hep birlikte saymaya başladık, 240, 241, 242... Zaten birtakım uzmanlar, ülkemizde yılda 10.000 ile 17.000 arasında kişinin grip ve pnömoniden öldüğünü söylüyorlar. Bu sene bu sayıda bir artış mı var? GEÇEN YILIN RAKAMLARINI AÇIKLAYIN O zaman, yetkilileri geçen yılların rakamlarını açıklamaya davet ediyoruz. Ama dürüstçe ve çarpıtmadan. Aynı dönemlerde geçen yıllarda gripten ve pnömoniden ölüm sayısı neydi, bu sene nedir? Lütfen şu rakamları kıyaslamalı olarak açıklayın da biz de durumumuzu anlayalım. Merak ettik araştırdık, bir büyük hastanede domuz gribi nedeniyle ölen üç kişiden ikisi zaten immünosupressif (bağışıklık sistemini baskılayıcı) tedavi gören kanser hastası, diğeri de aşırı şişman bir kişiymiş. O zaman niye abartıyoruz ? Memleketin başka işi yok mu? Halbuki, çoğu ülke bu durumu hissettirmeden ve çaktırmadan atlatmaya çalıştı. Hiç de gösterilere girişmedi. Okullar tatilden ders yapamaz oldu. Büyük maddi ve manevi kayıplar oluştu. Turizm kaybı cabası. Yaşar Morpınar Diğer illerde de Adli Tıp kurulmalı Adalet Bakanlığı’na; Malatya’da, bölgeye hizmet veren Adli Tıp Kurumu bulunuyor. Civar illerdeki vakalara burada bakılıyor. Ama il dışından gelen vatandaşlar sıkıntı çekiyor. Şöyle ki: Malatya’nın civar illerinde şüpheli bir ölüm olayı olunca (intihar vakalarının zaten tamamı geliyor) ceset bir araç ile Malatya Adli Tıp Kurumu’na getiriliyor. Cenaze aracının arkasında da, tabii ölen kişinin yakınları. Dolayısıyla araçların yakıt masrafları, ölen kişinin yakınlarının gelip gidişleri sıkıntı meydana getiriyor. Bu bazen gece de olabilir. Ölenlerin yakınları çok sıkıntı çekiyor. Bu 15 yıldır böyle. 15 yıl önce devletin imkanı fazla yoktu ve bölgede sadece Malatya’da Adli Tıp Kurumu kuruldu. Şimdi devletin imkanı 15 yıl öncesine göre her yönüyle iyi. Artık her il’e Adli Tıp Kurumu kurulmalı ve bu çileye son verilmeli. Her il’e kurulma imkanı olmasa da, Adli Tıp Kurumu sayıları artırılmalıdır. Bir vatandaş Çek verenler mağdur da, malını çekle satıp parasını alamayanlar ne oluyor? Çek için yapılması planlanan kanunun sert müeyyideler taşıması gerekir. Peşin fiyatına vadeli çek verip, esnaftan alışveriş yapanlar, sonra bu ödemeyi yapamayınca, bunlara 2 sene ödeme kolaylığı getirilirse, burada kimler mağdur ediliyor? Çek, kanunla korunan, piyasada güven sağlayıcı bir ödeme aracıdır. Şimdi çek verip ödeyemeyenler mağdur sayılıyor ise, malını satıp karşılığında çek alanlar ne sayılıyor? Bu durumda çekin karşılığında, kredi kartı gibi tam garanti verilsin. Çek itibarı, kağıt parçası olmaktan kurtarılsın. Çek, bankadaki nakdin karşılığıdır. Bu itibar yeniden sağlansın. Lokman Gündoğar Emniyet Genel Müdürlüğü’nün cevabı Aşağıdaki veriler, Emniyet Genel Müdürlüğü’nden şahsıma gönderildi. Öncelikle Emniyet Genel Müdürlüğümüzün bütün personeline teşekkür ediyorum. Aşağıdaki tablo net olarak bir hususu açığa çıkarıyor ki, ülkemizde hem olay sayısında ve hem de kasten öldürülen insan sayısında olumlu mânâda ve sevindirici bir şekilde bir düşüş var. Bu durum, düşüncelerimi değiştirmiş ve geleceğe yönelik olarak şahsımı umutlandırmıştır. Bu bilgiyi talep etmekle hem doğruyu öğrenmiş oldum, hem de boyalı basındaki olayların abartılmasından sonuç çıkartılmaması gerektiğini düşündüm. Bu tabloyu konunun gündeme getirildiği gazeteye de göndermek bir örnek vatandaş davranışıdır. Ben de bu davranışta bulunarak aşağıdaki tabloyu Türkiye Gazetesi Serbest Kürsü Köşesi’ne iletiyorum. Türkiye genelinde, polis sorumluluk alanında meydana gelen kasten öldürme olay ve ölüm sayıları ve bunların yıllara göre dağılımı: 2005 yılı: 2094 olay, 2248 ölü. 2006 yılı: 2006 olay, 2170 ölü. 2007 yılı: 1542 olay, 1664 ölü. 2008 yılı: 1379 olay, 1471 ölü. 2009 yılı Ocak-Ekim: 1104 olay, 1193 ölü. Bekir Tekiner
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT