BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Parti kapatmak

Parti kapatmak

DTP adlı Kürtçü partinin kapatılmasını kimse istemiyordu. Ne iktidar, ne çoğunlukla muhalefet, ne medya. Ancak DTP, yasalara ve anayasaya öylesine kafa tuttu, tafra attı, Türk devletini öylesine küçümsemeye kalktı ki, yüce yargıya, Anayasa Mahkemesi’nde kapatma kararına 11’e 0 (sıfır) çıkmasından başka çare bırakmadı.



DTP adlı Kürtçü partinin kapatılmasını kimse istemiyordu. Ne iktidar, ne çoğunlukla muhalefet, ne medya. Ancak DTP, yasalara ve anayasaya öylesine kafa tuttu, tafra attı, Türk devletini öylesine küçümsemeye kalktı ki, yüce yargıya, Anayasa Mahkemesi’nde kapatma kararına 11’e 0 (sıfır) çıkmasından başka çare bırakmadı. Siyasî tarihimiz, hiçbir partide böylesine bir cür’et, böylesine bir küstahlık kaydetmedi. Her türlü politik ve felsefî görüş, partilerin hakkıdır. Ama terörle iş birliği, terörü ve katilleri övmek, kışkırtmak, hoş görmek, teröristbaşından emir almak, Avrupa Birliği kriterlerinde yasaktır. Parti derhal kapatılır. Demokrasiyi dünyaya öğreten ve en mükemmel uygulayan İngiltere’de, teröre yakınlığı tespit edilen parti kapatıldı. Otoriter yönetimden kusursuz demokrasiye hızlı geçişte başarı kazanan dostumuz İspanya’da aynı suçtan parti kapatıldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bu kapatılmaları onayladı. DTP, Türkiye partisi olamadı. Güneydoğumuzun sorunlarına eğilen bir parti olsa idi, tabii görünürdü. Hattâ terörsüz Kürt partisi olması hâline bile, böyle bir parti ırkçılıkla suçlanabileceği pas geçilerek göz yumulabilirdi. Ama DTP, Abdullah Öcalan’dan emir aldığını saklamadı, defalarca tekrarladı. Öcalan’ı kurtarmaktan başka bir hedefi bulunmadığını her vesileyle açıkladı. İmralı Partisi oldu. Öcalan’ın partinin lideri durumu devam ediyor. 40.000 kişinin öldürülmesinden suçlu görülmüş, büyük bir terör örgütünün kurucusu ve hâlâ başı olan, müebbete mahkûm bir kişinin bu pozisyonu, Avrupa kriterlerine bile aykırıdır. Güneydoğu konusunu böyle bir kişinin -gerçekleşmesi asla mümkün olmayan- tahliyesine odaklamış bir parti, Anayasa Mahkemesi’ne sürekli bizi kapat! sinyallari gönderiyordu. Parti kapatmak dağdağalı bir karar olduğu için, Anayasa Mahkemesi, 2 yıl askıda bıraktı. Niçin şimdi karara geçti tartışması gereksizdir. Bir an gelecek karar çıkacaktı, şeklinde düşünmek daha doğrudur. Türkiye Cumhuriyeti ve Türk demokrasisi, şu veya bu şekilde ama muhakkak ve mutlak biçimde kendini savunur. Açılım’a gelince, AB ölçütlerine paralel olarak devam edecektir. Devlet ve toplum, sürekli reformlarla çağ dışı kalmaktan korunur. Ne sanıyordunuz?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT