BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Onun için değer

Onun için değer

“Bu akşam ölürüm, beni kimse tutamaz” diyen uzun saçlı, tuhaf görüntülü çocukcağızı ne kadar görmezden gelmeye çalışırsak çalışalım bunda başarılı olamıyoruz. Çünkü şarkısında mantıktan önce hitap ettiği başka bir yer var. Kalbimiz...



“Bu akşam ölürüm, beni kimse tutamaz” diyen uzun saçlı, tuhaf görüntülü çocukcağızı ne kadar görmezden gelmeye çalışırsak çalışalım bunda başarılı olamıyoruz. Çünkü şarkısında mantıktan önce hitap ettiği başka bir yer var. Kalbimiz... Kaç akşam ölmek istediniz hayatınızda ve kaç akşam ölemediniz? Kaç kere her şeyin bitmesini istediniz ve bitiremediniz? Doğmak gibi ölmek de size sorulmayan bir eylemdir ve gariptir ki bire bir sizinle ilgilidir. Ve hangi akşam öleceğinizi siz bilemezsiniz. Kimse bilemez. Yıldızlar bilemez. Halbuki hayatımız boyunca kim bilir kaç defa ölürüz. Kaç defa terk ediliriz ve kaç defa bir daha sabah olmayacak sanırız. Halbuki hep sabah olur öyle değil mi? Bu sabahlar ayrılık falan dinlemezler. Güneş hangi sabahlara doğacağını gariban kullara sormaz. Ölmek ve yeniden yaşama dönmek zorunda olanlar bizleriz. Bir daha, bir daha ve sonsuza kadar ayağa kalkmak zorunda olanlar bizleriz. Kullandığımız “ölmek” fiili, her ne kadar mecazi ise de bir yanıyla gerçek. Her yıkılmada biraz daha yok olduğumuzu düşünüyorum ben. Geçmişe ait her köşe taşında bizim izimiz var. Belki kurumuş bir gözyaşı, belki de biraz kan. O kan ki yara almış bir kalpten akmış... Bütün bunlar size arabesk gelmesin. Herkes kendi aşkını kendisi yaşar ve herkes bir biçimde yaralanır. Aşık olup da kanı ya da gözyaşı dökülmeyen yoktur. Aşk vahşidir. Acımasızdır. Ve mümkün olduğunca, çaresiz durumda olanları seçer kendisine hedef olarak. Risk almaktır. Risk alamayacak olanın harcı değildir. Sığ suları sevmez. Korkak yüreklerde barınmaz. Ve asla ona sahip olunamaz. Uzlaşmaya yatkın değildir onun yapısı. O anarşisttir. Karşı kutupların bir araya geldiğinde oluşturduğu yersiz ve zararlı elektriktir bir anlamda. Ve bizim bahsettiğimiz sahici aşk, öyle esnaf ağzıyla ve ucuz uyanıklıklarla elde edilebilecek bir servet değildir. Durgun suların ve vasat düzeyin harcı değildir. Van Gogh gibi sevgiliniz beğendi diye kulağınızı kesmenizi bekler sizden. Ve sonra kulaksız kalmış halinizin resmini yapmanızı... Gaugen gibi bitip tükenmek bilmeyen bir yalpalama yaşamanızı ve sonunda o çapta bir ressama hiç de gitmeyen bir hastalığa maruz kalıp ölmenizi ister. Evet, aşk ölmenizi ister... Aslında son derecede vasat bir kız olan Leyla için Mecnun, “siz onu bir de benim gözlerimle görün” der. O var olanı değil, var olmasını istediğini sevmiştir aslında. Ve uğrunda dağları deldikten sonra kavuşabilmiş olsalar muhtemelen saçma sapan kıskançlık kavgalarıyla ya da günlük hayatın getirdiği lüzumsuz yüklerin ağırlığıyla birbirlerinden soğurlardı. Çünkü aşk uzlaşmaz. O uslu ve sakin değildir. O, yakıcı, zarar vermeyi seven ve tüketen bir felakettir. Her türlü hastalıktan daha yaygındır ve insanlığın üreme yoluyla devamını sağlamakla birlikte birçok ölüme de sebep olmaktadır. Birçok ölüm... Fiilen ölmek kolaydır. Ama kendinize tahammül edemediğiniz halde kendinizle birlikte yaşama mahkumiyeti ve yaklaştığınızı sandıkça uzaklaşan deniz feneri misali tek başınıza ve herkese rağmen ve bütün sevmelerinize ve bütün sevilmemelerinize karşılık, elde ettiğiniz yine sizsinizdir. Ve siz, aslında hiçbir şey ya da hiç kimse olmadığınızı gayet iyi bilirsiniz. Bunu aşk da bilir. Belki de bu yüzden kurban olarak sizi seçmiştir. Siz kendinize şefkat göstermediğiniz için başkalarının size sevgi göstermelerini özlersiniz. İşte aşkın ilk silahı budur. Giderek şiddete dayanacak olan basamakların ilkidir ilkel bir şefkat. Sonucu hiç merak etmeyin. Sonuç hiç değişmez çünkü. Aşk hep kazanır. Onun kaybetme ihtimali yoktur zaten, başından itibaren. Kaybeden siz olacaksınız. Ya giderek aşkınızı kaybedeceksiniz ya da aşık olduğunuzu. Üzülmeyin. Mühim olan bir kez bile olsa, yetmese bile o kalp çarpıntısını hissetmiş olmanızdır. Pek az şey için söyleyebileceğim kelimeyi onun için rahatlıkla söyleyebilirim. Onun için değer! LEVHA Ters giden işlerinizin sonu hiç gelmez. Sözün özü Sizi en çok arayanlar, sizinle pek de önemli işi olmayanlardır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT