BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Onu nasıl tanıdım?..”

“Onu nasıl tanıdım?..”

Behaeddin-i Buhari hazretlerinin Abdullah-ı Hacendi adındaki bir sevdiği şöyle anlatıyor: Gençliğimde; “Bir mürşidim olsa da, Ona bol bol hizmet etsem” diyordum.



Behaeddin-i Buhari hazretlerinin Abdullah-ı Hacendi adındaki bir sevdiği şöyle anlatıyor: Gençliğimde; “Bir mürşidim olsa da, Ona bol bol hizmet etsem” diyordum. Bu arzum dayanılmaz hâl alınca, Hakim-i Tirmizi hazretlerinin kabrine varıp, ruhundan yardım istedim. Sonra uyku bastırdı beni. Uyuyup çok heybetli iki kişi göründü bana rüyada. Bir tanesi, bana bakıp; - Ben, Hakim-i Tirmizi’yim, bu zat da Hızır “aleyhisselâm”dır. Sen, bir mürşid arıyorsun. Ama hiç arama, buralarda bulamazsın, buyurdu. - Nerede bulurum? dedim. - On iki sene sonra, Kasr-ı arifan’a git. Oraya Behaeddin-i Buhari adında bir evliya zat gelecektir ki, senin mürşidin o olacak, buyurdu. Uyanıp, o mürşidi beklemeye başladım. Birkaç sene sonra iki kimseye rastladım ki, tasavvuftan konuşuyor ve; “İnsan, asla mürşitsiz olamaz” diyorlardı. Yanlarına sokulup; - Ben de mürşit arıyorum. Bana bu konuda yardımcı olur musunuz? dedim. - Falan köye git. Orada bir mürşit var, dediler. O köye gidip, o zatı buldum. Gerçekten evliya olduğu belliydi. Ama hiç ilgi göstermedi bana. Çok üzüldüm. “Niçin bana iltifat etmiyor?” diye düşünürken, bana bakıp; - Senin nasibin, Buhara’ya gelecek olan Behaeddin-i Buhari hazretlerindendir, dedi. Ondan da ayrılıp, beklemeye devam ettim. İlk mürşit aramaya başladığım günden sonra “on iki sene” geçmişti ki, büyük bir hevesle Buhara’ya gittim. O zatı bulup girdim huzuruna. Beni görünce tebessüm edip; - Hoş geldin ey Abdullah! Ama on iki senenin bitmesine daha üç gün var, sen biraz erken geldin, buyurdu. Ve daha ilk sohbette, “dünya muhabbeti”ni çekip aldı kalbimden. Az zaman sonra da açıldı kalb gözlerim. > www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT