BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Madalyonun diğer yüzü’

‘Madalyonun diğer yüzü’

Sahnede, filmlerde, dizilerde ve çeşitli programlarda bizleri güldüren ve milyonların takdirini kazanmış nice sanatçılar vardır. Onların, özel yaşantılarında da hep mutlu olduklarını, hep güldüklerini ve son derece müreffeh bir hayat yaşadıklarını düşünürüz...



Sahnede, filmlerde, dizilerde ve çeşitli programlarda bizleri güldüren ve milyonların takdirini kazanmış nice sanatçılar vardır. Onların, özel yaşantılarında da hep mutlu olduklarını, hep güldüklerini ve son derece müreffeh bir hayat yaşadıklarını düşünürüz... Bir zamanlar, TRT’nin siyah-beyaz dönemindeki dramalarından da hatırlayacağımız güçlü oyuncu rahmetli Yıldırım Önal’ın, radyoda bir skecini dinliyordum. Çeşitli karakterlerin gülme biçimlerini mükemmel bir biçimde canlandırıyordu; şen kahkaha, cimri gülüşü, utangaç gülüş, zengin gülüşü, imparator gülüşü gibi... Skecin sonunu şöyle bitiriyordu rahmetli Önal: “Bütün karakterlerin gülüşünü canlandırabilirim, ama bir türlü kendi gülüşümü yapamıyorum!...” O dönemlerden günümüze döndüğümüzde, özellikle TV dünyasında çeşitli talk show ve güldürü programları çıkıyor karşımıza. Kimileri gerçekten güldürüyor, kimileri ise bunaltıyor... Gerçekten güldürenler ve bizlere keyifli dakikalar yaşatanların bazıları özel yaşantılarında son derece ciddiler... Örneğin, Siyaset Meydanı’na katılan Beyaz’ın saâtler boyu süren ciddiyetini birçok kişi durgunluk diye nitelemişti. Günlük hayatında son derece ciddi olan sanatçılardan biri de Kemal Sunal’dır. Bu kategoriye Zeki Alasya ve Metin Akpınar’ı da dahil edebiliriz. Günlük yaşantılarında, hiç de show yapmayan, yerine göre davranan, doğal ve içten; ancak son derece duyarlı kişiler onlar!.. Geçen hafta Hulki Cevizoğlu’nun programında Mehmet Ali Erbil’i izleyenler epeyi şaşırmışlardır. Çünkü TV ekranında ilk defa onu bu kadar ciddi gördük. Hele telefonla yayına katılan bir izleyicinin sözleri Mehmet Ali’yi öylesine hassaslaştırdı ki, gözlerinden süzülen yaşları engelleyemedi... Olduğu gibiydi, son derece içten ve nâzikti, duyarlıydı... Çünkü o insandı, sanatçıydı... İşte gerçek Mehmet Ali oydu!...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT