BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Biz çok yorgun bir millet miyiz?..

Biz çok yorgun bir millet miyiz?..

Ülke olarak çok badireli ve zor günlerden geçiyoruz. Ekonomi sıkıntılı durumda, işsiz vatandaş çok. Hal böyle iken, iş bulan, işinde olan da, gereksiz tatiller ile çalışma hayatına sekte vuruyor.



Ülke olarak çok badireli ve zor günlerden geçiyoruz. Ekonomi sıkıntılı durumda, işsiz vatandaş çok. Hal böyle iken, iş bulan, işinde olan da, gereksiz tatiller ile çalışma hayatına sekte vuruyor. Kamu çalışanı, 2010 yılında 248 günü çalışarak, 117 günü dinlenerek geçirecek. 30 günlük yıllık yasal izin kullanıldığı var sayıldığında dinlenme süresi 147 güne çıkacak. Bu arada, yasal rapor hakkı ve idari izni de buna eklerseniz tatilin süresine ve vaziyetine bakın... Biz bu kadar lüks bir memleketmişiz? Çok mu yorgunuz? Çok mu çalıştık ve memleketi çok çok ileri seviyelere taşıdık da, iş tatile mi kaldı? Ülkenin kıt kanaat kaynakları ile zar zor ekonomiyi ayakta tutarken, bir de böyle önü arkası uzatılmış tatiller ile biz nereye varacağız? Bizden başka hangi ülkede bu kadar çok tatil var? Kaldı ki oralarda olsun. Bizi ilgilendirmez. Bizi biz ilgilendiriyoruz. Bizi, içinde bulunduğumuz durum ilgilendiriyor. Bizim her zamandan fazla çalışmaya, mücadele etmeye, ülkeyi kalkındırmaya, devleti ekonomik yönden güçlü hale getirmeye, buna paralel olarak da kalkınmış ve refah seviyesi üst sıralarda olan bir millet olmaya ihtiyacımız var. Bunun için de çalışmalıyız. Hep birlikte. Üretmeliyiz. Tüketmemeliyiz. Her zaman söylüyorum, bu tatil işi abartılıdır. Mutlaka çekidüzen verilmelidir. Mustafa Göktaş Emekli mi, yoksa dilenci mi? Koca yıllarını verip yaşlılığında rahat ve huzurlu olurum diye emekli olanlarımızın vay haline. Emeklimin ekmeği yok evinde, derman inmiş dizlerine, ağrılar sarmış belini. Emeklilerimiz, maaşları evlerine götürüp, hesap bile yapamadan, doğrudan kira, elektrik, su; derken elde avuçta ne varsa birden toz olup uçuyor. Peki bu emekliler ne yer ne içerler, çoluk çocuk geçimlerini nasıl sürdürürler? Ölene kadar limon satar, apartman veya inşaat bekçiliği yapar, çorap satar, kahvehanelerde ocakçılık veya garsonluk yapar, seyyar arabası var ise meyve sebze satar; köftecilik hatta ayakkabı boyacılığı yapar, evini bir şekilde geçindirir, ama yarı aç yarı tok. Emeklim; kömür, gıda, kira yardımı da alamaz; emekli maaşı varmış. Emeklim, evinin kısa bir günde biten gıda ihtiyacını ise ne yazık ki halk pazarlarına, kara gözlük takıp, gece karanlığından faydalanıp, bir ‘operasyon’ yaparak, evinin sebze ve meyve ihtiyacını karşılıyor, evine götürüyor. Emeklim, inanın bir dilenci gibi ortalıkta dolaşıp, tanıdıklarından utanarak, üç beş kuruş toparlayıp, ihtiyaçlarını gideriyor. Emeklim bir mum gibi eriyip gidiyor, nereye; ebediyete... Necip Yozgatlı Bekçiler yıpranma mağduru Emniyet Teşkilatı’nın taşra birimlerinde fedakârca görev yapmakta olan Çarşı ve Mahalle Bekçileriyiz... Geçen yıl yardımcı hizmetler sınıfından, emniyet hizmetleri sınıfına geçirildik. Polislerle omuz omuza zor ve riskli şartlarda görev yapıyoruz. Polislerin yardımcısı olan, yüzlerce adli olay yaşayan, şehit düşen, gazi olan biz Emniyet Çarşı ve Mahalle Bekçilerinin sesine, ilgili makamların kulak vermesini istiyoruz. Emniyet hizmetleri sınıfında yer almamıza, polislerle aynı şartlarda görev yapmamıza rağmen, henüz fiili hizmet zammı yani yıpranma haklarına kavuşamadık. Devlet büyüklerimizin yasal bir düzenleme yaparak, mağduriyetimizi gidereceğine yürekten inanıyoruz. Müjdeli haberlerini umutla bekliyoruz...   Çarşı ve Mahalle Bekçileri Bölge Müdürlerinin ek göstergeleri düzeltilsin Sayın Başbakan’ın dikkatine; Bugüne kadar hep çalışmaların devam ettiği söylenen, büyük bir haksızlık, adaletsizlik uygulaması olan Bölge Müdürlerinin ek göstergelerinde, hiçbir yeni düzenleme yapılmamıştır. Bölge Müdürleri üçlü kararname ile atanıp, bunlara 7-8 ilin mesuliyeti verilmekte, ancak emrinde çalışan bir mühendis kadar bile ek göstergesi yoktur. Bir mühendis 1. derecede 3600 ek gösterge alırken, 1. derecedeki Bölge Müdürü 3000 ek gösterge almakta, Gelir vergisini de daha fazla ödemektedir. Emeklilikte ise bir mühendis 3600 ek gösterge üzerinden emekli olurken, maaş ve ikramiye çarpım katsayısı 1.30 üzerinden hesaplanıyor. Bölge müdürü 3000 ek gösterge üzerinden emekli olacağından, katsayı 0.70 üzerinden hesaplanıyor. Bu ise maaş ve ikramiyede büyük farklar oluşturuyor. Bir Bölge Müdürü, emrinde çalışan bir memurundan (mühendis) daha az emekli maaşı ve tazminat almasına sebep oluyor. Bu adaletsizliğin düzeltilmesinde; Bölge Müdürlerinin de ek göstergesinin en az 3600 olacak şekilde bir uygulamanın çıkartılmasında ilgilerinizi bekliyoruz. İsmi mahfuz Adres: İhlas Medya Plaza 29 Ekim Cad. No:23 Yenibosna/İSTANBUL Tel: (0212) 454 38 22 Faks: (0212) 454 31 00
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 101566
    % 1.76
  • 5.6804
    % -0.1
  • 6.3745
    % -0.15
  • 7.0989
    % 0.44
  • 260.647
    % -0.02
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT