BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İstikrar korunmalı

İstikrar korunmalı

AB adayı Türkiye, Avrupa Yatırım Bankası’nın imkanlarından yararlanacak. AYB Başkanı Philippe Maystadt, “Brüksel’den siyasi sinyali aldık, ilişkiler yoğunlaşacak” mesajını verirken; gözlemciler, Türkiye’nin siyasi istikrarını muhafaza etmesinin çok önemli olduğunu belirttiler.



Helsinki Zirvesi’nde AB üyeliğine adaylığı tescil edilen Türkiye, bugüne kadar genişleme fonundan para almadı. Brüksel ile ekonomik ilişkilerin önünün açılması, Avrupalı ve Türk şirketler ortak yatırımlara yönelecek. Türk şirketleri proje bazında, Ankara ise alt yapı yatırımlarında Avrupa Yatırım Bankası’ndan (AYB) kredi alabileceği gibi, bunun psikolojik etkileri dünya piyasalarına olumlu yansıyacak. AYB Başkanı Philippe Maystadt, Ankara ile ilişkilerin, 20 yıldan beri siyasi sorunlardan dolayı istenilen düzeyde olmadığının altını çizerek, “Şimdi işler değişti” dedi. Helsinki Zirvesi’nin, Türkiye-AB ilişkilerinde bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Maystadt, Ankara ile kapsamlı bir çalışma ortamı doğduğunu belirtti. AYB’nin direktiflerle çalıştığına dikkat çeken Maystadt, siyasi iradeyi belirleyen AB Komisyonu’ndan gelen sinyalle hareket ettiklerini kaydederek, “artık yoğun bir dönemdeyiz” görüşünü ortaya koydu. 600 MİLYON EURO Mystadt, deprem yaralarının sarılması amacıyla alt yapı yatırımları için tahsis edilen 600 milyon euronun, bu hafta Ankara’da teslim edileceğini söyledi. AYB Başkanı, “Helsinki’de alınan adaylık kararının önemini kimse küçümsemesin. Ankara ile Brüksel arasında kapsamlı çalışmalar yapılacak. AYB, resmen aday olan Türkiye ile doğal olarak farklı çalışma ortamını tesis edecek” dedi. Türkiye’nin AB fonlarından ‘’aday’’ olarak yararlanacağı söyleyen Maystadt, “Artık yeni bir atmosfer oluştu. AYB bu çerçevede, daha fazla Ankara’ya nasıl bir katkı sağlar, bunun arayışı içindeyiz” diye konuştu. Dışişleri Bakanı İsmail Cem ile Türkiye ile ilişkilerin daha fazla arttırılmasını ele aldıklarını kaydeden AYB Başkanı, bu konuda herkese önemli görevler düştüğünü kaydetti. Lüksemburg’taki AYB gözlemcileri, Ankara-Brüksel ilişkilerindeki olumlu gelişmelere dikkat çekerek, Türkiye’nin siyasi istikrarını muhafaza etmesinin çok önemli olduğunu belirttiler. Siyasi istikrarın bir yol kazasına uğramamasına çok dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen gözlemciler, 1980 yılından bu yana Türkiye’ye AB’dan para aktarılmadığını dile getirdiler. AYB gözlemcileri, Brüksel’in bundan sonra “aday ülke Türkiye”ye bu yönde yardımcı olacağını kaydettiler. Ankara’nın fonlardan, kredi başta olmak üzere mali yardım alamadığını tekrarlayan gözlemcilere göre, Türkiye genişleme fonundan en büyük payı alabilecek. Türk özel kuruluşları da proje bazında, 5 milyar euroya kadar AYB kredisinden yararlanabilecek. Projelerin çok iyi hazırlanmasının önemine işaret çeken uzmanlar, AB ile ekonomik ilişkilerini güçlendiren Türkiye’ye bir çok Avrupa şirketinin yatırıma geleceğini, Türk şirketleri ile ortaklıklar yapabileceklerini ifade ettiler. Casusluk söylentisi ABD’nin, İngiltere’nin de destek verdiği Echelon isimli casusluk programı ile Avrupa’yı dinlediği iddiaları, AB’de önümüzdeki günlerde ele alınacak. Konu Brüksel’de tartışılırken, AB’deki casusluk faaliyetleri ile ilgili 40 sayfalık bir rapor, Avrupa Parlamentosu İçişleri Komisyonu’na sunulacak. “Londra’nın Avrupa’yı gözetlemek için Washington’a yardım ettiği” iddiası, Brüksel’de yüksek sesle tartışılırken, AB’deki casusluk faaliyetleri ile ilgili 40 sayfalık ikinci bir rapor, 22 Şubat’ta Avrupa Parlamentosu İçişleri Komisyonu’na sunulacak. Komisyona sunulan iki sayfalık ilk raporda, Avrupa şirketlerinin dinlendiği ortaya konulurken, bu konudaki şüphelerin 1998’de yoğunlaştığı kaydediliyordu. Raporda, 1947 yılında, ABD ve İngiltere işbirliği ile “Echelon” adlı bir casusluk programı başlatıldığı belirtildi. Bu program ile Avrupa’daki ticari ve siyasi haberleşmeler başta olmak üzere fax, sabit, mobil ve uydu telefonların dinlendiği şüphesi, AB Komisyonu eski üyesi Alman Martin Bangeman döneminde gündeme geldi. Raporda, Bangeman’ın, şüphe üzerine tepki göstermek istemediği ancak bunun doğru olması durumunda, “Şahsi özgürlüğe, rekabete ve devletlerin güvenliğine karşı bir saldırı olarak nitelenebileceği” ifadelerine yer verildi. İkinci raporda ise detaylı olarak isim, tarih, yer ve dinleme teknikleri gibi bilgiler yer alırken, raportör, uzmanlara dayanarak ‘’Echelon’’ programının varlığı konusunda hiç bir şüphe olmadığını belirtiyor. KABUL EDİLEMEZ Programda, özellikle AB üyesi bir ülkenin yer almasının kabul edilemez olduğu vurgulanırken, Fransız ve İtalyan diplomatların görüşmelerinin dinlendiği kaydediliyor. Tüm haberleşme araçlarının (bilgisayar, sabit, cep ve uydu telefonları, vs.) tehdit altında olduğu öne sürülen raporda, microsoft lotus ve netscape gibi firmaların, kendi bilgisayarlarının şifrelerini çözmek için Amerikalılara nasıl yardım ettikleri, internetin de bir tuzak olduğu iddiaları yer alıyor. Akdeniz’den geçen, Avrupa ile Afrika’yı bağlayan sualtı telefon kabloların gözetlendigi belirtilen raporda, Amerikalıların, Echelon programının suç şebekelerine karşı gerekli olduğu yolundaki açıklamalarının altı çiziliyor. ABD National Security Agency’nın (NSA) 1994’te Fransız Thomson CSF şirketinin haberleşmelerini dinleyip, Brezilya’nın Amazon ormanlarının denetimine ilişkin 40 milyar Belcika Franklık bir kontrat ile 1995’de Airbus ile Suudi Arabistan arasında yapılacak 400 milyar Belçika Franklık bir kontratı torpillediği öne sürülüyor. Solana: Arabulucu olabilirim Dışişleri Bakanı İsmail Cem ile Brüksel’de görüşen, AB’nin dış politika ve güvenlikten sorumlu yüksek temsilcisi Javier Solana’nın, Türk-Yunan sorunlarının çözümlenmesi için, NATO Genel Sekreterliği döneminde yaptığı arabuluculuk görevini yeniden üstlenebileceğini aktardığı öğrenildi. İki ülke arasındaki ilişkilere bir orta yol bulunması için “akil adamlar” komitesi kurulması çalışmaları, Brüksel-Atina-Ankara üçgeninde, kapalı kapılar arkasında aralıksız sürüyor. Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu’nun, Ocak ayında Brüksel’de yapılan AB Konseyi toplantısında, AB gözetiminde, sorunların çözümü için ‘’akil adamlar’’ komitesi kurulması ve Solana’nın arabulucu olmasını teklif ettiği bildirildi. Solana’nın da Cem’le görüşmesi sırasında, bu konuyu dile getirdiği belirtildi. Akil adamların, AB gözetiminde, tarafsız kişilerden oluşan uzmanlardan kurulabileceğini Cem’e açıklayan Solana, Ankara’nın kabul etmesi durumunda, komitenin çalışmalarına kısa zamanda başlayabileceğini kaydetti. Türkiye’nin, daha önceki, Türk-Yunan taraflarının ortak olarak belirleyeceği bir akıl adamlar komitesi kurulması görüşü, Cem tarafından Solana’ya iletildi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT