BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Güle Güle’ aşk!

‘Güle Güle’ aşk!



Bu kadar etkileneceğimi bilseydim, inanın, önceden kendimi hazırlayıp öyle giderdim “Güle Güle”ye... Onbir yıl aradan sonra kamera arkasına geçen Zeki Ökten ile onüç yıl sonra kamerayla buluşan Zeki Alasya ve Metin Akpınar ikilisi, kelimenin tam anlamıyla “dört dörtlük” bir film koymuşlar ortaya. Ellerine, dillerine, yüreklerine sağlık... Fatih Altınöz’ün ilk senaryo denemesi olan “Güle Güle”, ana teması aşk ve dostluk olan bir çalışma. Fakat bu aşk, bildiğimiz melodramlardan çok daha farklı, çok daha özgün bir illüzyonla sunuluyor izleyiciye. “Güle Güle”, aynı adada doğmuş, aynı adada büyümüş ve yine aynı adada hayatlarını sürdüren dört erkek ve bir kadının dostlukları çerçevesinde gelişiyor. Zeki Alasya, Metin Akpınar, Şükran Güngör, Yıldız Kenter ve Eşref Kolçak’ın canlandırdığı bu beşlinin çok eskilere dayanan, bütün hayat hikayelerini ve birikimlerini paylaşarak geliştirdikleri çok sıkı bir dostlukları vardır. Kuşkunun sevgiye ağır bastığı bugünün değerler sisteminde artık rastlanması sözkonusu bile olmayan bu dostluğun giderek drama dönen yapısı izleyiciyi beyazperdeye çekiyor. KOMİK VE DUYGULU Film, kahramanlardan biri olan Galip’in (Metin Akpınar) hayatı boyunca bir kere gördüğü ve 35 yıl boyunca karşılıklı mektuplaşarak büyük aşk yaşadığı Küba’daki sevgilisi Roza’ya gitmeye karar verdiğini söylemesiyle başlar. Fizik beraberliği olmamasına rağmen ona hiçbir zaman ihanet etmeyen Galip’in yaşadığı bu akıl almaz ilişkiye arkadaşları ve ada halkının büyük bir bölümü saygı duyarken, bugünün değerleriyle hayata bakanlar bu durumu anlayamaz ve onunla dalga geçer. Galip, Roza’ya kavuşma yolunda birçok engelle karşılaşır. Arkadaşları ise O’nu sevgilisine kavuşturmak için inanılmaz bir çaba gösterirler; bu çabaya banka soymak da dahildir. Sonunda banka soygunu gerçekleşir, Galip de Küba’nın yolunu tutar ama... Bu filmi, herkesin görmesini tavsiye ediyorum. Bugünlerde büyük yaygaralarla seyirci avlamaya çalışan sıradan, kişiliksiz ve niteliksiz filmler arasında, sinemanın çok önemli bir sanat dalı olduğunu size hatırlatacak en güncel örnek olduğunu iddia edebileceğim “Güle Güle” sizi de derinden etkileyecek... Bin yılın son aşığı Galip’in Rosa’ya yazdığı aşk mektubu ilginç bir yarışmanın doğmasına da vesile oldu. Duygularını Galip’ten daha güzel ifade edebilen “Bin yılın son aşığı”, sevgilisiyle birlikte Küba’da dört günlük bir tatil kazanacak. Sakıp Sabancı, Zeki Alasya, Ayşegül Aldinç, Meltem Cumbul ve Yılmaz Erdoğan’dan oluşacak jüri, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde sonuçları açıklayacak. Mektuplarıyla katılmak isteyenler www.gule-gule.com veya gulegule.com.tr adreslerindeni internet sitesine mektubu gönderebilecekler. 0 212 293 46 79 numaralı faks ile UFP, Hariciye Konağı, 11/5 Part Apt. Gümüşsuyu, İstanbul adresi de mektuplar için kullanılabilir. Bir ilkler filmi Fatih Altınöz’ün ilk senaryo denemesi olan “Güle Güle”, dostluk, sevgi, hayat sevinci üzerine heyecanlı, komik ve duygusal bir film olduğu için Avrupa Konseyi Sinema Destekleme Fonu’ndan (Eurimages) bütün üyelerin oybirliğiyle finansman desteği alan ilk film oldu. Zeki Alasya ve Metin Akpınar 13 yıl aradan sonra aynı projede buluştu; yönetmen Zeki Ökten de 11 yıl aradan sonra kamera arkasına geçti. Yıldız Kenter, Şükran Güngör ve Zeki Alasya’nın ilk sesli filmi olma özelliğini taşıyan “Güle Güle” izleyenleri güldürürken, bir anda hüzünle de tanıştıran çarpıcı bir film. HAFIZA
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT