BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Göz gözü görmüyordu!..

Göz gözü görmüyordu!..

Behaeddin-i Buhari hazretlerinin talebesinden Mevlana Arif şöyle anlatıyor: Bir kış günü, hocamla birlikte bir yere gidiyorduk.



Behaeddin-i Buhari hazretlerinin talebesinden Mevlana Arif şöyle anlatıyor: Bir kış günü, hocamla birlikte bir yere gidiyorduk. Hava pek soğuk değildi. Ama bir miktar yol gidince, birden sertleşti hava. Peşinden bir “kar fırtınası”na dönüştü ki, göz gözü görmüyordu artık. Soğuk ve kar, kasıp kavuruyordu her yeri. Buna rağmen ayakkabı yoktu ayağımda. Yalın ayak yürüyordum. Hocamın üzüldüğünü anladım. Nitekim o anda durdu. Ve şöyle bir baktı gökyüzüne. Mânâlı bir bakıştı o. O bakışla durdu tipi. Kesildi fırtına. Kar yağışı ve rüzgâr, anında sona erdi. Hava açıldı. Günlük güneşlik oldu etraf. Biz de rahat ve zahmet çekmeden devam ettik yolumuza. KALP KIRMAK YOKTUR Bir gün, talebesinden biri; - Efendim, en büyük günah nedir? diye sordu bu zata. Cevaben; - Kalb kırmaktır, buyurdu. - Kâfirin de mi hocam? - Elbette. Kâfir de olsa, kalb kırmak yoktur dinimizde. Kalb kırmak, “küfür”den sonra gelen en büyük günahtır. Delikanlı; - Allah razı olsun hocam. Sizden ne güzel şeyler öğreniyoruz. Bunları başkalarına da anlatsak olur mu? diye sordu. Büyük velî; - Tabii evladım, çok iyi olur. Allah’ın dinini O’nun kullarına öğretmeye giderken basılan yerlere, melekler kanatlarını gererler. Ne mutlu Allah’ın dinini yayanlara. Onlar, her adımlarında, “çok büyük sevaplar” kazanıyorlar, buyurdu. Ve ekledi: - Unutma, kitap ile, ilim ile İslâmı yaymanın sevabı, dövüşerek şehit olmanın sevabından daha çoktur. > www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT