BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Taşı mermer, toprağı seramik, yaprağı ipek

Taşı mermer, toprağı seramik, yaprağı ipek

Önemli limanlara, büyük merkezlere yakınlığı, başta mermer ve kil yatakları olmak üzere önemli ham madde kaynaklarını, tarımsal ürün çeşitliliğini barındırması, Bilecik’i ekonomik cazibe ve yayılma merkezi durumuna getirmiş



Memleketten HABER VAR -111- Behçet FAKİHOĞLU behcet.fakihoglu@tg.com.tr Önemli limanlara, büyük merkezlere yakınlığı, başta mermer ve kil yatakları olmak üzere önemli ham madde kaynaklarını, tarımsal ürün çeşitliliğini barındırması, Bilecik’i ekonomik cazibe ve yayılma merkezi durumuna getirmiş PLANLI BİR ŞEHİR Bilecik son yıllarda ideal bir altyapıya kavuşmuş, su kanalları yapılmış, yeni yollar açılmış, mevcut yol ağı yenilenmiş, durakları ve yeşil alanlarıyla modern bir şehir oluşturulmuş. Bilecik’in taşı mermer, toprağı seramik, yaprağı ipektir diyor Şair Salih Korkmaz. Bilecik Valisi Musa Çolak, bu sözü hatırlatarak sohbete başlıyor. Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’ya giren Türklerden Kayı Boyu’ndan bir grup, Ertuğrul Bey yönetiminde Söğüt ilçesi çevresine yerleşir; Osmanlı Devleti’nin kuruluş süreci böylece başlar. Osman Bey’in, 1299’da Belekoma ve Yarhisar kalelerini topraklarına katması ile, Bilecik tamamen Türklerin eline geçer. Osman Gazi burayı merkez edinir, şehrin kadılığına kayınbabası ve Osmanlı’nın Manevi Kurucusu Şeyh Edebali’yi getirir. Kurtuluş Savaşı yıllarında Bilecik, 3 defa düşman işgaline uğrar. Yunanlıların eline geçen Bilecik, Başkomutanlık Meydan Savaşı’ndan sonra işgalden kurtulur. Türk Birlikleri, 4 Eylül 1922’de Söğüt ve Bozüyük’ü, 5 Eylül 1922’de Pazaryeri’ni ve 6 Eylül 1922’de Bilecik’i kurtarırlar. Birinci ve İkinci İnönü Savaşları Bilecik topraklarında geçmiş. Bu tarihî misyonu ile Bilecik, kuruluşun ve kurtuluşun beşiği olmuş. 3 İKLİM BİR ARADA Dört ayrı coğrafi bölgemizin kesim noktaları üzerinde bulunan Bilecik’te 3 farklı iklim tipi görülür. Genel olarak Merkez, Gölpazarı, Osmaneli ve Söğüt İlçelerinde Marmara Bölgesi; Bozüyük, Pazaryeri ve Yenipazar ilçelerinde ise İç Anadolu Bölgesi iklimleri geçerli. Gölpazarı, Osmaneli ve Söğüt ilçelerinin Sakarya Irmağı kıyı şeridinde mikro-klima iklim bölgeleri görülmekte. Bu durum, Bilecik’te çeşitli tarımsal ürünlerin yetişmesinin zeminini oluşturmuş. Bilecik, son yıllarda gözle görülür bir gelişme göstermiş. İl merkezi, Osmaneli ve Bozüyük ilçe merkezleri İstanbul-Eskişehir Karayolu’nun; Bozüyük ilçe merkezi de Ankara-Bursa Karayolu’nun üzerinde. Ayrıca Bilecik, İstanbul-Ankara demir yolunun üzerinde ve limanlara yakın. Bu avantajlar, özellikle il merkezi ve Bozüyük ilçesinde fabrikaların hızla çoğalmasını, çevredeki illerle ilişkilerin artmasını sağlamış. Bilecik Valisi Musa Çolak SANAYİSİ GELİŞMİŞ Cumhuriyetin ilk yıllarında tarım ağırlıklı zayıf bir ekonomik yapıya sahip olan Bilecik, 1975 sonrasında önemli bir yapısal değişime uğramış. 1973 yılında “Kalkınmada Öncelikli İller” kapsamına alınması, il ekonomisine canlılık kazandırmış ve tarıma dayalı ekonomik yapının hızla sanayileşme sürecine girmesine yol açmış. Önemli limanlara, büyük merkezlere yakın olması; başta mermer ve kil yatakları olmak üzere, ham madde kaynaklarına, tarımsal ürün çeşitliliğine sahip olması, Bilecik’i ekonomik cazibe ve yayılma merkezi durumuna getirmiş. Özellikle son 30 yılda hızlı bir sanayileşme ile, sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasında 81 ilimiz arasında 18. sıraya, kişi başına gelir bakımından 11. sıraya yükselmiş. Bilecik ekonomisinde sanayi, önemli bir yer tutmakta. 6 adet Organize Sanayi Bölgesi (OBS) bulunuyor. Ağırlıklı sektörler; seramik, mermer ve tekstildir. 154 sanayi kuruluşu bulunurken, bunların istihdam kapasitesi 25 bin kişidir. MERMER VE SERAMİK Bilecik, yüksek talep kapasitesine sahip Bej Mermerleri ile (Gölpazarı Bejleri, Söğüt Bejleri, Harmanköy ve Gülümbe pembemsi mermerleri) ülkemizde önemli bir yere sahiptir. Bilecik beji, il ile özdeşleşmiş, ekonomik değeri yüksek ve en çok talebi bulunan mermer türlerinden biri. Bilecik’in bir mermer şehri olduğunu söyleyen Vali Musa Çolak, ilde 600 mermer ocağı bulunduğunu ve Türkiye’nin mermer üretiminin yüzde 40’ının buradan sağlandığını; seramik üretiminde de Bilecik’in yüzde 40’lık bir paya sahip olduğunu belirtiyor. Gümrük işlemleri, başta İstanbul olmak üzere, civar illerden yapıldığı için, Bilecik’in ihracatını kesin olarak belirlemek mümkün olmamakla beraber, yıllık ihracatın 1-1.5 milyar dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. TARIMSAL ÜRETİM Bilecik, uygun iklimi sebebiyle, Marmara Bölgesi’nin en önemli sebze ve meyve üretim merkezlerinden biri, yaklaşık 25 çeşit sebze ve 23 çeşit meyve üretilmekte. Tarla bitkileri arasında yer alan ve Türkiye’de sadece Bilecik’te üretilen şerbetçi otu, iç piyasada ihtiyacın yüzde 38’ini karşılamakta. İlde, son 5 yıl içinde gerçekleştirilen önemli yatırımların çoğu, 1990-1997 yılları arasında programa alınan ve bir türlü tamamlanamayan yüksek maliyetli projeler. Tamamlanan bu projeler arasında 2 baraj gölü, 2 gölet, 7 belediyenin içme suyunu karşılayan Karasu Projesi, 2 hastane, 1 huzurevi, 1 polis okulu, 1 müze binası gibi maliyeti yüksek projeler bulunmakta. EĞİTİM YATIRIMLARI Endüstri ve tarım ürünleri taşımacılığının en yoğun olduğu bir ana arter olan 86 kilometrelik Bozüyük- Bilecik-Mekece Yolu İyileştirme Projesi, ilin ulaşım konusunda beklentilerini karşılayacak en önemli projelerden. Eğitim ve sağlıkta, özellikle son yıllarda çok önemli adımlar atılmış. 2007’de kurulan Bilecik Üniversitesi, 2008-2009 Eğitim-Öğretim yılında 2 Fakülte, 6 Meslek Yüksekokulu ve 6 bin 729 öğrenci ile kısa sürede önemli noktalara gelmiş. Bilecik’in eğitim ve kültür değerlerinin temelleri, Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş yıllarında Şeyh Edebali tarafından atılmış. Şeyh Edebali Osmanlı İmparatorluğu’nu sağlam temeller üzerine yeniden örgütlendiren, devlet adamlarını yetiştiren büyük bir eğitimcidir. KÜLTÜR VE TURİZM Bilecik’teki tarihî eserlerin çoğunu Osmanlı Devleti’nin kuruluş yılları ile II. Abdülhamit döneminde yapılan camiler, türbeler, hanlar, aşevleri gibi yapılar oluşturmakta. Kuruluş yıllarından miras kalan eserlerin bir kısmı günümüze kadar sağlam kalabilmiş, bir kısmı da Kurtuluş Savaşı sırasında Yunanlıların çıkardığı yangınlarda tahribat görmüş. Osmanlı döneminin tarihî şahsiyetleri; Ertuğrul Gazi, Şeyh Edebali, Dursun Fakıh, Mihal Gazi, Kumral Abdal’ın türbeleri Bilecik’te. O dönemin simgeleri; Tarihte Türk Devletleri Platformu, cami, han, hamam, kervansaray, imaret, Saat Kulesi, tarihî yapılar bu ilimizin önemini daha da arttırmakta. Kurtuluş Savaşı’nın çetin mücadelelerinin anısı; Metristepe Zafer Abidesi ve şehitlikleriyle yakın tarihimizin izleri, hatıraları ilin kültürel potansiyelini daha da zenginleştirmekte... TANITIM HAMLESİ İl Merkezinde her yıl 6-7-8 Eylül tarihlerinde Bilecik’in Düşman İşgalinden Kurtuluşu-Ahilik ve Şeyh Edebali Kültür Şenlikleri düzenlenmekte. Ayrıca, Söğüt’te her yıl Eylül ayının 2. haftasına rastlayan Cuma, Cumartesi ve Pazar günlerinde Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri yapılmakta. Bilecik; ayrıca çeşitli medeniyetlerin izlerini günümüze taşıyan kale kalıntıları, kilise, kaya mezar ve başka eserlerle dolu. Bu tarihî ve kültürel zenginliklerin değerlendirilmesi, turizmin canlandırılması için konaklama te-sisleri ile diğer altyapı çalışmalarına hız verileceği, bu değerlerin tanıtılması için daha çok çalışılacağı belirtiliyor... TARİHİN ANLAMLI İZLERİ... Osmanlı Devleti’nin temellerinin atıldığı, Kurtuluş Savaşı’nın yaşandığı Bilecik; bütün bu dönemlere ait tarihin izlerini taşıyor. Şeyh Edebali’nin türbesinin de (solda) bulunduğu ‘Eski Bilecik’ ve Ertuğrul Gazi’nin türbeleri (üstte) bu mekanlar arasında... BELEDİYE BAŞKANI’NIN İLKESİ: İnsanı yaşat ki devlet yaşasın Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı, çalışmalarının merkezine daima insanı yerleştirdiklerini, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” düsturunu kendilerine şiar edindiklerini belirtiyor; şehrin bahtını ağartacak adımları kararlılıkla attıklarını, darlıkları genişliklere, karamsarlıkları umuda çevirmek için bütün güçleriyle çalıştıklarını anlatıyor. İnsanımıza karşı dürüst olmaya, sözünün eri olmaya gayret gösterdiklerini ifade ediyor Başkan Yağcı, şehrin dinamiklerini harekete geçirdiklerini, geçmişten geleceğe köprü kurulduğunu, bu nadide şehrin tarihî misyonuna uygun hareket edeceklerini açıklıyor. Başkan Selim Yağcı TARİHÎ MİRAS KORUNACAK Tarihî binalar elden geçiriliyor, tarihî mirası geleceğe taşımanın mücadelesi veriliyor. 2. Abdülhamit Han döneminde yapılmış Rüşdiye Mektebi’nin tarihî binası restore edilmiş, belediye bu binaya yerleşmiş. Tarihî misyonuna uygun bir binada şehre hizmete soyunulmuş. Eski Bilecik Tarihi ve Arkeolojik Sit Alanı’nın taşıdığı tarihî mirasın kalıntılarını gün ışığına çıkartmak ve canlandırmak amacıyla, “Beylikten İmparatorluğa, İmparatorluktan Kurtuluşa Bilecik Projesi” başlatılmış. Eski Bilecik alanının simgesel olarak yaşatılması ve şimdiki şehir ortamı ile entegrasyonunu amaçlayan proje, Valilik ve Belediye Başkanlığı tarafından yeni bir perspektifle “Şeyh Edebali Vadisi Canlandırma Projesi “adı altında ele alınmış. Şehrin ideal bir altyapıya kavuştuğu, yağmur suyu kanallarının yapıldığı, yeni yollar açıldığı, mevcut yol ağının yenilendiği, durakları ve yeşil alanlarıyla modern bir şehir oluşturulduğu söyleniyor. BİNDEN FAZLA KONUT Doğalgaz getirilmiş, içme suyu problemine kalıcı çözümler bulunmuş, ilin tarihî dokusuna ve misyonuna uygun şadırvan çeşmeler yapılmış, Osmanlı Arması öz yurduna konmuş... Her mahalleye bir konak, anıtlar, meydanlar ve diğer sosyal projeler... TOKİ ile iş birliği yapılarak, binden fazla konut yapılmış, Bilecik’e yeni bir şehir katılmış. Bilecik’in şanlı geçmişini, önemli olaylarını yaşatacak festivallar, özel günler, tertiplenmiş; anıtlar bir bir açılmış...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT