BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Cezaevi raporu

Cezaevi raporu

Ankara Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Sevimli, terör örgütlerinin çıkardığı olaylarla son zamanlarda kamuoyunun gündemine gelen cezaevleri konusunda yaptığı ve “Ceza İnfaz Kurumlarında Güvenlik” adıyla kitaplaştırdığı çalışmasını, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’e sundu.



Cezaevlerinde zaman zaman yaşanan isyan ve eylemlerin, “sade vatandaşların devlete, rejime, demokrasiye ve onun kurumlarına olan güvenlerini azalttığı bildirildi. Ankara Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Sevimli, terör örgütlerinin çıkardığı olaylarla son zamanlarda kamuoyunun gündemine gelen cezaevleri konusunda yaptığı ve “Ceza İnfaz Kurumlarında Güvenlik” adıyla kitaplaştırdığı çalışmasını, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’e sundu. Cezaevi olaylarının siyasal yansımalarının bulunduğu kaydedilen kitapta; öldürme, yaralama, isyan ve firar gibi olayların toplum güvenliğini doğrudan ilgilendirdiği, cezaevlerinin toplumun aynası olduğu ifade edilen çalışmada, cezaevlerindeki güvenliğin toplumsal güvenlikle paralel bir seyir izlediği kaydedildi. EYLEMLERİN HEDEFİ REJİM Çalışmada, istikrar dönemlerinde, kamuoyunun cezaevlerine olan ilgisinin yok denilecek düzeyde olmasına rağmen, cezaevi olaylarının siyaset ve toplum gündemini belirleyici boyutlara ulaşabildiğine işaret edildi. Çalışmada, şöyle devam edildi: “1978, 1979, 1980, 1984, 1988, 1992, 1993, 1995, 1996 ve 1998 yıllarında yaşanan açlık grevi, rehin alma, öldürme, isyan olayları ve bu olayların dışarıda neden olduğu diğer şiddet olayları belirleyiciliğin tipik örnekleridir.” Cezaevlerinde son 30 yıldır kalıcı bir düzen kurulamadığı belirtilen çalışmada, “Aslında bu eylemler, dışardaki terörün cezaevlerine uzantısı ve yansımasıdır. Firar, isyan, öldürme gibi olaylar terör örgütleri için siyasi amaçlı eylemlerdir. Talepler haklı gibi gözükse de özü itibariyle siyasidir. Devleti, rejimi hedef alır” denildi. DEVLETE GÜVENİ AZALTIR Cezaevi güvenliğini bozan her türlü olay, özellikle de terör mahkumlarının firarlarının sade vatandaşların devlete, rejime, demokrasiye ve onun kurumlarına olan inanç ve saygılarını azaltacağı ifade edilen çalışmada, “Devlet dışındaki güç odaklarına teslimiyet ve sempati duymalarını kolaylaştırır. Totaliter rejim ve ideolojilere sempatiyi artırır. Terörizmin asıl amacı, şiddet kullanarak siyasi değişimi gerçekleştirmek ya da hükümetlerin siyasi eylemlerini etkilemektir. Cezaevi eylemleri daha çok ikinci amaca yöneliktir” görüşüne yer verildi. Devletin terörle mücadeledeki başarısının kamuoyuna yansıltılması gerektiği belirtilen çalışmada, terör örgütlerinin cezaevi eylemlerinin medya sayesinde bir propagandaya dönüşmesinin engellenmesinin zorunlu olduğu da kaydedildi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT