BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Medine’den yola çıkıldı...

Medine’den yola çıkıldı...

Kâinatın efendisi, öğle namazını kıldırdıktan sonra, Zilkade ayının çıkmasına beş gece kala, Cumartesi günü gusletmiş, kendisi ve Eshabı saçlarını taramış, güzel kokular sürünmüş, izar ve ridalarını giyinmiş oldukları halde, Medine’den yola çıktı. Şecere yolunu tuttu.



Kâinatın efendisi, öğle namazını kıldırdıktan sonra, Zilkade ayının çıkmasına beş gece kala, Cumartesi günü gusletmiş, kendisi ve Eshabı saçlarını taramış, güzel kokular sürünmüş, izar ve ridalarını giyinmiş oldukları halde, Medine’den yola çıktı. Şecere yolunu tuttu. Şecere, Zülhuleyfe’de bir Semüre ağacı olup Efendimiz, onun altında namaz kılmış ve oraya, Şecere Mescidi diye anılan Mescid yapılmıştı. Mekke’den Medine’ye dönerken, Şecere Mescidinden daha aşağıda bulunan ve Medine’ye yakın olan muarres yolu ile girmek, vâdinin ortasındaki Zülhuleyfe’de gecelemek, namaz kılmak ve sabahleyin Medine’ye hareket etmek Peygamberimizin âdeti idi. Zülhuleyfe, Medine’ye üç mil uzaklıkta bir yer olup Medinelilerin Mîkat’ı, İhrama girme yeridir. Zülhuleyfe’ye varınca, Peygamberimiz, orada ikindi namazını iki rekât olarak kıldırdı. Efendimiz, Eshabının ve kurbanlıkların gelip yanında toplanması için Zülhuleyfe’de yattı. Peygamberimizin hanımları, hac için Hevdeçler içinde gelip Zülhuleyfe’de toplandılar. Gönderilen kurbanlıklar ve hac için yola çıkan Müslümanlar da, gelip Peygamberimizin yanında toplandılar. Hz. Osman ile Abdurrahman bin Avf da, Efendimize orada katıldı. Hz. Ömer’in bildirdiğine göre: Peygamberimiz “Bana, Rabbim tarafından gelen Cebrail, bu gece gelip “Bu mübârek vadide namaz kıl ve Umre içinde hacca niyet ettim! de! dedi.” buyurdu. Resulullah, öğle namazını Zülhuleyfe’de, iki rekât olarak kıldırdı. Sonra, kurbanlık develerden birini getirtti. Kurbanlık alâmeti olmak üzre hörgücünün sağ yanını işaret yapıldı ve boynuna iki nalın asıldı. Ötekilerini de, böyle yapması için, Nâciye bin Cündüb’e emir verdi. Peygamberimiz, Zülhuleyfe’de iki rekât ihram namazı kıldı. Kusvâ’ya bindi. Kusvâ’nın üzerinde dört dirhem bile etmeyen eskimiş kadifeden, küçük bir semer vardı. Efendimiz, Allah’a hamd-ü senâda, tesbih ve tekbirde bulunduktan sonra: “Ey Allahım! Bunu, bana, içinde riyâ ve gösteriş ve şöhret bulunmayan mebrur ve makbul bir hac kıl!” dedi. İhrama girip: “Lebbeyk Allahümme lebbeyk! Lebbeyk! Lâ şerîke leke lebbeyk! İnnelhamde vennîmete leke velmülke lâ şerîke lek.” diyerek Telbiye’ye başladı. Sonra niyyet edilmesini emretti. Yarın: “Telbiye haccın alâmetlerindendir!”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT