BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ruh ve beden sağlığı bir elmanın iki yarısı

Ruh ve beden sağlığı bir elmanın iki yarısı

Geçmişi ilkel çağlara uzanan günlük hayattaki mecburiyetler, stres ve kaygılarla kendini gösteren Somatizasyon Bozukluğu; baş, karın, sırt, eklem ve mide ağrılarına yol açıyor



SIKINTILARIMIZI HASTALIK OLARAK İFADE EDİYORUZ Geçmişi ilkel çağlara uzanan günlük hayattaki mecburiyetler, stres ve kaygılarla kendini gösteren Somatizasyon Bozukluğu; baş, karın, sırt, eklem ve mide ağrılarına yol açıyor Sevgili okuyucularımız, bu hafta sizlere Ordu’dan bir kardeşimizin yakındığı ağrıları vesilesiyle Somatizasyon Bozukluğundan bahsedeceğim. İlk çağlarda tabiat üstü güçlerin etkisiyle böyle bir hastalık olduğu sanılıyordu. Günümüzde de hurafelere bunu bağlayanlar ve medet umanlar az değil. Hipokrat buna “histeri” diyordu. Somatizasyon ismi ise 1980’lerde konuldu. Fiziki ve organik sebebi olmaksızın, günlük yaşanan psikolojik sıkıntılar ve istenmeyen olaylar nedeniyle oluşan fiziki şikayetlere Somatizasyon Bozukluğu diyoruz. KADINLARIN BAŞI DERTTE Yani sözle beyan edilemeyen sıkıntıların, ruhi geri-limlerin, üzüntülerin, kısacası stresin fiziki belirtilere dönüştürülmesidir. Bu hastalarda tekrarlayan ağrı ve şikayetler vardır, bunlar bedeni bir hastalıkla ilgili değildir. Somatizasyon bozukluğu olan kişi-ler şahsi ve toplumsal şikayetlerini, dertlerini, sıkıntılarını sözlü olarak ifade edemediklerinden, beden dili ile ifade ederler. Umumiyetle 30’lu yaşlardan önce başlar ve yıllarca sürer. Kadınlarda görülme sıklığı erkeklere göre iki kat fazladır. Kendini özellikle baş, karın, sırt ve eklem ağrıları, mide ve bağırsak şikayetleriyle gösterir. Özellikle kadınlarda ağrı hissi, ilgisizlik sonucu daha çok oluşur. BEN NASIL OLSA HASTAYIM... Bu durum kişinin evlilik, iş, okul ve sosyal ha-yatını olumsuz etkiler. Sürekli şikayetleri olan bu hastalar zaman içinde toplumda dikkat çekerler ve bazı sorumluluklardan kaçmaya başlarlar. Herkesin bir araya geldiği düğün, bayram ve cenaze gibi ortamlarda bu kişilere hal, hatır sormanın ardından hemen hastalığı gündeme gelir. Yanında mutlaka bir ağrı kesici vardır ve bazen bu hastalar birbirlerine şeker gibi ağrı kesici ikram ederler. Her gittikleri doktordan değişik ağrı kesiciler isterler ve dolu reçeteler yazıldığında da memnun olurlar. Hekim, bir sebep bulamadığında veya ilaç yazmadığında başka doktor arayışına girişirler... CİNCİLERDEN MEDET UMMAYIN! Hastalar hayatlarını çekilmez kılan ağrılarını dindirmek için; çok uzaktaki sağlık kuruluşlarına ya da sağlıkla alakasız şarlatan, cinci vb. kişilere başvurarak büyük israf yaparlar. İstismar sonucu da iyi-leşmeyince hepten küserler, ağrılarına depresyon eklenir ve intihar davranışları dahi görülebilir. EN İYİ TEDAVİ DERTLEŞMEK Bu hastalığın net bir tedavisi yoktur. Ancak hastaların toplumsal uyumunu ve iş verimini artırmak için psikolojik destek verilebilir. >> Hastanın stres seviyesi düşürülüp kontrol altına alınır. >> Üzerinde yoğunlaşmış duygu ve düşünceler, güvenilir dostlarla paylaşılmalı, yani dertleşmek gerekir. >> Ayrıca insanlara, belli şeyleri yapamayacağımızı yani “hayır” diyebilmeyi de öğrenmeliyiz. >> Kendimizi zorlamamalı, hepten sessiz de olmamalıyız. >>Kadınlarda şikayetler bedenî olduğu için, çözüm içinde doğum, nöroloji, dahiliye, kardiyoloji gibi değişik branştan doktorlara müracaat edilir. >> Mecbur kalınan vakalarda ise ilaç tedavisi yanında, ferdi psikotera-piler, hipnoz ve fizik tedavi gibi yöntemlerde büyük fayda vardır. >> Son olarak manevi yönden güçlü olmamız gerektiğini unutmamalı ve hastalara telkinde bulunmalıyız. 13 BELİRTİ sizde varsa kendinize dikkat edin! Somatizasyon Bozukluğu teşhisi koyabilmek için aşağıdaki belirtilerden en az 13 tanesinin aynı kişide görülmüş olması gerekir. >>Kusma veya bulantı >>Kol ve bacak ağrısı >>Nefes darlığı >>Sağırlık >>Yürüme zorluğu >>Karın ve sırt ağrısı >>Çarpıntı >>Çift görme >>Kas ve eklem ağrısı >>Sersemlik >>Bulanık görme, körlük >>İdrar yapma güçlüğü >>Karında şişkinlik hissi >>Ağrılı idrar >>Unutkanlık >>Cinsel organlarda ağrı >>İshal >>Baş dışında herhangi bir organdaki ağrı >>Yutma güçlüğü >>Bayılma >>Yediğini sindirememe >>Ses kısıklığı >>Sara benzeri nöbetler >>Göğüs ağrısı >>Cinsel isteksizlik, ilişkiden ağrı duyma >>Ağrılı, düzensiz âdet >>Aşırı âdet kanaması >>Gebelikte kusma SİNİRLENMEMEK İÇİN NE YAPMALIYIZ? Öfkemizi kontrollü tutarak başkalarını incitmeden ifade edebilmeliyiz. Belirli bir seviyeye kadar sinirli olmak normaldir. “Sinirlerimi bozuyorsun!” yerine “kendimi sinirli hissediyorum” demeliyiz. Bu söylem tarzı, öfkemizi, başkalarını suçlamadan, rencide etmeden, kırmadan ifade etmemizi sağlar. Sakinleşmek için, ayakta isek oturmak veya dolaşmak, elimizi yüzümüzü yıkamak, emin biri ile konuşmak oldukça faydalıdır. YUVA yıkan, insanları dosttan eden hastalık >> Kadınlarımız genellikle sıkıntılarını beden diliyle ifade ederler Bunun altında depresyon vardır. >> Mesela kocasıyla tartışma sonrası bayılan ve ağrı duyan kadın, bu belirtilerle, “Ruhsal açıdan bunalımdayım” demektedir. >> Yine kocasının her akşam dışarı gitmesini istemeyen hanım, “hasta olduğunu” söyler. >> Ekonomik yönden zayıf, evlenememiş veya mutlu evlilik yapamamış, eğitim düzeyi düşük kişilerde çok daha fazla görülür. >> Ailesinde bu hastalık olan çocuklar da risk altında. Örneğin annesinin sürekli hasta olduğunu söylemesi, çocuğu da zamanla ona benzetir. OKUYUCUYA CEVAPLAR Biriyle konuşurken yüzüm kızarıyor > Fatma D. / İZMİR >> Normalde beyaz tenliyim ama biriyle konuştuğumda yüzüm kırmızı kesiliyor, ellerim terliyor. Hangi bölüme gideceğimi bilmediğim için size yazmak istedim. CEVAP: Kıymetli kardeşim, senin yüz kızarmaların tamamen duygusal ve psikolojik yönden aşırı hassasiyete bağlı, sempatik sinir sisteminin aşırı aktif olması sonucu cildindeki yüzeysel kılcal damarlarının genişlemesinden ve ter bezlerinin de buna bağlı aşırı faaliyet göstermesinden kaynaklanmakta. Çok da önemli bir şey değil, kafana takma. Toplum içine çıkma yönündeki fobini, kendi kendini ikna veya Psikiyatristten yardım alarak yenebilirsin. Gönlünü geniş ve ferah tut. Her şeyin geçtiğini ve düzeldiğini göreceksin. Gerekirse ilaç ve diğer tedaviler için Damar Cerrahı ile görüşebilirsin. Göğsümde ayva yemiş gibi ağrı var > S.S. / ÇANAKKALE >> 28 yaşındayım, 85 kiloyum, sigara kullanıyorum, göğsümde ayva yemiş gibi ağrı var, ne tavsiye edersiniz? CEVAP: Sevgili kardeşim, kilolu isen zayıflamalısın. Göğsündeki ve yemek borundaki yakınmaların Nevralji dediğimiz sinir ağrıları. Aynı durum, yemek borunu çalıştıran sinirlerin etkilenmesi ile olmakta. 6 ay -1 seneye kadar sürebilir. Koruyucu ve tedavi edici olarak B1, B6, B12 vitaminlerinden her akşam tok 1 tane almanda fayda vardır. Reflü için de, proton pompası inhibitörü ilaçlarına, gece yatarken H2 antagonisti ilaçlardan 40 mg’lık 1 tanesini kullanman daha da rahatlatır. Yine kortizon kullandığın için, yemeklerinde tuzu azaltabildiğin kadar azalt. Diyetine de dikkat et, önceki tavsiyelerimizi uygula. Kilolarımdan dolayı eklemlerim ağrıyor > Rumuz Demirtaş >> 50 yaşında, oldukça kilolu bir bayanım. Tedaviye rağmen yerden kalkarken, merdivenden inerken, namaz kılarken eklem yerlerim ağrıyor... CEVAP: Kıymetli Abla, kilolu olman bu konuda büyük dezavantaj. Hem eklem yerlerinde kireçlenme ve yüzeylerinde bozulma, hem de bunların üzerine eklenen mikrobik olmayan iltihaplar ile çok daha sıkıntılı durumlara girersin. Kan tahlilleri ile şikayetlerinin gerçekten iltihabi bir romatizma mı, yoksa kiloya bağlı kireçlenme mi olduğu tespit edilerek ona göre tedavilerin planlanır. Ama hangisi olursa olsun, kilo verip eklem yüzeylerindeki yükü azaltman gerekir. İlaçlardan fayda görmemen, kilo vermenin önemini göstermektedir. Romatoloji konusunda ise tecrübeli bir dahiliye uzmanına muayene ol. Yanlışlıkla safra kesesini almışlar > Ender T. >> 14 yıl önce eşimin boş safra kesesini aldılar! Asıl sorunu mide rahatsızlığı iken, midenin çıkışında olan ülser teşhis edilememiş. Sanki hamile gibi karnı şişik, ağrılar da cabası. Çok üzülüyor, yardım ederseniz çok seviniriz. CEVAP: Değerli okuyucum, bu anlattıklarınızdan, özellikle adale erimeleri, iştahsızlık, karın şişkinliği eşinizde kronik karaciğer hastalığı ve onun zemininde gelişmiş dekompanse karaciğer yetersizliği olabileceği akla gelmekte. Muayene bulgularınızı ve buna göre yapılacak tetkiklerinizi görmeden, net ve kesin yorumda bulunmak oldukça zor. Bir dahiliye uzmanına muayene olun. Ona göre kesin ve şifa verici bir tedavi planlanır. Allah’tan hiçbir zaman ümidinizi de kesmeyin. Ayakkabıya takılan taban boy uzatır mı? > Ayşe K. >> 16 yaşındayım, boyum 1.60 cm, kilom 50. Uzamak istiyorum, ayakkabı tabanına katılan tabandan boy uzar mı? CEVAP: Kıymetli Ayşe, daha önce benzer konulardaki sorulara cevaplarımda belirttiğim gibi, kişilerin boy uzamasında etkili olan başlıca faktörler; genetik irsiyet, kalsiyumdan zengin süt ve balık yağı muhtevası fazla olan sağlıklı ve dengeli beslenme ile basketbol ve voleybol gibi vücudu geren sporlardır. Bunun dışındaki her uygulama ve kullanılan her maddenin boy uzatma konusunda hiçbir faydalı etkisi yoktur. Boşuna paranı harcama! Domuz gribi aşısı olmalı mıyım? > Ali Rıza Aslan / Erzincan >> 17 yaşında, 55 kiloyum. Sık sık grip oluyorum. Saman Alerjisi adlı sayfanızdaki tüm belirtiler bende de var. Şu ana kadar hiç grip aşısı olmadım. Doktor alerji ve grip ilacı verdi. Grip olmadım ama yine de domuz gribi aşısı olmalı mıyım? Tehlike altında mıyım? CEVAP: Sevgili Ali, sende tamamen alerjik zeminde gelişen Allerjik Rinit dediğimiz bir hastalık mevcut. Büyük ihtimalle de ev tozuna karşı alerjin var. Tozlu ortamlardan ve yün eşyalardan uzak dur. Griple uzaktan yakından alakası yok. Hekim arkadaşımızın tavsiye ve tedavilerini uygula. Ahmedim, yanağı çok dert edinme! > Ahmet Yeşil >> 13 yaşındayım. Son günlerde kulaklarımda kızarıp yanma oluyor, bir zaman sonra geçiyor. Sizce ne yapmalıyım? CEVAP: Sevgili Ahmet, arada olup bir müddet sonra geçen yüz ve kulaklardaki kızarıp yanma şeklindeki değişiklikler, cilde yakın damarların ani genişleyip normale dönmesi sonucu oluşur. Çoğunun temelinde ise sosyal fobi gibi kalabalık bir ortama girildiğinde veya toplum içinde bir konuşma şeklinde psikolojik sebepleri vardır. Kendi iç dünyanı ve psikolojini bu konularda ikna edersen veya bir uzmandan yardım aldığında, zamanla geçecektir. Çok da dert etmene gerek yok. Yorgun olmak neyin belirtisi? > Ahmet Akyıldırım >> 25 yaşındayım, boyum 1.75, kilom 76, evliyim, kansızlık var, çok yorgunum, acaba bunun sebebi ne olabilir? CEVAP: Kıymetli kardeşim, bu yaşlarda, sağlıklı kişide kansızlık olmaz. Kola ve günde 10 küçük bardak koyu çay da kansızlığa zemin hazırlayabilir. Yorgunluğunun sebepleri tetkiklerle ortaya çıkar. Grip dediğin şikayetin, gerçek grip olmayıp alerjik nezle. Bu da çoğunlukla ev tozuna bağlıdır. Tozlu ortamlar ile toz tutucu yünlü eşya kullanımından kaçınarak ve her gece yatarken Tip 1 antihistaminik ilaçlardan 1 tane alırsan, şikayetlerin büyük ölçüde kaybolacaktır. Yoğun çalışma tempon, stres birikimine bağlı olarak da psikolojik kökenli yorgunluk çekiyor olabilirisin. HER DERDİNİZİ BANA YAZIN Bana sağlıkla ilgili her konuda soru iletebilirsiniz. Uzmanlık alanımın dışındaki konuları ise ilgili hekim arkadaşlarımızı da misafir ederek sizlere elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışacağım... e-mail: aile.doktoru@tg.com.tr Adres: 29 Ekim Cad. No: 23 Yenibosna-İSTANBUL
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106630
    % -0.15
  • 5.6904
    % -0.06
  • 6.3089
    % 0.08
  • 7.3689
    % 0.1
  • 269.298
    % -0.19
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT