BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Demirel’e kimler karşı?

Demirel’e kimler karşı?

Demirel’i istemeyenler ve şaibe isnadında bulunanlar şahsi husumet besleyenlerdir. İki ihtilalde kılına bile dokunulamamış bir isme şaibe isnadı fevkalade çirkindir. Ayrıca hinterlandımızın babası konumunda olan Sayın Demirel’i istemeyenler oylama öncesinde adaylarını açıklamak durumundadırlar.



Önceki akşam Kanal 7’de Zahit Akman’ın programında Ekrem Pakdemirli, Nevzat Ercan ve telefonla bağlanan diğer isimleri izledik. Konu; Cumhurbaşkanlığı için Anayasa değişikliği ve Sayın Demirel’in adaylığıydı. Ekrem Pakdemirli program boyunca Demirel’e kin kustu. Aklanamamış olmaktan, aile fertleri ile ilgili spekülasyonlara kadar bir dizi şey söyledi. Doğrusu bu sözleri Sayın Pakdemirli’ye hiç yakıştıramadık. İki ihtilal geçirmiş ve de o ihtilal yönetimlerinin çok aramalarına rağmen zerre leke bulamadığı Sayın Demirel’e şaibe ithamı fevkalade çirkin olmuştur. Efendim ya aile fertleri mi diyecek Ekrem bey? İnsanların arkadaşlarını seçme şansı vardır da, ailelerini seçme hakkı yoktur. Bir başka şey suçların şahsiliği de, en temel evrensel hukuk kuralıdır. Buna rağmen şaibe isnadında bulunmak ancak kasıtla mümkündür. Nitekim Pakdemirli de Sayın Demirel’le davalıdır ve ondan dolayı böyle konuşmaktadır. Bu örnekte de görüldüğü gibi Sayın Demirel’e “hayır” diyenlerin çok önemli bölümü şahsi husumet besleyenlerden oluşuyor. Pakdemirli’nin benzerleri az da olsa medya’da mevcuttur. Dikkat edin bugünlerde Sayın Demirel’in aleyhinde konuşan ağırlıklı olarak bu güruhtur. Bunlar bir etki alanı oluşturup tepkiyi genişletmek istiyorlar ama bir türlü mesafe de alamıyorlar. Kamuoyunun kesin eğilimi Sayın Demirel’in bir dönem daha kalması yönündedir. İstemeyenlerin şahsi bir kızgınlığı ya da hesabı var da, isteyenlerin şahsi bir çıkarı ya da beklentisi yoktur. Cumhurbaşkanlığı makamı zaten ferdi bir beklentiyi karşılayacak bir makam değildir. İsteyen çoğunluğun tek gerekçesi ise, ülke yararı ya da çıkarıdır. PARTİLER NE YAPACAK? Kafkasya’dan Balkanlar ve Orta Asya’ya sözü iki edilmeyen bir “ağabey” ve de bütün dünya’da “duayen” lider olan Sayın Demirel’in Cumhurbaşkanı olarak bir dönem daha gerekliliği aslında özel bir kini olmayan herkesin, hatta ve hatta âmâların da aptalların da malumudur. Türkiye, Türk hinterlandının babası kabul edilen Sayın Demirel’den 5 yıl daha yararlanmaya şartlar gereği mecburdur. Gelelim partiler ya da Parlamentonun ne yapacağına? Kuşkusuz partiler ve liderler bu gibi oylamalarda teorik olarak devre dışıdır ama bizdeki pratik de ortadadır. Dolayısı ile lider temayülü elbette etkili olacaktır. Parlamentonun en büyük partisi DSP’nin Sayın Ecevit’in dışında bir tavır koyması mümkün değildir. DSP oylama kapalı olacağından en fazla üç-beş fire verebilir. MHP ise tutarlı çizgisini sürdürüyor. Devlet Bey Anayasa değişikliği olayında verdiği sözü tutacaktır. Burada da oylama gizli olduğu için belki üç-beş fire olabilir. DYP ise Sayın Çiller’in kararlılığı ile en az fire verecek partidir. Kamer Genç’in dışında bu parti muhtemelen tam kadro Sayın Demirel’e evet diyecektir. DYP ile ilgili söyliyeceğimiz Cumhurbaşkanının halk tarafından seçimi olayında ısrarlı olmamasıdır. DYP, olmayacağı kesin olan bu hadiseyi niçin çıkardı ve niye ısrar ediyor anlamış değiliz. Gelelim ANAP’a? Bu parti ile ilgili ciddi tereddütlerimiz var. ANAP’da sayın Demirel’e şahsi husumeti olanlardan, Mesut Bey’i Çankaya’da görmek isteyenlere ve Mesut Bey sonrasında liderlik hesapları yapanlara kadar çok önemli bir kesim değişikliğe olumlu oy vermeyebilir. Evet Mesut Bey’in bugünkü tutumu fevkalade takdire değerdir ancak ANAP belirsiz bir görüntü veriyor. Ve Fazilet Partisi? FP de DYP gibi halk tarafından seçim diyor ve bu olmazsa 5 artı 5’e sıcak bakacağını ifade ediyor ama bu parti yine de muğlaktır. Evet FP’den Anayasa değişikliğine parti olarak olumsuz tavır olsa bile bazı sağduyulu isimlerden oylama gizli olduğu için oy gelecektir, ancak tamamının bu çizgiye gelmesi şu gün için sürprizdir. Sonuç mu: Kesin olmamakla ve hatta tehlike bulunmakla beraber Anayasa değişikliği ihtimali yine de yüzde 50’nin üstündedir. Peki ya Sayın Demirel olmazsa? Evet partiler ya da milletvekilleri Anayasa değişikliğine hayır diyeceklerse Sayın Demirel’in yerine oylama öncesinde bir aday bulmak durumundadırlar. Bugünün ikliminde Sayın Demirel’den daha uygun ve kaliteli bir aday bulabilirlerse varsın değiştirmesinler Anayasayı. Bulamadan verirlerse bilsinler ki tarih önünde sorumlu olacaklardır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT