BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Batının oyunlarına kapılmamak

Batının oyunlarına kapılmamak

Bağımsız Türk Yargısı’nın terörist başı Abdullah Öcalan hakkında verdiği karara ilişkin dosyanın AİHM’nin yürütmenin durdurulması kararına uyularak Başbakanlıkta bekletilmesi, gerek olayın niteliği, gerekse bundan sonraki gelişmeler açısından kaygı vericidir.



Türk Ocakları Basın Açıklaması: Bağımsız Türk Yargısı’nın terörist başı Abdullah Öcalan hakkında verdiği karara ilişkin dosyanın AİHM’nin yürütmenin durdurulması kararına uyularak Başbakanlıkta bekletilmesi, gerek olayın niteliği, gerekse bundan sonraki gelişmeler açısından kaygı vericidir. Cumhuriyet döneminin en önemli gailesini teşkil eden bu silahlı ayaklanmanın iç ve dış bağlantıları düşünüldüğünde, Devlet’in maruz kaldığı komplonun şimdilik sadece görüntü değiştirdiği için de tehdidin devam ettiği söylenebilir. Silâhlı Kuvvetlerimizin ve güvenlik güçlerimizin kararlı mücadelesi neticesinde geniş ölçüde ezilen ve silahlı yöntemle sonuç alamayacağını gören PKK konuya siyasi boyut kazandırmak suretiyle yeni bir strateji denemektedir. Şimdiye kadar teröristlere lojistik destek sağlayan, eğitim ve örgütlenme imkânları hazırlayan Avrupa ağırlıklı dış kaynaklar, bu yeni süreçte etkili bulundukları her plâtformda aleyhimizdeki tutumlarını, mevcut siyasî konjonktür çerçevesinde sürdürmekte son derece kararlı görünüyorlar. Son olarak AB Parlâmentosu’nda oluşturulmasına başlanılan Kürt lobisi bunun somut örneğidir. Terörün hedef ve amaçları ortadadır. Gerek terörist başı ve gerekse onun legal ve illegal destekçileri, siyasi örgütleri özenle seçtikleri cümlelerin arasında bunu açıkça ifade ediyorlar ve Devletimizi tehdit cür’etinde bulunuyorlar. Şartları objektif şekilde değerlendirerek her şeyi AB ile münasebetlerimize bağlamayarak üniter yapımızı bozmak için çalışanları cesaretlendirecek tutumlardan kaçınmak mecburiyetindeyiz. Bazı siyasi çevrelerin ve devlet yöneticilerinin “Kürtçe eğitim ve TV yayını” konularındaki beyanlar iyi düşünülmeden ortaya atılan yanlış görüşlerdir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da “Bu tutumun üniter yapımızı bozacağına dair” görüşüne de aynen katılıyoruz. AB’nin bizi yedeklik bekleme odasına alışının hangi niyet ve amaca matuf olduğunu doğrusu açıkça bilmiyoruz. Bazı Batılı yetkililer “Türkiye kandırılıyor, aslında Birliğe almak niyetinde değiliz” anlamında açıklamalar yaparlarken, kendimizi gerekenden çok daha aşırı ölçüde AB’ye kaptırmamız ülkemize korkunç hayal kırıklıkları ve yepyeni huzursuzluklar taşıyabilir. Türkiye’nin AB’ye katılma arzusunu ne hapasına olursa olsun ama mutlaka olsun anlamı taşıyan tavırlarla ortaya koymamalıyız. Avrupalının ölçüsüz isteklerine kapı aralarcasına ülke bütünlüğü başta olmak üzere Kıbrıs ve Ege konularında bilinen niyetlerin uygulanmasına razı olmayalım. Devletimizin kurucusu Atatürk’ün çok daha çetin şartlar içerisinde bulunulan ilk dönemlerde, ülke bütünlüğüne yönelik eylemlere nasıl mani olduğu unutulmamalıdır. Atatürk’ü her türlü tavır ve eylemlerinde referans göstermeye kalkan ve çoğu kere kendi yanlışlarını dahi ona mal etmek suretiyle itibar sağlamak isteyen bazı çevrelerin, PKK terörü karşısındaki unutkanlıklarını ibretle müşahede ediyor ve kınıyoruz. Türk milleti, nice çetin problemin üstesinden gelerek ve her türlü husumet engelini aşarak bu coğrafyayı vatanlaştırdı. Tarihimizde vatana ihanet etmenin bedeli hainlere mutlaka ödettirilmiştir. Öcalan ve PKK da eylemlerinin cezasını ergeç göreceklerdir. Gereksiz bir yılgınlık anlamı taşıyan ve gerçekçi olmayan görüşlerle oluşturalan politikaların, (zaman çok geç olmadan) yeniden gözden geçirilmesi şarttır. Ülkemizin yüce çıkarları için bunda zaruret vardır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT