BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kahpe Bizans

Kahpe Bizans

Tarihle alay edildiği iddiaları olduğu için doğrusunu söylemek gerekirse “Kahpe Bizans” filmini seyretmeğe giderken önyargılıydım.



Tarihle alay edildiği iddiaları olduğu için doğrusunu söylemek gerekirse “Kahpe Bizans” filmini seyretmeğe giderken önyargılıydım. Seyircilerin çoğu 8-12 yaş grubundan (çoğunluğu nedense erkek) çocuklardı. İçimden “Eyvah”dedim, “Şimdi bir değerler manzumesinin hallaç pamuğu gibi atılacağı bu film yüzünden tarihe olan saygı ve inancın genç dimağlarda toplu çöküşüne şahit olacağım.” Jenerikte Yunan harfleri, ingilizce başlıklar görünce sinsi önyargılarım devam ediyordu: “İşte önce dilden başladı.” diye düşündüm. Sinemacı bir değerli dostumun, “Bu ülkede adının altına yönetmen yazılı bir kart bastırdın mı yönetmen olursun.” sözünü hatırlayıp kendi kendime “Allah bu Gani’ye yürü ya kulum dedi ya, artık ne yapacağını şaşırdı. Kitaplarla, televizyon oyunlarıyla. Gazete yazılarıyla yetinmedi. Şimdi de yönetmenliğe kalkmış... Bir yerlerden destek görüyor ya, tam fırsatçılık yapıyor. Bunca reklam desteği olduktan sonra dedem bile yönetmenlik yapmağa kalkar” diye söylenerek düşüncelerimi adamakıllı negatifleştirdim. Yani tam bir negatif kutup olarak seyre daldım. Fakat düşündüğüm gibi olmadı. İmparator İlletyus rolündeki Mehmet Ali Erbil’in ağırlıklı olduğu ilk sahnelerde gevşemeğe başladım. Miki Mavs dünyasına hoş gelmiştim! Tarihi bir film diye gidiyorsunuz ama tarihle bağlantı kuramıyorsunuz. Hiçbir şeyi ciddiye alıp afra tafra yapamıyorsunuz. Öylesine apayrı, kendine özgü, masalımsı, komik, matrak, hafif bir tür ortaya çıkmış. Özetlemeğe kalktığınızda bol kepçe gırgır, şamata, eğlence diyorsunuz. Alınganlık etmeğe gerek duymuyorsunuz. Bakıyorum, seyirci çocuklar gülmekten katılıyor. İçlerinde tarihe karşı menfi duygular uyandığını hiç sanmıyorum. Bilakis filmin çocuklarda tarihe karşı bir sempati uyandıracabileceğini bile düşünüyorum. Öyle ya, okullarda öğretilen, ezbere dayanan, o sıkıcı “tarih” derslerinin biraz sempatiye ve güleryüze ihtiyacı vardı. Diyeceğim, film üstünde öyle ciddi tartışmalar yapmağa, fırtınalar koparmağa gerek yok bence. Oyuncular çok iyi. Mizansenler hoş. Sahneler hoş. Müzik hoş. (Hele finalde ozan rolündeki Cem Karaca gerek şarkısı, gerek sesiyle çok iyi oturmuştu) Başka ne diyeyim? Tebrikler Gani Müjde! Yalnız, çocuk seyircileri düşünüp keşke küfürleri bu kadar çok kullanmasaydın, cinsellik sahnelerinde daha ölçülü olsaydın ve daha yumuşak bir film adı kullansaydın. İnşaallah, bir dahaki sefere!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT