BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hazreti Ömer “radıyallahü anh”

Hazreti Ömer “radıyallahü anh”

Rivayet edilir ki, Ömer Fâruk devrinde, Muhasara edildi bir kale Şam şehrinde. Kale, öğleye kadar fethedilmediğinden, Hazreti Ömer Fâruk, gadaba geldi birden.



“Tövbe et günahına!” Rivayet edilir ki, Ömer Fâruk devrinde, Muhasara edildi bir kale Şam şehrinde. Kale, öğleye kadar fethedilmediğinden, Hazreti Ömer Fâruk, gadaba geldi birden. İslâm askerlerini toplayarak acele, Buyurdu ki: (ne için fethedilmez bu kale? Küffar dayanamazdı karşımızda bu kadar, Aramızda mutlaka, bir günah işleyen var.) Bilcümle mücahitler üzüldüler buna hep, Hepsi düşündüler ki; “Bu günah nedir acep?” O ara ağlayarak biri geldi erlerden, Dedi: (Aradığınız o hatâ oldu benden. Zira ben, teheccüde kalktığımda bu gece, Misvaksız abdest alıp, namaz kıldım öylece. Karanlık olduğundan bu hatâ etti zuhur, Sizin aradığınız o günah belki budur.) Buyurdu ki: (Tövbe et, öyleyse bu günaha, Terk etme bu sünneti, bundan sonra bir daha!) Bir gün de Ömer Fâruk, Bizans’ın kralına, Bir elçi göndererek davet etti îmana. Bizans imparatoru, bu teklife cevaben, Hediyeler gönderdi, bir elçisiyle hemen. Vaktâ ki Medine’ye o elçi geldiğinde, İslâm halifesini bulamadı yerinde. Zira o, o saatte sıvamış kollarını, Dul bir kadıncağızın örerdi duvarını. Dediler: (Elçi geldi, Bizans memleketinden) Buyurdu ki: (Buraya getirin onu hemen.) Dediler ki: (Efendim, yıkayıp elinizi. Bir yere otursanız, olmaz mı daha iyi?) Kabul buyurmayınca, elçi geldi nihayet, Onu böyle görünce, küçümsedi be gayet. Dedi: (Padişahınız bu kişi mi, ne ilginç, İmparator bilseydi, göndermezdi beni hiç.) O zaman Ömer Fâruk, gadaba geldi birden, Çamurlu ellerini uzatarak âniden, İki parmağı ile, işaret eyleyerek, Ona şöyle seslendi, fena hiddetlenerek: (Eğer göndermeseydi, o imparator seni, Şu iki parmağımla oyardım gözlerini.) Bizans imparatoru, bu hadise ânında, Hiçbir şeyden habersiz, otururken tahtında, Girdi iki gözüne, çamurlu iki parmak, Oyuldu ikisi de, böyle âni olarak. Elçi geri dönüp de, öğrenince bu şeyi, Hatırladı hemence, o günki hadiseyi. Hesap edip gördü ki, her iki hadise de, Aynı güne rastlıyor, hem de aynı saate.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT