BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Olağanüstü bölge

Olağanüstü bölge

Dün, elbette gerekiyordu, başka bir yol da kalmamıştı. Ülke birliği ancak olağanüstü yetkilerle donatılmış sivil ve asker bürokratların aldığı karar ve tedbirlerle korunabiliyordu.



Dün, elbette gerekiyordu, başka bir yol da kalmamıştı. Ülke birliği ancak olağanüstü yetkilerle donatılmış sivil ve asker bürokratların aldığı karar ve tedbirlerle korunabiliyordu. Ancak bir zamandır şartlar, sevindirici gelişmeler göstermektedir. Öteki bölgeler gibi Güneydoğu’da da sükûnet avdet etmiştir. Bir büyük fitne, bir büyük bozgun bitmiştir. Bu bir zaferdir; karşılığında 30 bin can kaybı ve katrilyonlarca maddi zarar olmuşsa da maksat da temin edilmiştir. Bu sebeple...Ve: Türkiye’nin her bölgesi aynı değerde olduğuna göre bundan böyle onlardan birinde şartları olağanüstü kabul edip sürgit aynı uygulamaları devam ettirmek doğru değil. Güneydoğu’yu olağan bir hayata kavuşturmanın günü gelmiştir. Zaten yöre insanı kendi imkânları ile bunu gerçekleştirmenin çabasında. Başta Diyarbakır olmak üzere OHAL şehirleri, emsallerinde olan her şeyi kendilerine taşıma gayretindeler. Şüphesiz ki olağan şartlara kavuşmak Türkiye’nin ekonomik iyileşmesi için de rahatlatıcı olacaktır. Eğer yıllar yılı Türkiye ekonomisi yüksek bir enflasyon seyri izlediyse bunda bölgede cereyan eden sıcak çatışmalar ve onun yol açtığı yan etkilerin büyük payı vardır. PKK’nın çökertilmesi ile şimdi iyileştirme süreci başlamıştır. Artık güvenlik tedbirlerinden ziyade sosyal imkânları çoğaltma dönemine girilmiştir. Çağdaş devletin bir özelliği de sosyal devlet olduğuna göre bölgelerarası farkları ortadan kaldıracak, eşitliğe dönük çalışmalara hız vermek lazım. Sağlık, eğitim, kültürel ve ekonomik destek arttırılmalı, bölge özel sektör için cazip hale getirilmelidir. Özel sektörün girmediği yer kalkınamaz. Sıcak çatışma yıllarında sermaye önemli ölçüde bu illerimizden büyük yerleşim birimlerine taşınmıştır. Şimdi bunu tersine çevirmek lazım. Meselâ, yabancı sermaye, kısmen olsun, Güneydouğu’ya da transfer edilemez mi? Bölgede yerli holding evlilikleri ile yeni şirketler kurulamaz mı? Bunları yapmak lazım. Emniyet temin edilmiştir. Sıra iktidarların alacağı müjdeli kararlarda. O bakımdan her şeyden önce... Bölge insanına “sana farklı bakmıyoruz, sana güveniyoruz; kimse birinci sınıf, ikinci sınıf vatandaş değil” demeli. Sadece demeyip bunu yaşatmalı. Bu da normal şartların, olağan hayatın getirilmesi ile olur. Doğru; şimdi bir de Hizbulvahşet denen bir dert çıkmıştır. Bu da dış desdekli. Ama; yine de olağanüstü durumdan çıkmak lazım. Birden ve topyekûn çıkılamayabilir. Kademe kademe, fakat mümkün olduğunca sür’atli şekilde olağan günlere dönülmeli. İtimad faktörü mühimdir. Terör bölge halkını esir almıştı. Şimdi hürriyetlerine kavuştular. Bundan böyle kalkınma, daha insanca yaşama şartlarına da kavuşmalılar. O bakımdan batıda idari olarak bulunmayan, orada da olmamalı. Batıda olan sosyal, ekonomik, kültürel imkânlar Güneydoğu’da da bulunmalı. Bir zaman sonra olağanüstü hal ve olağanüstü bölge diye bir yönetim şekli kalmamalı. Eğer olağanüstü yönetilecekse buna şu ân en fazla muhtaç olan İstanbul’dur. Böyle bir düşünce ciddiye alınamayacağına göre Güneydoğu’da niçin kalsın? Evet; itimad ve sevgi ve şefkat ve eşit imkânlar.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT