BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Her orduya bir harf

Her orduya bir harf

“Balyoz” kod adlı darbe planı iddiaları araştırıldıkça ilginç detaylar ortaya çıkıyor.Genelkurmay Başkanlığı, 1’nci, 2’nci, 3’üncü ve Ege Ordu komutanlıklarına her yıl yapacakları, “plan semineri, plan tatbikatı ve harp oyunlarına” isim koymaları için bir harf veriyor. Örneğin ordulardan birine “F” harfi verildiyse, onun sorumluluk bölgesindeki tatbikatların adı yıl boyunca hep “F” ile başlıyor. Böylece orduların aynı isimlerle başlayan seminer, tatbikat ve harp oyunu düzenlemeleri ve karışıklık yaşanması da önleniyor.



“Balyoz” kod adlı darbe planı iddiaları araştırıldıkça ilginç detaylar ortaya çıkıyor.Genelkurmay Başkanlığı, 1’nci, 2’nci, 3’üncü ve Ege Ordu komutanlıklarına her yıl yapacakları, “plan semineri, plan tatbikatı ve harp oyunlarına” isim koymaları için bir harf veriyor. Örneğin ordulardan birine “F” harfi verildiyse, onun sorumluluk bölgesindeki tatbikatların adı yıl boyunca hep “F” ile başlıyor. Böylece orduların aynı isimlerle başlayan seminer, tatbikat ve harp oyunu düzenlemeleri ve karışıklık yaşanması da önleniyor. Buna göre 2003 yılında Birinci Ordu’ya verilen harf, “B” değil. Bu da Genelkurmay’ın “Balyoz diye bir plan semineri yok” savunmasını teyit ediyor. Başbuğ’un “Plan semineri ile ilgili belgeler yakılmış olabilir” sözü de belgelendi. Araştırmalar sonucu plan semineri evraklarının imha tutanağı bulundu. Nihayet güneşi gördü Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz’ın, küresel ekonomik krizdeki performansı beğeni topladı. Başarısı, 2009 yılının “En İyi Merkez Bankası Başkanı” seçilmesiyle tescillendi. Başbakan Erdoğan’ın “One Minute” tepkisi nedeniyle hükümetin bu yıl katılmadığı Davos’ta da Türkiye’yi tek başına temsil etti. Yılmaz, para yönetimindeki başarısını espri yeteneğinde de gösteriyor. Örneğin, İstanbul’da geçen yıl yapılan IMF-Dünya Bankası toplantılarında, “Krize karşı B, C planınız var mı?” sorusuna verdiği “her duruma hazırlıklıyız” mesajı unutulmazdı. Yılmaz, evli olduğunu öğrendiği basın mensubuna, “Eşine sor bakalım. Elektrik, su kesildiğinde ne yapar? Mum nerede, bidon nerede biliyordur. Kafasında en az 2-3 çeşit stratejisi vardır” cevabıyla dikkat çekti. Yılmaz, kriz sürecinde tedbirin elden bırakılmaması uyarısını ise, “Tünelin sonunda bir ışık göründü. Ancak ışık güneş ışığı mı yoksa üzerimize gelen araba farı mı bilemiyoruz” sözleriyle yaptı. Merkez Bankası Başkanı, ekonomiye ilişkin ihtiyatlı değerlendirmelerine son noktayı Davos’ta koydu ve “Tünelin ucundaki güneş ışığı” dedi. Şimdi gözler IMF ile sürdürülen görüşmelerin, ekonomik büyümenin yanı sıra Merkez Bankası’nın para ve kur politikalarına yapacağı etkiye çevrildi. KKTC’de 18 Nisanda yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerini Derviş Eroğlu’nun kazanmasının, Talat-Hristofyas görüşmelerine nasıl yansıyacağı merak ediliyor. Nisan baş ağrıtıyor Ermenistan ile imzalanan protokollerin onay sürecinde yaşanan tıkanıklığın aşılmasında ve Kıbrıs’ta çözüm arayışlarında nisan ayı belirleyici olacak. Türkiye, Ermenistan Anayasa Mahkemesi’nin yol açtığı krizin aşılması için ABD, AB, Rusya, Fransa ve İsviçre’nin devreye girmesini bekliyor. Ermenistan’ın sessizliği can sıkarken, protokollere karşı çıkan Ermeni Diasporası, problemin sözde soykırım günü olarak benimsedikleri 24 Nisana kadar çözülmemesi için ellerini ovuşturuyor. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ise 18 Nisanda Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak. Mevcut konjonktürde Mehmet Ali Talat’ın yeniden seçilmesi zor görünüyor. Derviş Eroğlu’nun seçilmesinin de devam eden Talat-Hristofyas görüşmelerine nasıl yansıyacağı bilinmiyor. Bakalım Türk diplomasisi, nisan ayına kadar hem Ermenistan ile imzalanan protokoller hem de Kıbrıs’ta çözüm konularında ne gibi hamleler yapacak?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT