BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İnsan, tercih ettiğine kavuşur

İnsan, tercih ettiğine kavuşur

İnsan bir şeyi yapmayı veyâ yapmamayı tercih eder, diler yani kuvvetini kullanır. Sonra Allahü teâlâ da, bunu irâde eder, kud-retini kullanırsa, bu şey olur...



İnsanların bütün işlerini, hareketlerini yaratan Allahü teâlâdır. Kulların, istekli işlerini yaratması için, kullarında seçmek, dilemek gücü yaratmış ve bunları, işleri yaratmasına sebep kılmıştır. Kul, bir iş yapmayı dileyince, Allahü teâlâ da o işi irâde ederse yaratır. Kul tercih etmez ve dilemezse, o işi yaratmaz. Kul tercihini, ibâdet etmek için kullanırsa, ibâdet etmesini, günâh işlemekte kullanırsa, günâh işlemesini yaratır. Dürr-i yektâ şerhinde buyuruluyor ki: “İnsanların kalbleri veyâ bedenleri ile yaptıkları, canlılarda, cansız şeylerde meydâna gelen her işin, Allahü teâlânın ezelde bilmesi ve dilemesi ve yaratması ile olmalarına kader denir. İnsan bir şeyi yapmayı veyâ yapmamayı tercih eder, diler yani kuvvetini kullanır. Sonra Allahü teâlâ da, bunu irâde eder, kudretini kullanırsa, bu şey olur. Kulun tercih ve dilemesine kesb, Allahü teâlânınkine ise yaratmak denir.” ALIN YAZISINI ANLAMAK!.. İmâm-ı Muhammed Gazâlî hazretleri buyuruyor ki: “Cehennemlik olanın çalışması ne fayda verir deniliyor. Bu söz, bir bakımdan doğru, bir bakımdan yanlıştır. Doğru olması şöyledir ki, bu söz, söyleyen kimsenin felâketine sebep olur. Çünkü, ezelde Cehennemlik yazılmış olmanın alâmeti, bu suâlin hâtıra gelmesi, bundan dolayı çalışmayıp, tohum ekmemesidir. Dünyâda tohum ekmeyen, âhirette biçemez. Bir kimsenin açlıktan ölmesi, ezelde takdîr edilmiş olmasına alâmet; ‘ezelde açlıktan ölmek alnıma yazılmış ise, yiyip içmek fayda vermez’ düşüncesinin kalbine gelmesidir. Böyle düşündüğü için, yiyip içmez ve açlıktan ölür. Bunun gibi, ‘fakirlik kaderim ise, çalışmanın ne faydası olur?’ diyen biri de, çalışmaz, elbette fakîr kalır. Saâdet, zenginlik kaderi olan kimseye de, ‘zengin olması takdîr edilenler, çalışır, kazanır’ düşüncesi gelir ve bu düşüncesi, onu çalışmaya sürükler. Demek ki, bu düşünceler boş değildir. Ezeldeki yazı sebebi ile, kalbe gelir. O yazının meydâna çıkmasına sebep olur. Bir insan ne iş için yaratıldı ise, o işin sebeplerini onun önüne getirirler. Yoksa onu, sebepsiz olarak, o iş başına geçirmezler. Bunun içindir ki; (Çalışınız, herkes, ne iş için yaratılmış ise, o iş, ona kolaylaştırılır!) buyuruldu. O hâlde, herkes, sürüklenmiş olduğu hâllerden, işlerden, alnının yazısını ve âhirette başına gelecekleri anlayabilir. Derslerine çalışan, vazîfelerini yapan bir talebe, bu hâlini, sınıf geçeceği, ileride mevki sâhibi olacağı takdîr edilmiş olduğuna alâmet bilmelidir. Yoksa eğer, kalbine, ‘câhil kalacağım alnıma yazılmış ise, ne kadar çalışsam faydası olmaz’ düşüncesini getirirler, o da çalışmaz boş vakit geçirirse, alın yazısının câhil kalmak olduğunu anlamalıdır. İşte âhiretteki hâl için, kazâ ve kaderi de böyle bilmelidir. Nitekim sûre-i Lokmandaki âyet-i kerîmede meâlen; (Hepinizin dünyâya getirilmesi ve âhirette tekrâr diriltilmesi, bir kişinin yaratılması ve diriltilmesi gibidir) buyurulmuştur...” SONSUZ SAADETE KAVUŞMAK İÇİN... Bir işi yapıp yapmama hususunda, kişinin gücünün yetmesine kudret; yapmayı veyâ yapmamayı tercîh etmeye ihtiyâr; tercih olunanı yapmayı dilemeye irâde denir. Kulun işinin yapılmasında, yaratılmasında, önce bu işi ihtiyâr ve irâde etmesi lâzımdır. Kul, kudreti dâhilinde olan şeyi irâde eder ve bu isteğe, dilemeye kesb denir. Kul her istediğini yapamaz, istemedikleri de var olabilir. Kulun, her istediğini yapması, kulluk değil, ilâh olmayı istemek demektir. Allahü teâlâ, ihsân ederek, acıyarak, kullarına muhtâç oldukları ve emirlere, yasaklara uyabilecek kadar kuvvet, kudret yani enerji vermiştir. Netice olarak Allahü teâlâ, dünyâda bütün insanlara acıyor. Muhtâç oldukları şeyleri yaratıp, herkese gönderiyor. Dünyâda râhat ve huzûr içinde yaşamaları ve âhirette de sonsuz saâdete kavuşmaları için, ne yapmaları, nasıl inanmaları lâzım geldiğini açıkça bildiriyor. Bunları yapıp yapmamak, inanıp inanmamak, insanların tercihine bırakılmıştır. İnsan neyi tercih ederse, o tercih ettiği şeye kavuşur.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT