BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mali kural gerekli mi?

Mali kural gerekli mi?

Hayatın her alanında bedel ödeten, iki önemli illet var: -İlkesizlik ve belirsizlik.. Ekonomi söz konusu olduğunda da, durum aynı. Bir çok ülke, para ve maliye politikalarını kurala bağlayarak, ilkesizliği ve belirsizliği olabildiğince aşmaya, ekonominin aktörlerine daha geniş bir ufuk sunmaya çalışıyor. Biz ne mi yapıyoruz?



Hayatın her alanında bedel ödeten, iki önemli illet var: -İlkesizlik ve belirsizlik.. Ekonomi söz konusu olduğunda da, durum aynı. Bir çok ülke, para ve maliye politikalarını kurala bağlayarak, ilkesizliği ve belirsizliği olabildiğince aşmaya, ekonominin aktörlerine daha geniş bir ufuk sunmaya çalışıyor. Biz ne mi yapıyoruz? 2006 itibariyle, para politikasını kurala bağladık. O tarihten bu yana “enflasyon hedeflemesi” rejimiyle devam ediyoruz. Geçtiğimiz yıl açıklanan Orta Vadeli Program (2010-2012), mali disiplini ön plana çıkarıyor; maliye politikasını kurala bağlıyor. 2010’un ilk çeyreği sonunda, mali kurala ilişkin çalışmaların bitirilmesini ve 2011 itibariyle de uygulanmasını öngörüyor. Mali kural, her derde deva bir iksir değil elbette. Mali kuralın kapsamı ve konjonktürel duyarlılığı tartışılabilir. Ne var ki.. Maliye politikasını, orta ve uzun vadeli bir perspektifle kurala indirgemek: -Kamu açığını sağlam bir kazığa bağladığı, -Kamu borçlanmasının mali sistem ve milli gelir içindeki payını azalttığı, -Vadeyi uzattığı, faizi düşürdüğü, fiyat istikrarına, finansal istikrara ve dolayısıyla sürdürülebilir büyümeye katkıda bulunduğu ölçüde, son derece yararlı bir enstrümandır. *** Peki, büyümeyi ve istihdamı kamçılamak amacıyla, mali disiplinden vazgeçebilir miyiz? Kesinlikle vazgeçemeyiz. Neden mi? Biz bu filmi çok gördük. Geçmişte defalarca tanık olduğumuz üzere: -Mali disiplin raydan çıktığında, piyasanın sopasını hemen ensemizde hissediyoruz; “tırmanan risk primi, kısalan vade, yükselen faiz” üçgenine hapsoluyoruz. -Kamu borçlanması, para politikasının önünde kısıt oluşturuyor. -Başta Merkez Bankası ve Hazine olmak üzere, ekonomi yönetiminin manevra alanı daralıyor, ekonominin tüm oyuncuları, kısa vadeye kilitleniyor. *** Şunu unutmayalım: -Mali disiplin, bir “sürat koşusu” değildir. -Mali disiplin, “IMF kaynaklı bir takıntı ya da fantezi” hiç değildir. -Dahası, birilerinin zannettiği gibi, IMF programıyla başlayan, programın bitişiyle beraber rafa kaldırılan bir hedef de değildir. Uzun lâfın kısası, “maliye politikasına ilişkin bir takım kırmızı çizgileri” içimize sindirmek zorundayız.
Kapat
KAPAT