BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Konuşan Türkiye bölünmez

Konuşan Türkiye bölünmez

Arkadaşımız Şükran Kaban’a açıklamalarda bulunan Devlet Bakanı Faruk Çelik, demokratik açılım sürecini istismar edenlerin arasında kaldıklarını söyledi. Faruk Çelik, “Şu an ne yazık ki asıl meseleler yerine, muhalefetin tahrip ettiği ve zihin bulanıklığına sebep olan durumu düzeltmeye çalışıyoruz” dedi.



> ANKARA - Şükran KABAN ‘BULANIKLIĞI GİDERMEYE ÇALIŞIYORUZ’ Arkadaşımız Şükran Kaban’a açıklamalarda bulunan Devlet Bakanı Faruk Çelik, demokratik açılım sürecini istismar edenlerin arasında kaldıklarını söyledi. Faruk Çelik, “Şu an ne yazık ki asıl meseleler yerine, muhalefetin tahrip ettiği ve zihin bulanıklığına sebep olan durumu düzeltmeye çalışıyoruz” dedi. (Foto: Gökhan Kaya) Devlet Bakanı Faruk Çelik, Türkiye’nin normalleşmesi için Anayasa değişikliğinin şart olduğunu söyledi. Herkesin anayasa değişikliğinden yana olduğunu, ancak “siyasi kıskançlıklar” sebebiyle karşı çıkıldığını söyleyen Bakan Çelik, demokratik açılım sonucunda Türkiye’nin bölüneceği iddialarıyla ilgili olarak, “Konuşan Türkiye bölünmez. Susan Türkiye’den korkacaksınız” değerlendirmesinde bulundu. Bir taraftan da Alevi ve Roman çalıştayları ile ilgili çalışmaları yürüten Devlet Bakanı Faruk Çelik ile; demokratik açılımın geldiği nokta, anayasa değişikliği, AK Parti’nin oy oranının düştüğüne ilişkin tartışmalar gibi gündemdeki konuları konuştuk. - Alevi çalıştayları tamamlandı. Gelinen noktayı değerlendirir misiniz? - Cemevlerinin statüsü ile ilgili bir uzlaşı var. Din derslerinin zorunlu ve isteğe bağlı olması şeklinde değerlendirme yapıldı. Çözüm odaklı şekilde çalışmayı yürütüyoruz. Burada tabii ne sınırsız bir beklenti, ne de bu konuda bir şey yapılmayacak şeklinde bir düşüncenin kimsede hâkim olmaması gerekir. Bir yeri yıkıp bir yeri yapacağız diye bir yaklaşım kesinlikle söz konusu değil. Yapılmayanları yapma peşindeyiz. ÖNYARGILAR KIRILACAK - Uzlaşılan konuların hayata geçirilmesi ne zaman olacak? - Uzun, orta ve kısa vadede devam edecek konularla ilgili spesifik olarak toplantılar olacak. Konu Madımak’sa, Madımak’la ilgili çalışmalar yürütülecek. Din dersleriyse, ona göre çalışmalar yürütülecek. Biraz daha teknik şekilde, konunun ilgilileriyle değerlendirilecek. Cemevleri yasal açıdan, hukuki boyutu açısından ele alınacak. Uzun vadede alevi ve sünnî diye ifade edilen vatandaşların arasındaki önyargıları kırmaya dönük, her iki taraftan değerli bilim adamları ve katılımcıların katkısıyla paneller, konferanslar yapılacak. Bu her şeyden önemli. Önyargıları kırmadan, olayları yasal boyutlarıyla çözmek çok kolay değil. İLK ADIM MADIMAK - Atılacak ilk adım ne olacak? - İlk adım olarak Madımakla ilgili bir çalışmanın yapılması gerekiyor. Büyük ihtimalle onu ele alırız. - Muhalefetten destek alabilecek misiniz? - CHP ve MHP Grup Başkanvekilleriyle konuyu görüştük. MHP daha sıcak baktı, olumlu karşıladılar. CHP’nin de ılıman bir havası var. Bu konudaki görüşlerini aldıktan sonra yol haritasını netleştirmiş olacağız. - Nüfus cüzdanlarına din hanesi bulunmasıyla ilgili AİHM kararı var, nasıl değerlendiriyorsunuz? - Din hanesinin olması, birileri tarafından baskıcı bir şey olarak görülüyor. Tercihe de bağlı olabilir, kişi yazdırmak istiyorsa, buna da engel olmamak lazım. ROMANLAR İÇİN START - Romanlarla ilgili de bir çalıştay yapıldı, bu konuda ne gibi adımlar atılıyor? - Bir çalıştay yaptık, roman vatandaşlarımızın taleplerini belirledik. İlgili kurumlarda da çalışmaları başlattık. Valilere yazılar yazdık. Romanların sağlıklı konutlarda yaşaması için TOKİ ile hızlı bir çalışma yürütüyoruz. 14 Martta İstanbul’da Abdi İpekçi’de büyük bir toplantı gerçekleştireceğiz. Balkanlardan da yoğun bir katılım olacak. Avrupa Parlamentosu’ndan milletvekilleri katılacak. Roman vatandaşlarımızla ilgili elde edilen raporların içeriğiyle ilgili çözüm süreci Başbakan tarafından açıklanacak. Konutlar nerede, ne kadar yapılacak, eğitim nasıl olacak?.. Çözüm önerilerinin stardını verecek ve roman vatandaşlarımızla paylaşacak. Roman kardeşlerimize bir taraftan meslek eğitimi verilecek, bir taraftan konutlar yapılacak, bir taraftan okul yapılacak. - Anayasa değişikliğiyle ilgili tartışmalar var. Türkiye yeni bir Anayasa yapabilecek mi? - Türkiye’nin normalleşmesi anayasanın bütünden ele alınmasıyla mümkün olabilir. Önünde sonunda Türkiye bunu gerçekleştirecektir. Fakat güven konusunda bazı problemler yaşanıyor. Kimse anayasa değişmesin diye bir talepte bulunmuyor, herkes bulunuyor, ama sen değiştirme diyorlar, bunu hissi olarak yapıyorlar. İhtilal döneminin artığı olan problemler yumağını, Türkiye sivil bir anlayışla geride bırakmalıdır. Zor bir olay değildir. Ama ne yazık ki olay; istismar ve siyasi kıskançlıkların devreye girmesiyle farklı bir boyuta sürükleniyor. Çözüm Anayasadır, bu konuda Türkiye zaman kaybediyor. AK PARTİ OLMASA!.. - AK Parti’nin anayasayı değiştirmesine mi karşı çıkılıyor? - Türkiye bu siyasi istikrarın aslında kıymetini bilmeli. Muhalefet partilerinin düşünmesini istiyorum. AK Parti’nin iktidarda olmaması demek, Türkiye’de terörün ortadan kalkması demek değil ki. AK Parti’nin iktidarda olmaması demek, Türkiye’de Anayasa’nın ve ondan kaynaklı problemlerin ortadan kalkması demek değil ki. Bu problemler herkesin önünde dağ gibi duracak. O halde küçük bir siyasi destekle bu devasa dalgaları aşma imkânı varken, bu fırsattan Türkiye’yi mahrum bırakmanın sorumluluğunu, bence kafalarını yastıklarına koyduklarında düşünsünler. AK Parti’nin bu gücü, potansiyeli önemli bir fırsattır, önemli bir imkândır. Ama ne yazık ki bakış açısı bu şekilde olmuyor. ÇÖZÜM ÜRETMELİYİZ - Demokratik açılım süreci çok tartışıldı. Türkiye bölünüyor iddiaları gündeme geldi. Sizce böyle bir tehlike var mı? - Konuşan Türkiye bölünmez. Susan Türkiye’den korkacaksınız. Her şey konuşuluyorsa, herkes bildiğini mahallesinde, komşusunda, gazetesinde paylaşmıyorsa, esas problem bence oradadır. Şu anda tartışılan kapalı oyunlar, kapalı senaryoların oluşturduğu atmosfer, ne kadar sıkıntılı bir atmosfer. Oysa şeffaf toplumlarda açık konuşulmasının hiçbir zararı yoktur. Geçmişte “şu, şu orijinli vatandaşlarımız yoktur” demekle neyi çözmüşüz. Hiçbir şeyi... Ötelemişiz. Problemimiz neyse, açık konuşmalıyız. Samimi olarak devletimizin, milletimizin birliğine katkı sağlayacak şekilde formüller ve çözümler üretmeliyiz. “İstemezükçü” anlayışı terk etmemiz gerekiyor. İSTİSMAR EDİYORLAR - Açılımı yeterince anlatamadınız mı? - Süreci istismar edenler arasında kalan bir iktidar partisiyiz. Şu anda da ne yazık ki muhalefetin tahrip ettiği ve zihin bulanıklığına sebep olduğu durumu düzeltmeye çalışıyoruz. Daha net bir ifadeyle, DTP’nin Habur’daki istismarları, MHP ve CHP’nin topluma farklı şekilde anlatıyor olmaları, bir zihin bulanıklığı oluşturdu. İktidar, problemi çözmekden ziyade, ağırlıklı olarak oluşan bu tabloyu düzeltmeye çalışıyor. Bu da önemli bir zaman kaybı. Umuyorum ki önümüzdeki süreçte vazgeçmeden, en ufak bir duraksama yapmadan bu konudaki hedeflerimize ulaşacağız. Geri adım yok. Kavga herkese ders olsun Bakan Faruk Çelik, Meclis’te AK Parti ve MHP arasında çıkan kavgayı şöyle değerlendirdi: “Konu içine ailelerin karıştırılması son derece yanlış. Kişinin mahremine, özeline dönük konunun, alaycı şekilde ele alınması tabii ki herkesi rahatsız ediyor. Bu yönüyle olay çok yanlış olmuştur. Gensoru verebilirsiniz, hükümeti, bakanları, başbakanı eleştirebilirsiniz. Bunlar saygıdeğerdir. Ama konuyu bırakıp başka yöne geliyorsunuz. Tasvip edilmesi mümkün olmayan şeyler bunlar. Olmamasını hepimiz temenni ederdik. Üzüntücü verici şeyler oldu. Olayda çok daha vahim şeyler olabilirdi. Daha önce biz bunu yaşadık. Bir milletvekili arkadaşımız sıkışıklıkta kalp krizinden öldü. Allah korudu. Daha büyük sıkıntı yaşanmadan olay bitti. Ders olsun derler ya, umarım öyle olur.” Bu muhalefetle oy düşmez Açılım tartışmaları sonrasında AK Parti’nin oylarında düşme olduğu iddialarına, Bakan Faruk Çelik şöyle cevap verdi: “Türkiye’de iktidar problemi olmadığına inanıyorum. Muhalefet problemi var. Bizim için muhalefet son derece uygun bir zemin şu anda, ‘bunlara niye kızıyoruz’ diye soruyorum. Ömürlerinin uzun olmasından yana bir tavır içerisinde olmamız gerekir. Türkiye’de ne duble yola, ne toplu konuta, ne barajlara, ne dış politikaya karşı geliştirilen bir alternatif var mı? Hiç duydunuz mu? Muhalefet önünüze çare koyarsa, o zaman AK Parti’nin oylarının düşüp düşmediğini tartışmamızın bir anlamı vardır. Bunu söyleyemeyen bir muhalefetin oyu niye artsın? Vatandaşın bizden memnun olmadığı şeyler de vardır mutlaka. Ama vatandaş sandığa gittiği zaman ‘bunlar üretiyor, bunlar problem çözüyor, diğerleri bir şey demiyor’ diye, yine AK Parti’yi hep tercih edecektir. Önümüzdeki seçimde de halk, AK Parti’yi yine tercih edecektir.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT