BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gül: Kırmızı kitap Anayasa değil

Gül: Kırmızı kitap Anayasa değil

Kırmızı Kitap olarak bilinen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nin Anayasa’nın üzerinde olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Gül “Demokratik hukuk devletinde böyle şeyler mümkün değil” dedi



> YENİ DELHİ - Nuri ELİBOL Resmi ziyaret için Hindistan’a giden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Gül, Yeni Delhi’de ilgiyle karşılandı. ANAYASA İÇİN MUTABAKAT VAR Yeni bir anayasa için de büyük bir mutabakat olduğunu ifade eden Gül, “Bu Meclis’e yeni bir anayasa yapmak yakışırdı ama çeşitli sebeplerden dolayı bu fırsat kaçırıldı” dedi. Milli Güvenlik Siyaset Belgesinin Anayasa’nın üzerinde bir belge olmadığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Demokratik hukuk devletinde böyle olması mümkün değil. Bu bir rehber metindir. 10 sene önceki demokratik standartlarımızda bugünkü aynı mı?” diye konuştu. ‘kırmızı kitap’ olarak da bilinen Milli Güvenlik Siyaset Belgesinin Anayasa’nın üzerinde bir belge olmadığını hatırlatan Gül, TBMM’nin yeni Anayasa yapma fırsatını kaçırdığını da söyledi. Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye’den Hindistan’a 15 yıl aradan sonra cumhurbaşkanı düzeyindeki ilk ziyareti gerçekleştirdi. Gidiş yolunda kendisine eşlik eden gazetecilerin sorularını cevaplandıran Cumhurbaşkanı, önemli mesajlar verdi. KARŞILIKLI SAYGI ŞART TBMM’de yaşanan kavga konusundaki bir soru üzerine Gül, “Meclis’teki son gelişmelerin (kavga) benzeri geçmişte de olmuştur. Türkiye’nin siyasi tarihinde 1990’larda 70’lerde bunun örnekleri çoktu. Ama bunlar siyaseti zayıflatır. Siyasi mücadele ülkenin gücüne güç kadar ama bunlar TBMM’nin yüceliği ile uyuşmayan görüntüler. TBMM’de yaşanan kavga sonrasında bütün partilerin milletvekillerinin üzgün olduğunu düşünüyorum. Saygılı ve seviyeli siyasi mücadele Türkiye’nin gücüne güç katar. Süratle buradan çıkmak gerekir. Bu Meclis’in kıymetini bilmek gerek. Bu Meclisi küçük görmemiz lazım” diye konuştu. Türkiye’de yoğun bir gündem yaşanırken, bir haftalık seyahatle ülkeden uzak kalacağı hatırlatılan Gül, “Tamamen içe kapanırsak çok büyük fırsatları kaçırırız” cevabını verdi. ANAYASA FIRSATI KAÇTI “Yeni Anayasa” konusuna da değinen Gül, “Türkiye’de daha iyi, yeni bir Anayasa konusunda mutabakat var. Herkesin bir taslağı var. Temel konularda aralarında bir farklılık yok. Kimse Anayasa’nın temel ilkelerini değiştirmek istemiyor. Metot ve şekilden dolayı yapılamamış vaziyette. Yeni bir Anayasa fırsatı kaçtı. Bu Meclis’e yakışırdı, ama olmadı. Şimdi parça parça yapılan değişikle ilgili olarak da bir şey söyleyemem” dedi. KIRMIZI KİTABIN İKİ AYAĞI VAR “MGSB’nin güncellenmesi için hazırlıklar var? İç ve dış tehdit değerlendirmesinde değişiklik olacak mı?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Gül, “Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nin iki ayağı var. Bir içerde tehdit var mı, bir de dış ayağı. Türkiye’nin başta çevresi olmak üzere birçok komşu ülkede soydaşları var. Başka ülkelerin vatandaşları bunlar. Bir de NATO müttefikleri var. Bütün bu konular açık açık konuşuluyor zaten. Her bir ülkenin böyle MGSB’si vardır. Türkiye gibi büyük bir devlet olan, komşularından kaynaklanan terör problemleri olan bir ülkenin tabi ki böyle bir belgesi olması doğaldır. Açık olanı gizli olanı vardır. Daha önce de sıfır ve beşli biten yıllarda yenilenirdi. O sebeple bu yıl, bu tartışmanın yapılmasını normal buluyorum. Önemli olan, bunlar yazılırken analizler ve tahliller ne kadar gerçekçi. Ona bakmak lazım. Ayrıca komşularımızla şimdi sıfır problem politikası izliyoruz. Ben bunun bugünkü realiteyi dikkate alarak yazılacağına inanıyorum” dedi. MGSB ANAYASA ÜSTÜ DEĞİL MGSB’nin Türkiye’de bazı dönemlerde ‘Anayasa üstü’ bir belge olarak görüldüğünü kaydeden Gül, “Bu tamamen yanlış!.. Bu bir kanun Anayasa değil. Demokratik hukuk devletinde böyle olması mümkün değil. Önemli olan tehditlere karşı bunların alınabilmesidir. Bu bir rehber metindir. Bazı şeyleri açık açık Anayasaya yazamazsınız. Dış ülkeleri ilgilendiren konular var. Gizliliği de buradan kaynaklanıyor. Bu, bazı dönemler Anayasa gibi gösterildi. Anayasa’nın üzerinde görenler de oldu, bilgisizlikten... (Kurtlar Vadisi örneği verilince) Geçmişte bakanlara bu belgeyi ‘okuyun, ezberleyin, geri verin’ denildiği zamanlar olmuş. 10 sene önceki demokratik standartlarımızda bugünkü aynı mı?” dedi. Cumhurbaşkanı Gül, belgenin dışa dönük ayağı değerlendirilirken açıkça tartışılmasının riskler taşıyabileceğine dikkati çekti. Gül, yeni bir siyaset belgesinin bugünkü realiteleri göz önüne alarak hazırlanması gerektiğini vurguladı. HEM OKUDUM HEM YAZDIM MGSB’yi hem okuyup hem de yazdığını kaydeden Cumhurbaşkanı Gül, “İlk olarak Dışişleri Bakanlığım döneminde bunları yazarken değişmesi gerektiğini bilerek yazdım. Bugünkü tartışılanlar daha eski dönemlere ait olanlar. Bunlar birkaç defa değişti. Bu belgeler birgün bizde de herkese açık olabilir, ama bölge istikrarı kazandığında... Çünkü dış konular gizliliğin kaynağı” diye konuştu. ÖNEMLİ OLAN TERÖRÜN BİTMESİ “Demokratik açılım”a da değinen Gül, “Zor konular bunlar, birden bire olmuyor. Hepimiz bu vatanın çocuklarıyız, sahipleriyiz. Demokratik standartların yükselmesine bağlı. İki sene öncesinde tabu olan şeyler rahatça tartışılabiliyor. Önemli olan terörün bitmesidir. Devlet dışında eline silahı alan varsa bunlar başkaları tarafından yönlendirilir. Herkes bu ülkenin vatandaşı olduğunu göstermelidir. Hepsi bizim parçamız” dedi. EKONOMİDE BÜYÜK HAMLELER VAR Türkiye derin ve köklü bir değişimden geçtiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Gül, “Son dönemdeki özeleştirilere bakın, her seviyede var. Hepsi tartışılıyor. Daha önce adını duymadığımız bir iş adamı ‘bizim işimiz yarım milyar dolar’ diyor, Türkiye ekonomide göz kamaştıran bir imtihan veriyor. 10 yıllık sürece baktığımızda hamleleri görürüz. Dinamik bir süreç bu. Değişime de ideolojik bakmamak lazım” dedi. TARİHİ BELGELERİ GÖSTERDİ Hindistan ve Bangladeş ile ortak tarihe ilişkin belge ve fotoğrafları yanında getiren Cumhurbaşkanı Gül, bunları, aralarında Nuri Elibol’un da bulunduğu gazetecilerle paylaştı. Bu belgeler arasında Kurtuluş Savaşı’nın Mustafa Kemal Paşa’nın Hint heyetinin ağırlanmasına ilişkin talimatını gösteren belgesi de yer alıyor. İLİŞKİLERİMİZ OSMANLI’DAN BU YANA SÜRÜYOR Cumhurbaşkanı Gül, ilk durağı olan Hindistan’ın, dünyada en çok dolar milyarderi barındırmakla birlikte, Dünya Bankası verilerine göre, 400 milyon vatandaşının günde 1 doların altında gelirle hayatını sürdüren bir ülke olduğunu söyledi. Hindistan’ın 1770’lerde dünyanın ekonomik merkezi olduğunu söyleyen Gül, “Daha sonra bildiğiniz gibi bu merkezler Avrupa ve Amerika’ya kaydı. 1990’dan sonra Hindistan önemli ekonomik kalkınmalar yaptı” dedi. OSMANLI’YA YARDIMLARI UNUTULMAZ Hindistan ile ilişkilerin son yıllarda “donuk” geçtiğini kaydeden Gül, “Aslında 1200’li yıllardan 1800’lü yıllara kadar Türkler Hindistan’da etkindiler. Türkler bu ülkede hakimdi. O süreçte yapılan eserlerin çoğu Türklerin eserleridir. Osmanlı’nın son dönemlerinde ve İstiklal harbinde Hintlilerin Türkiye’ye yaptıkları yardımı unutmak mümkün değil. Daha sonra onlar “Bağlantısızlar Grubunda” biz de NATO’da yer aldık. Şimdi ilişkileri geliştirmeye çalışıyoruz” dedi. HER ALANDA İŞ BİRLİĞİ YAPABİLİRİZ Siyasi, ekonomik kültürel ve bilimsel açıdan her iki ülkenin büyük benzerlikler gösterdiğini kaydeden Gül, “Ortak yapabileceğimiz birçok iş var. Düşünün ki; 40 milyon bilgisayar mühendisinin olduğu bir ülke Hindistan. Sinema sektörü çok gelişmiş. Sinema konusunda büyük bir alt yapıları var. Gezimizde üniversitelerden Türkoloji uzmanları da var, Savunma Sanayi Müsteşarlığı’ndan arkadaşlar da var. Her alanda bu ülke ile iş birliği imkanı mevcut. Şimdiki Cumhurbaşkanı Yardımcısının dedesi 1’inci Dünya Savaşı’nda Türkiye’ye gelmiş ve bizlere yardımcı olmuş” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT