BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu TV programı ile nimetlere saygısızlık yapılmıyor mu?

Bu TV programı ile nimetlere saygısızlık yapılmıyor mu?

Yemek deyip de geçmeyelim ve nimetlere karşı nankörlük etmeyelim. Canlılar için Cenab-ı Hak tarafından ihsan edilmiş, sunulmuş, nice nimet ve gıdalar var. Bu nimetleri yememiz için ağız, diş, dil ve yutak gibi uzuvlar yaratılmış, iştah verilmiş...



Yemek deyip de geçmeyelim ve nimetlere karşı nankörlük etmeyelim. Canlılar için Cenab-ı Hak tarafından ihsan edilmiş, sunulmuş, nice nimet ve gıdalar var. Bu nimetleri yememiz için ağız, diş, dil ve yutak gibi uzuvlar yaratılmış, iştah verilmiş... Hadsiz ve hesapsız nimetler her an, her saat, her gün, her ay, her yıl güzel bir plan ve sistem içerisinde bizlere sunulmakta, mevsim mevsim, âdeta bir sofra gibi önümüze serilmektedir. Cenab-ı Hak, bu nimetleri elde etmemiz için gerekli olan kol gücünü ve akıl gücünü de ihsan ediyor. Kış meyvesi farklı, yaz meyvesi daha farklı. İlkbaharın, sonbaharın meyvesi farklı. Her mevsime göre ayrı bir iştah ve istek veriliyor. Mevsimine göre halk edilmiş gıdaya göre iştah da veriliyor. Bu nimetleri yememiz için de, her biri Cenab-ı Hakkın birer ihsanı olan organlar verilmiş... “Yemek yemek” şeklindeki deyimin hem birinci kısmı, hem de ikinci kısmı için sonsuz şükür gerekmektedir. Yukarıda anlatılanları bir bütün olarak düşündüğümüzde, “yemek yemek“ dediğimiz hususun aslında ne muazzam bir hadise, ne azim bir olay olduğunu anlarız. Bu gerçeğe rağmen, insanoğlu -maalesef- çoğu zaman, bu nimet ve gıdalara karşı gaflet ve nankörlük içindedir. Bu durum, çok acı bir gerçektir. Bu nankörlüğü, belki fertler olarak her gün işliyoruz, fakat, bir TV kanalında yaklaşık bir yıldır yayında olan “Yemekteyiz” programında da alenen ve sistemli bir şekilde vatandaşa, nankörlük ve şükürsüzlük pompalanmaktadır. Başta, yukarıda belirttiğimiz ve “yemek yemek” deyiminde saklı olan nice nimet ve hikmetler gözden kaçırılıyor. Nimetler basite alınıyor. İkinci olarak, o nimetleri bulamayan milyonlarca kişinin olduğu, kimsenin aklına dahi getirilmeden, düşüncesizce ve bilinçsizce, nimetlere karşı saygısızlık içinde, o nimetleri gönderene de şükürsüzlük içinde program sunuluyor. Bu noktada, şunu söylemek istiyorum: “Ey o programın yapımcıları, yönetmenleri ve o programın katılımcıları o beğenmediğiniz yemekleri bulamayan milyonlarca kişi var bu ülkede. Sizleri insafa çağırıyorum.” Başta bu TV kanalı yetkilileri olmak üzere, herkese sesleniyorum: Yemek deyip de geçmeyelim, nimetlere karşı nankörlükten vazgeçelim. Yüce Rabbimize sonsuz bir şekilde şükredelim. Ve her yemek yemeye “Bismillah” ile başlayıp, “Elhamdülillah” ile bitirelim ve ortada da tefekkür edelim... Bekir Tekiner KAHRAMANMARAŞ 145A saatinde gelsin İETT Genel Müdürlüğü’ne; Bir 145A var, İhlas Marmara Evleri-Metrobüs (Avcılar) otobüs hattı. Ben sabah akşam bu otobüsü kullanan bir talihsizim. Bir otobüsün saati bu kadar mı düzensiz olur? Tabii benim bahsettiğim sabah için geçerli. Akşamları pek şaşma olmuyor. Ama sabahları, insanı öfke hususunda imtihan edercesine ya da alay edercesine, “kafalarına göre mi hareket ediyor bu adamlar” dedirtiyor. Özellikle kış olduğundan mıdır bilmem, son günlerde iyice rayından çıktı bu iş. Gelen otobüsün 6:45 seferi mi, yoksa 6:30 otobüsü mü olduğunu anlayamıyorum. Aradaki fark bazen 10 dakikayı geçiyor. Bir gün duraktan 6:40’ta gelip kaçırdığım otobüs, ertesi gün, 6:50’de geliyor. E5’e tek otobüs 145A olduğundan, servisi olanlar otobüsü kaçırınca, nasıl gideceklerini bilemiyorlar. Hareket saatlerini kim denetliyorsa bir çare bulunsun. İnsanları tek otobüse mahkum edip, onun da hareket saatleri düzensiz olunca insanların İETT hakkındaki iyi niyeti de öfkeye dönüşüyor. Sabahları hiç olmazsa 6:45, 7:00, 7:15 gibi saatlerde İETT’nin kendi otobüsleri çalışsa, halk otobüsüne mahkum olmazsak, belki bir çözüm bulunur, ya da hiç olmazsa araya bir İETT otobüsü konsa denetim kendiliğinden sağlanır. 145A Saatinde Gelsin Platformu Lütfen emekli maaşım üzerindeki haczi kaldırın Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na; Ben SSK emeklisi bir vatandaşım. SSK’ya olan borcumdan dolayı, emekli aylığımdan tam 1 yıldır 1/4 oranında kesinti yapılmaktadır. Ana borcuma 10 katın üzerinde faiz uygulanmış olup, yapılan kesinti de ayrıca uygulanan faizini dahi karşılamamaktadır. Böyle bir uygulama ile borcumuzu ödemek çok zor. Ayrıca emekli aylığımdan başka ne bir gelirim, gayrimenkulüm, vs. bulunmamaktadır. Evim kira, bir çocuğum üniversitede okuyor, oğlum işsiz ve askere gidecek. Maaşımdan haczin kaldırılmasını veya ertelenmesini istiyorum ne yapmam lazım? Lütfen bana yardımcı olun ... İsmail Kurt (TC No. 10220054240)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT