BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Orman ana kucağı gibi TABİATI korur

Orman ana kucağı gibi TABİATI korur

Hayat kaynağımız olan oksijen deposu ormanlar, çevreyi koruduğu gibi biyolojik çeşitliliğe de ev sahipliği yapıyor



Hayat kaynağımız olan oksijen deposu ormanlar, çevreyi koruduğu gibi biyolojik çeşitliliğe de ev sahipliği yapıyor Sevgili okurlar, bu hafta, günümüzde ve gelecekte Orman Ekosistemlerinin işlev ve taşıyacağı önemi sizlere sunmaya çalışacağım. Günümüzde, biyosfer (yaşayan dünyamız) ve içinde barındırdığı ekosistemlerin yıkıma uğraması, çevre kalitesinin bozulması, artan nüfus baskıları, kaynakların tükenmesi ve bazı canlı türlerinin yeryüzünden silinmesi, insan yaşamının niteliği yanında insan sağlığını ve yeryüzündeki pek çok biyolojik sistemi tehdit etmektedir. Başta sanayileşmiş ülkelerde olmak üzere, sürdürülmesi mümkün olmayan üretim ve tüketim biçimleri pek çok çevre sorununun temelinde yatmakta ve özellikle kaynak tabanını tüketerek gelecek nesillerin önündeki imkanları tehlikeye sokmaktadır. AĞAÇLAR SADECE ODUN DEĞİLDİR! Çevre, yaşamın ve üretimin hem kaynağını, hem de sınırını oluşturmaktadır. Çünkü kalkınmanın içinde üretim, tüketimin içinde de kirlilik vardır. Ormanlar ekolojik ve ekonomik açılardan sağladıkları yararlar nedeniyle, en önemli doğal kaynaklardan sayılır. Orman Ekosistemleri sadece odun hammaddesi sağlayan bir ağaç topluluğu değildir. Bu sistemler, bulundukları enlemlerde değişik yaşam türleriyle çok önemli ekolojik işlevleri yerine getirirler. Ormanların, fotosentezle tüm canlıların ihtiyacı olan oksijeni üretme, atmosfere salınan karbondioksiti nötralize etme, erozyonu ve sel baskınlarını önleme, iklimi düzenleme gibi hayati işlevlerinin faydaları tartışılamaz. Ormanın su akımına yaptığı dengeleyici etki yalnız yazın kurak dönemlerinde kendini göstermez, aynı zamanda kış aylarında karların erimesiyle de ortaya çıkar. Su akımındaki günlük döngü, açık çayır ve otlaklardan çok daha dengelidir. Orman zeminine düşen güneş ışınları zayıf olduğundan, karların erimesi yavaşlar, gün boyunca artan sıcaklık donmamış olan orman tabanındaki kar suyunun yavaşça toprağa süzülmesine, böylece kaynakları ve yer altı sularını beslemesine imkan sağlar. Denizlerden, iç sulardan, orman tabanından ve bitkilerden buharlaşan su, atmosfere geri dönünce, “hidrolojik döngü” tamamlanmış olur. 21. YÜZYILIN GAZABINA UĞRADILAR Dünya’da günümüzde toplam 3.8 milyar hektar orman alanı bulunduğu hesaplanmaktadır. Bu miktarın yarısından biraz fazlası sıcak tropikal ormanlardır. Dünya yüzeyinin %7’sini kaplayan bu ormanlar, bitki ve hayvan türlerinin %80’inin yaşam alanını oluşturmaktadır. 1980 yılı verilerine göre, tropik ormanların toplam alanı 17.5 milyon kilometrekare iken, bu alan sürekli azalmaktadır. Günümüzden 4 bin yıl önce dünya ormanlarının 8 milyar hektar olan miktarı, 21’inci yüzyıl başında %50 azaldığı, düşündürücü bir gerçektir. Ekolojik çeşitliliğin önemli yaşam alanı olan ormanların tahribi, iklimsel rejimlerin değişmesine ve ekolojik dengenin bozulmasına neden olmaktadır. Gittikçe daha az sayıda tür ekolojik bir ortam içinde gerekli yaşama koşullarını bulabilmektedir. Dünyadaki kuş türlerinin 3/4’nün nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır. 4600 memeli türünün yaklaşık 1/4’ü yok olma tehdidi içindedir. TÜRKİYE’DE İYİ ŞEYLER OLUYOR Sonuç olarak, bir bölgenin ormanı kesilip, bitki örtüsü tahrip oldukça normal olarak bitki örtüsünün tutacağı, ekosistemin içinde kalıp çevreyi yeşillendirecek, pınarların akmasını sağlayacak olan su, sistemin dışına denizlere doğru akar. Artan yüzey suyu, beraberinde toprakları da taşır ve erozyona sebep olur. Sevgili okurlar, size fazla teferruata girmeden Orman Ekosisteminin işlevini sunmaya çalıştım. Hemen şu hususu da belirtmek isterim: Ülkemizdeki toplam alanın ancak %22’sini kapsayan ormanlarımızla ilgili çok titiz çalışmaların yürütüldüğünü memnuniyetle ifade ediyorum. Ormancılarımız canla başla çalışıyorlar. Orman varlığımızın artması yağış rejimini de olumlu bir şekilde etkiliyor. Çocuklarımız ve torunlarımıza yemyeşil bir Türkiye bırakmak dileğiyle hepinizi sevgiyle selamlıyorum. İnsana huzur veren sessiz mekânlar... Ormanların faydaları saymakla bitmez; >> Orman, sadece varlığıyla kirlilikleri azaltan bir yoğunluk ortamı meydana getirir. >> Orman, sistemi besleyen faydalı su miktarını ve su niteliğini olumlu bir şekilde etkiler. >> Ormanların “Çevre Koruma”daki en önemli faktörü, toz şeklindeki kirlilikleri filtre etmesidir. Havayı bir anlamda süzerek, temiz bir ortam meydana getirir. >> Ormanlar, insana huzur veren sessiz mekânlardır. >> Ormanlar, değişik türde yaşayan hayvan ve bitki gibi biyolojik çeşitliliğin koruyucusudur. >> Orman, estetik duygularımızı geliştiren, sanatçılara ilham kaynağı oluşturan ve etrafındaki çevreye damgasını vuran bir güzellik öğesidir. Anadolu’da bir zamanlar aslanlar vardı Değerli okurlar, Anadolu bitki örtüsünün çok değişmiş olduğunu anlamak için bilimsel yöntemlere gerek yok. Hititler devrinde İç Anadolu’nun ormanlık olduğunu, o devirden bize ulaşan eserlerden anlıyoruz. Ünlü Hitit Geyiği, bir orman hayvanıydı. Flamingo ağızlı testiler, İç Anadolu’nun birçok yerinde sulak alanlar olduğunu belirler (Günümüzde Kayseri Sultan Sazlığı ve Kırşehir Seyfe Gölü gibi tek tük kalmış sulak alanlarda flamingolara rastlıyoruz). Hitit Aslanına gelince; aslanların yaşam alanı (habitatı) savan-orman karışımı bir ortamdır. Aslanın İç Anadolu’da varlığı, 12. yüzyılın sonuna kadar devam ediyor. Demek ki, bu çeşit bir habitat o zamanlar mevcutmuş. Anadolu’nun bitki örtüsünün değişimi olayında, doğal fiziksel çevre koşullarının da (son 4 bin yıldaki kuraklık ve 400 mm.’den az yağmur), insan etkisinin de büyük bir ihtimalle rol oynadığını düşünmemiz gerekir. HAVA KİRLİLİĞİYLE SAVAŞ Başkentte kömürlü kalorifere kısıtlama Ankara’da hava kirliliğinin önüne geçmek için kömür kullanılan kalorifer ve sobaların ilk yakış saatleri ileriye alındı Son yıllarda özellikle büyük şehirlerde doğalgazın yaygınlaşmasıyla hava kirliliğini önemli ölçüde frenledik. Ancak tedbiri elden bırakmayan Ankara İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, soğuk havanın etkisini göstermeye başladığı günlerde, ısınmadan kaynaklanan hava kirliliğinin önüne geçmek için gün içinde sobaların ilk yakılacağı saatleri öne aldı. Buna göre, kömür kullanılması halinde, kalorifer ve sobaların ilk yakış saatinin, Maltepe, Sıhhiye, Kızılay, Kocatepe, Yenişehir, Cebeci, Bakanlıklar, Ulus, Çankaya, Kavaklıdere, Gaziosmanpaşa, Ayrancı ve Kurtuluş semtlerinde saat 07.00-07.30, diğer semtlerde 06.00-06.30 saatleri arasında olması gerekiyor. YABAN KOYUNLARI Fotoğrafını çekmek parayla! Konya Bozdağ’da nesli koruma altında olan Anadolu yaban koyunlarını, sadece avlamak değil fotoğrafını çekmek için bile ücret ödenmesi gerekiyor. Halen bölgede yaklaşık 700 civarında yaban koyunu bulunurken, 2010 yılı için günlük film ve video çekim ücreti açık mekanlarda 910 TL, kapalı mekanlarda 1815 TL, fotoğraf çekim ücreti ise günlük 89 TL olarak belirlendi. 300 sulak alanı var Geçtiğimiz hafta geride bıraktığımız “Dünya Sulak Alanlar Günü” dolayısıyla bir açıklamada bulunan Çevre ve Orman Bakanlığı, Türkiye’de 135’i uluslararası önemde toplam alanı 1 milyon hektarı aşan 300’den fazla sulak alan bulunduğunu, sulak alanların yok olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını bildirdi. 13 sulak alanı 1994 yılında taraf olduğu Ramsar Sözleşmesi listesine dahil eden Türkiye, 16 alanda da “Sulak Alan Yönetim Planları” çalışmalarını yürütüyor. Yazıktır, günahtır! Dünyanın 8. Harikası olarak kabul edilen peri bacalarının bulunduğu Kapadokya bölgesinde yaşanan çevre kirliliği insanın yüreğini burkuyor. Peri bacaları kenarına ve vadileri dökülen inşaat molozları çirkin görüntüler oluştururken, insanın aklına “Nasıl oluyor da bu manzaralara göz yumuluyor?” sorusu geliyor. SİZDEN GELENLER Şarkıcı Aylin Aslım’dan Greenpeace’e destek... > Deniz Sözüdoğru (Greenpeace Akdeniz İletişim Sorumlusu) / İST. Savaş karşıtı duruşu ile tanınan genç Rock’çı Aylin Aslım, Greenpeace Akdeniz’in nükleer santrallere karşı başlattığı kampanyaya destek verdi. “Nükleerle Yaşamaya Hazır Mısınız?” yazılı Greenpeace tişörtü ile poz veren Aylin, “Türkiye gibi güneş ve rüzgâr enerjisinden büyük fayda sağlanabilecek bir ülkede nükleerin çözüm olarak önümüze konması kötü bir rüya gibi” diyor. İstanbul’da bir hobi bahçeniz olsun > Abdurrahman Fidancı (Basın Danışmanı) / İSTANBUL İstanbul’un Boğaz’a nazır şirin ilçelerinden Beykoz’da, atıl alanlar Hobi Bahçesi olarak düzenlenerek ilçe sakinlerinin hizmetine sunulacak. Proje kapsamında Kiremitdere mevkiinde 50 dönüm arazi üzerine kurulacak olan Hobi Bahçesi’nde 50’şer ve 100’er metrekarelik olmak üzere toplam 123 adet tarla yer alacak. 2010 yılı içinde tamamlanacak olan bahçeleri vatandaşlar, Beykoz Belediyesi’nden en az 2 yıllığına cüzi bir bedel karşılığında kiralayabilecek. Halk Meclisi’nde konuyla ilgili bilgi veren Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, uygulamayla ilçedeki sosyal yaşama zenginlik katacak hoş bir uğraşı sunmayı ve köylerin yanı sıra merkezdeki bölgelerde de doğal tarımı teşvik etmeyi hedeflediklerini söyledi. BA­NA YA­ZIN! Çevre ve tabiatla ilgili her tür­lü so­ru­nu­zu ba­na iletebilirsiniz. “Gü­zel bir dün­ya” için bu say­fa­ya siz de kat­kı­da bu­lu­nun. Hay­di e-ma­il ve mek­tup­la­rı­nı­zı bek­li­yo­rum... Ya­zış­ma Ad­re­si: 29 Ekim Cad­de­si No: 23 34197 Ye­ni­bos­na/İS­TAN­BUL e-ma­il: ediz.hun@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT