BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Deneme vadisi

Deneme vadisi

Denemeleriyle yeni dönem edebiyatımıza önemli katkılar sağlayan Ahmet Turan Alkan’ın “Kurşunkalem Yazıları” ve “Yol Türküleri”, Ötüken Neşriyat tarafından yayımlandı. Alkan, yeni kitaplarında ‘deneme’nin uçsuz bucaksız vadilerinde at koşturuyor.



Deneme edebiyatın en nâzenin ve sırlı türü... Yazarla sırdaş, okuyucuyla yoldaş olur. Şiiri barındırır kimi zaman, fikre kol kanat gerer, hatıraları misafir eder... Kısacası edebiyatın diğer türleri bir ‘nefes alımlık’ da olsa uğrar denemenin iklimine. Kısa bir dem soluklanır, sonra yoluna devam eder. Denemenin tadını alanlar bırakamaz onu bir daha. Yazarı da bağlar kendine, okuyucuyu da. Bir sadakat ahdi verilir. Deneme’nin günümüz üstadlarından Ahmet Turan Alkan’ın son kitapları “Kurşunkalem Yazıları” ve “Yol Türküleri” yayınlandı. “Kurşunkalem Yazıları”, ‘kurşunkalemle müsvedde edilse bile kalantor görünüşüyle herkeste peşin saygılar uyandıran bir Pelikan asâletiyle temize çekilmiş yazılardan oluşan bir güz demeti’ diye sunuluyor. ‘TÜKENMEZ’ REZİLLİK! Yazarın ‘kurşunkalem’le mâcerası ve muâşakası eskilere dayanır. Bir bölümünü kendisinden dinleyelim isterseniz: “Babam kurşun kalemi, açılacak ucu bileği gösterecek şekilde sol el ayasının içine yatırdıktan sonra ikinci ve üçüncü parmaklarıyla sıkıca kavralar, namlu çeliği bir ustura kadar keskin ve göz alıcı İsviçre çakısıyla yontmaya başlardı. Bıçağın her hareketi bir marangoz rendesi intizamıyla bileğine muntazam kalem yongaları düşürür, bıçağın açısını hiç değiştirmeden kalemi aynı eksende çevire çevire mükemmel iş çıkarırdı; “Ama biz asla bu tarzda kalem açmayı denememeliydik. Maazallah bileğimiz kesilir ya da bıçak avuç ayasına batabilirdi.” Kurşunkalem, iç çaktırmadan masaüstlerinden, kalem kutularından, evrak çantalarından ve çekmecelerden çekiliveriyor. Sözünü bile etmeye değmeyecek “tükenmez” rezillikleri bir yana, plastikten mâmul “uç takılabilen” kurşunkalem taklidleri piyasayı istila etti.” YOL TÜRKÜLERİ “Yol Türküleri”, ‘küçük ihsasların, âvâre dikkatlerin ve her defasında yeni bir ciheti farkedilen bilinenlerin kitabı’ olarak sunuluyor. “Edebî”, “Tarihî”, “Siyasî” ve “Millî” olmak üzere dört ana bölümde toplanmış Alkan’ın türküleri/yazıları... Bu nağmelerde sazı mız, sözümüz arz-ı endam ediyor. Mimarîmiz, şiirimiz, musıkîmiz dile geliyor ardı sıra. Medeniyetimiz ve çağdaş hayatımız cedelleşiyor gözümüzün önünde. Tarihi anlamak üzere kafa patlatıyoruz. Siyasî serüvenleri ‘idare etme sanatı’nı müşahede ediyoruz. Yerlilik, millilik, milliyetçilik, sol zihniyet ve medeniyetimiz toplu bir analize tabi tutulmuş. Ahmet Turan Alkan fikir yemeğini edebî tadlarla tuzlayan, soslayan ve okuyucunun önüne bir mükellef bir sofra kuran bir düşünce aşçısı. “Uzun zamandır iyi bir edebî eser okuyamadım, hele deneme hiç....” diyenler! (Ötüken Neşriyat, 0 212 251 03 50)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT