BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Araplar isyan ettiler mi, ettirildiler mi?

Araplar isyan ettiler mi, ettirildiler mi?

Osmanlı himayesindeki milletleri ayaklandıran sebep; İttihatçıların Türkçülüğü, ırkçılığı öne çıkarmalarıdır. Sen Türkçülüğü öne çıkartırsan başkaları da kendi kavmini, ırkını öne çıkartır...



Dün, Sayın Başbakan’ın, “Biz köpekleri bile ‘Arap, Arap’ diye çağıran bir anlayıştan geliyoruz maalesef...” sözünü ele almış; “Arapları ihanetle suçlamak, onlara ön yargı ile bakmak çok yanlış bir tutum” sözünü de bugün ele alacağımızdan bahsetmiştik... Olumsuz olaylarda genel kaide şudur: Bir yerde bir olay olmuşsa, hiçbir zaman tarafların biri yüzde yüz haklı, diğeri yüzde yüz haksız olmaz. Şimdiye kadar biz hep Arapları suçladık. Peki o zamanki devleti temsil eden İttihatçıların hiç mi suçu yoktu? Önce konumuzla ilgili ibretli bir anekdot aktarmak istiyorum: “SIĞINACAK YER ARADIK” Osmanlıların son devirlerinde, Arap ülkelerinin İngilizlerle iş birliği yapıp Osmanlıyı arkadan vurdukları bir zamanda, Arabistan cephesi subayı Dr. Hayrullah Bey bir Arap aşireti tarafından esir edilmişti. Aşiret reisi doktora sordu: “Niçin böyle nefretle bakıyorsun?” Doktor hiç düşünmeden, “Çünkü siz, bizi arkadan vurdunuz! İngilizlerle birleştiniz!” cevabını verdi. Aşiret reisi alçak bir sesle şu cevabı verdi: “Doktor bey! Biz Arap’ız ve Müslümanız elhamdülillâh. Osmanlı Devleti de Müslümandır. Dedelerimiz asırlarca bu din kardeşliği için Araplıklarını hatırlamadılar. Fakat hatırlamamak vazgeçmek değildir doktor bey. Osmanlılar âdildi ve kuvvetliydi. Adalet ve kuvvet! Bunların ikisi bir arada olunca mesele kalmaz. Bir başka ırkı veya kavmi elde tutabilmek için bunlar lâzımdır. Hem de tam olarak olması lâzımdır. Osmanlı Devleti ise uzun zamandır ne âdil, ne de kuvvetli. İttihatçıların, Cemal Paşaların yaptığı zulümler ortada. Sığınacak bir yer aradık, İngilizler, refah vâdettiler. Onlara kandık. Siz şimdi yalnız aldığımız paraları düşünüp bize hain, hem de din haini gözüyle bakıyorsunuz. Allah adına yemin ederim ki, biz hain değiliz, biz yaşamak, ayakta kalmak için böyle yaptık.” Osmanlı himayesindeki milletleri ayaklandıran sebep; İttihatçıların Türkçülüğü, ırkçılığı öne çıkarmalarıdır. Sen Türkçülüğü öne çıkartırsan başkaları da kendi kavmini, ırkını öne çıkartır. İttihatçıların ihanet ile suçladıkları Şerif Hüseyin Paşa hiçbir zaman “Arap Bağımsızlığı” diye bir şey düşünmemiştir. Müslümanların, kutsal topraklarda küçük de olsa bir devletlerinin olmasını istiyordu. İttihatçıların hallerini görünce Osmanlıdan ümidini kesmişti. İTTİHATÇILARIN AHLÂKSIZLIĞI!.. Neşrettiği beyannamede ümitsizliğe düşmesini şöyle anlatıyor: “İttihatçı komitenin önde gelenlerinden Cemâl Paşa, Şâm’da istediğini asmakta, dilediğini kurşuna dizmektedir. Şâm’da bir pavyon meydana getirmiş, bu fuhuş ve içki batakhânesinde, emirle getirdiği subaylarla birlikte yaptığı âlemde, şehrin ileri gelen Müslüman âilelerinin kızları soyulup oynatılmış, millî ve dînî hislerimizi yıkıcı konuşmalar yapılmış, nâralar atılmıştır. Bu alçakça hareketler, Türk ve Müslüman kadınının şeref ve haysiyyetini ayaklar altına almak değil midir? Cemâl Paşa’nın bu hareketi, ittihatçıların İslâm dînine saygılı olmadıklarını göstermiyor mu?..” İttihâtçılar bu kadarla da kalmayarak, saltanat-ı seniyye-i Osmaniyye ile bütün Müslümanların arasında yegâne bağ olan Kitâbullah ve Sünnet-i seniyyeyi bozmaya kalkışmışlar ve (Saltanat-ı seniyyenin) başkentinde sadr-ı a’zam, şeyh-ül-islâm ve bütün vezîrlerin ve senatörlerin gözü önünde yayınlanan “İctihâd” gazetesi, Peygamberimize çirkin yazıları ile hakâret etmekten çekinmediği gibi, kimsenin ses çıkaramamasından yüz bularak, Kur’an-ı kerimin âyetlerini değiştirmeye dahî kalkışmış, miras bölümünü bildiren âyet-i kerime ile alay etmek küstahlığında bulunmuştur. (Alay eden İttihatçı Ziya Gökalp’tir) Bu tür ahlaksızlıkları, dinsizlikleri Lawrencler çok iyi değerlendirerek, halkı isyan ettirmişlerdir. Aslında bu ahlaksızlıkları yapanlar da istismar edenler de kendileriydi. Şerif Hüseyin Paşa’nın niyetinin hâlis, îmanının bütün olması ile beraber, en büyük hatâsı, İngilizlerin tarih boyunca, İslâmiyete karşı yaptıkları düşmanlıkları, saldırıları anlayamamış olmasıdır. Onların, Hicaz’da İslam devleti kurma sözüne kanmasıdır...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT